İSTANBUL (İHA) - Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, "Türban takan kadınların baskı ve simge olarak değil, inançları için taktığını düşünüyorum" dedi. Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu 54. Toplantısı, Maslak'ta bulunan Movenpick Otel'de gerçekleştirildi. Toplantıda Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun yanı sıra Avrupa Parlamento üyesi Emine Bozkurt ile çok sayıda CHP ve AK Parti milletvekilleri hazır bulundu. Toplantı sonrasında gazetecilerin sorularını cevaplayan Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, uyguladıkları programın bir hükümet politikası olduğunu belirterek, "Bütün iş dinamiklerimizle bu programı uygulayıp, kadın haklarını yeniden düzenleyeceğiz. Bu program yasal süreçten geçmiş, pratikte uygulama süreci başlamış, biz bunu ulusla hep beraber gerçekleştireceğiz. Başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere, sağlık, içişleri ve tarım bakanlıklarıyla eş güdümlü olarak çalışmaktayız. Kadın haklarıyla ilgili olarak, özelikle 2 yıldır yargılama konusunda personelimize eğitim vermekteyiz" dedi.
Kadına şiddet konusuna da değinen Çubukçu, "Sadece Türkiye'de değil, Almanya ve diğer ülkelerde de eşler arasında anlaşmazlıkların, tartışmaların çıktığını, ayrılıkların yaşandığını; hatta cinayetlerin olduğunu da görüyoruz. Bu oran Almanya ve İngiltere'de yüzde 60 oranındadır. Ancak ülkemizde bunun ismi değişmiş, 'namus cinayeti' olarak adlandırılmaktadır. Sadece isim farklıdır" diye konuştu.
Bakan Çubukçu, Avrupa parlamenterlerinin Türkiye'de uygulanan türban yasağı hakkındaki sorularını da yanıtlayarak, "İnsan Hakları Sözleşmesi içinde, insan hakları ve düşüncelerini koruma maddesine uygun olarak türban hakkının da yer alması gerekir. Türban takan kadınların, sizin belirttiğiniz gibi baskı ve siyasi simge olarak değil, inançları için taktığını düşünüyorum. Ayrıca sürekli türbanın siyasi simge olarak belirtildiğini söylüyorsunuz; fakat birçok türbanlı bayanın farklı partilere oy verdiği bir gerçek. Türkiye'nin durumu o kadar kötü değil. Ülkemiz tamamen kapkara bir tablodan oluşmuyor. Biz sadece olumsuzlukları göstermek istiyoruz. Kara noktalara değinmek istiyoruz. Elbette ki bazı konularda Avrupa ile yarışacak konumdayız. Sürekli Türkiye'den bir şeyler beklemek doğru değildir. AB'de kendi içinde Türk insanına, Türk toplumuna entegre olup onları kabullenmelidir" ifadelerini kullandı.