Süt sektörü sorunlar yumağı

İSTANBUL (İHA) - Türkiye'de süt ve süt mamulleri sanayii, hammadde temininden pazarlamaya kadar pek çok sorunlarına çözüm bekliyor. Bir tarafta Avrupa Birliği (AB) standardında üretim yapmaya çalışan ve en gelişmiş teknolojileri kullanan entegre tesisler, diğer taraftan ise hijyenik hiçbir şarta uymadan, en ilkel yöntemlerle üretim yapmaya çalışan kayıt dışı mandıralar, tam bir çelişki görüntüsü veriyor.

Reklam
Reklam

İHA muhabirinin derlediği bilgilere göre, tüketicilerin yarıya yakını, sanayiden geçmemiş, sağlık yönünden son derece sakıncalı, süt ve süt ürünlerini tercih ediyor. Üretilen sütün yüzde 18'inin modern fabrikalarda işlenmekte olduğu, yüzde 47'sinin ise açık süt olarak hijyenik olmayan şartlarda satıldığı ve bunun da insan sağlığı için ciddi tehlike oluşturduğu göz önüne alındığında, sokak sütü probleminin halledilmesi gerekliliği ortaya çıkıyor.

Süt, içerdiği besin maddeleri ile zeka ve vücut gelişimine önemli katkılarından dolayı günümüzde son derece değerli ve vazgeçilmez bir temel gıda kaynağı olarak görülüyor. Buna rağmen Türkiye'de yeterli tüketimin olduğunu söylemek mümkün değil. Kişi başına yeterli süt ürünleri tüketimi için, Türkiye'nin en az 18 milyon ton/yıl çiğ süt üretim kapasitesine sahip olması ve bu sütü ürünlere dönüştürecek modern süt fabrikalarının da kurulması gerekiyor.

Reklam
Reklam

Tabiidir ki süt ve süt ürünleri üretiminin arttırılması yanında, süt ve süt ürünleri tüketiminin teşvik edilmesi amacıyla, öncelikle konunun kitle iletişim araçları vasıtasıyla çeşitli eğitim programları çerçevesinde yer alması, özelikle çocuk, genç ve velilerin bilinçli tüketime yönlendirilmeleri gerekiyor.

Türkiye'de bugüne kadar uygulanan hayvancılık politikaları sebebiyle modern ahırlar kurulamaması ve kurulan ahırların da ekonomik şartlardan dolayı kapanmak zorunda kalması sonucunda, hayvancılık işletmelerinin çoğunluğu, köylerde küçük aile işletmeciliği düzeyinde kaldı. Üretim ve ahır hijyeninde gelişme sağlanamadığı için, süt daha sağım anında kirleniyor. Bu durum, sütün üreticiden alınıp işletmeye ulaştırılmasını zorlaştırıyor. Ayrıca, sütün üretiminden işletmeye ulaştırılmasına kadar olan süre içinde soğuk zincirin kurulamaması da kaliteyi olumsuz yönde etkiliyor ve fabrikalara gelen çiğ süt kısa sürede bozularak ürüne işlenemez duruma geliyor. Bu durum önemli ekonomik kayıplara sebep oluyor.

Reklam
Reklam

Bu arada, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca yapılan 'Gıda Sanayi Envanter' çalışmasına göre, 24 bin adet civarında gıda maddesi üreten tesis faaliyet gösteriyor. Süt ve mamülleri sanayi, sayısal yönden gıda sanayinin yaklaşık yüzde 18'ini oluşturuyor. Türkiye'de bin ton/yıl ve üzeri kapasiteye sahip olan süt ve mamülleri işletmelerinin sayısı bin 300 olup, toplam kapasiteleri 6 milyon 153 bin 772 ton olarak belirlendi. Avrupa Birliği'ne ihracatta 'Üçüncü Ülkeler C Grubu'nda bulunan Türkiye'de, AB ihracat numarası almış 13 tesis bulunuyor.

Haberin Devamı İçin Tıklayın