Başbakan Erdoğan, bu akşam televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında, millet olarak, farklılıkların zenginleştirdiğinin iyi bilinmesi gerektiğini söyledi.
Bu toprakların, Mevlana'nın, Yunus Emre'nin, Hacı Bektaş-ı Veli'nin bilgeliğiyle bereketlenmiş topraklar olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bizim gönüllerimizde hoyratın da, deyişin de, uzun havanın da, gazelin de yankısı bir...
Varsa mesafeler ortadan kaldırmak, varsa uzaklıklar gidermek bizim görevimiz. Birbirimizi daha iyi anlamak, daha iyi bilmek için her vesileyi bir fırsat biliyoruz. Sevinçlerimizi, kederlerimizi, özel bildiğimiz zamanları paylaşmak durumundayız."
Muharrem ayı vesilesiyle bu sene bir ilki gerçekleştirerek Alevi vatandaşlarla bir iftar sofrasının etrafında buluştuklarını ve matem gününde "Gelin Canlar Bir Olalım" çağrısına icabet ettiklerini anlatan Başbakan Erdoğan, "Bu ülkenin bütün canlarının hamurunun, mayasının, gönlünün bir" olduğunun farkına bir kere daha vardıklarını ifade etti.
Çeşitli vesilelerle aynı gönül ikliminde buluşmanın bundan sonra da arayışı içinde olacaklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamı bizim en büyük kazancımız, en değerli kazanımımızdır.
Biliyoruz ki kazanmak için sadece birbirimize ihtiyacımız var. Birbirimizi dinleyerek, birbirimizi anlamaya çalışarak her zorluğun üstesinden gelebilir, her meselemize akılcı çözümler bulabiliriz.
Demokrasi ve hukuk düzenimiz içinde her problemin bir çözümü var, yeter ki bu çözümü önyargısız bir biçimde arayalım.
Türkiye bir vehimler ve korkular ülkesi olmasın, bir özgürlükler ve idealler ülkesi olsun istiyoruz.
Bilim ve fikir insanlarımızın önünü açalım, müteşebbislerimizin önünü açalım, huzursuzluk ve gerilimleri ortadan kaldıralım ki, milletçe hep birlikte kazanalım, bunu diyoruz."
Yeni bir yıla, yeni hedefler, yeni heyecanlarla girildiğini ifade eden Erdoğan, geride bırakılan 2007 yılında Türk insanının hayat kalitesini yükseltmek için her alanda önemli mesafeler kat ettiklerini söyledi.
Erdoğan, daha kat edilmesi gereken yollar ve alınması gereken mesafeler olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
Biz hep şuna inandık: Türkiye'nin aşılamayacak sorunu, halledilemeyecek meselesi yoktur. Yeter ki, sorundan değil, çözümden yana ortak bir iradeye sahip olalım. Biz; sorunların, gerilimlerin, çözümsüzlüklerin değil, ortak aklın, müşterek çözümlerin parçası olmak için yola çıktık."
Kurumlarımız artan bir kararlılıkla, işbirliği içinde bu karanlık odakların üzerine gidiyor. Bu oluşumların varlığı, modern, çağdaş Türkiye'ye ve onun kurumlarına en büyük haksızlıktır, en büyük kötülüktür" diye konuştu.
AA