Türk zirvesinde laiklik vurgusu

Antalya (AA) - Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları 8. Doruk Toplantısı'nın sonuç bildirisinde, demokratik ve laik devlet yapısına bağlılık yinelendi; ayrıca terörle ortak savaşımın önemi vurgulandı.

Bildiri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiev tarafından Kazakça, Kırgızca ve Türkçe olarak imzalandı.

Reklam
Reklam

Türk dili konuşan ülkeler arasında ortak tarih, kimlik, kültür ve dil birliğine, dostluk, eşitlik ve karşılıklı yarara dayalı her alanda var olan yüksek düzeyli ilişkilerin ve işbirliğinin önemine işaret edilen bildiride, Hazar Havzası enerji yataklarının Avrupa enerji güvenliğinin sağlanmasında artan önemi vurgulandı.

Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının faaliyete geçmesinin ve Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hattı inşaatının tamamlanmasının uluslararası stratejik önemine dikkat çekilen bildiride, "Asya ile Avrupa arasında hızlı yolcu ve yük taşımacılığına yönelik Kars-Ahılkelek-Tiflis-Bakü Demiryolu Tasarısı ve İstanbul-Almatı Demiryolu hattına Bişkek'in ilave edilmesi başta olmak üzere Türkiye ve Türk Dili konuşan ülkeler arasında uluslararası taşımacılığın geliştirilmesinin yeni olanaklar sağlayacağı ve bölge ülkelerinin ekonomik gelişimine katkıda bulunacağının" altı çizildi.

Reklam
Reklam

Bildiride, Güney Kafkasya'da kalıcı istikrarın ve bölgesel iş birliğinin önündeki engellerden biri olan Yukarı Karabağ sorununun Azerbaycan'ın bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve sınırlarının dokunulmazlığı çerçevesinde barışçıl yöntemlerle bir çözüme kavuşturulmasının önemine işaret edildi.

****TERÖRLE ORTAK SAVAŞIM****
Toplumsal huzur ve barış sağlanmadan sürdürülebilir gönenç ve istikrar ortamının oluşturulamayacağı inancıyla, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı temelinde demokratik ve laik devlet yapısına bağlılıklarını yineleyen devlet başkanları, bu yöndeki her türlü girişimi desteklediklerini dile getirdiler.

Bildiride, ayrıca şu ifadelere yer verildi:

"Devlet başkanları, Avrasya bölgesinde terörizm, ayrılıkçılık, aşırı akımlar, kitle imha silahlarının yayılması ve başta uyuşturucu madde ve silah kaçakçılığı ile insan ticareti olmak üzere her türlü örgütlü suçun yarattığı sınır aşan tehditlerle ortak savaşımın önemini vurgulamışlar, bu amaçla kendi aralarında ve uluslararası örgütlerle yakın ilişki ve işbirliği içinde olma niyetlerini yinelemişlerdir.

Reklam
Reklam

Avrasya bölgesini de etkileyen terörizmin bütün insanlığı ve ortak değerlerini hedef aldığı inancıyla, küresel bir tehdit oluşturan terörizme verilecek karşılığın da küresel olması gerektiğini dile getirmişler; terörizmin hiçbir din, etnik grup veya coğrafi bölge ile ilişkilendirilemeyeceğini ve hiçbir haklı gerekçesi olamayacağını belirtmişlerdir.
Türk Dili Konuşan Ülkelerin yakın çevrelerinde süregelen sorunlara ve özellikle 11 Eylül 2001 sonrasında başta Afganistan olmak üzere Irak, Filistin ve Lübnan'da yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, kalıcı barış ve huzur ortamı oluşturulmasına yönelik katkıların sürdürülmesi ve bu çerçevede uluslararası toplumca yürütülen etkinliklerin desteklenmesi gerektiğini kaydetmişlerdir.

Irak'ın egemenliğinin, toprak bütünlüğünün korunmasına, Irak halkının bütün kesimlerinin ve bunların bir parçasını oluşturan Türk soylu halkın temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması gerektiğine dikkat çekmişlerdir."

Reklam
Reklam

Bildiride, Türk Dili Konuşan Ülkeler arasındaki ekonomi ve ticaret ilişkilerinin daha da geliştirilmesinin önemi vurgulandı ve bu konuda özel kesimin katkısının altı çizildi.
Devlet başkanları bildiride, Türkiye'nin AB üyeliği yolunda ilerlemesinden duydukları mutluluğu dile getirdiler, aynı zamanda Avrasya coğrafyasının da önemli bir ülkesi olan Türkiye'nin AB'ye üye olmasının bölgenin siyasal, ekonomik ve toplumsal kalkınmasına ivme kazandıracağına ve bölge ile AB arasındaki bağları pekiştireceğine inandıklarını belirttiler.

BM parametreleri ve BM kapsamlı çözüm planı temelinde Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm arayışlarına desteklerini yineleyen devlet başkanları, Kıbrıs Türk halkının uluslararası yalıtımının bir an evvel sona erdirilmesi hususunda BM tarafından yapılan çağrıları desteklediklerini bildirdiler.

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın