"Türkiye tarihi bir dönüşüm gerçekleştirdi"

İSTANBUL (İHA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin, bugün bütün alanlarda büyük bir tarihi dönüşüm gerçekleştirdiğini belirterek, "Hedef 2012 sonuna kadar dünya ekonomilerinde ilk 10 içinde yerimizi alabilmek" dedi.

Türkiye'nin, bölgesinde bir refah ve istikrar unsuru olduğunun altını çizen Erdoğan, "Türkiye, küresel barış ve refaha katkı yapan önemli bir aktör haline gelmiştir" diye konuştu. Dünya Türk İşadamları 6. Kurultayı, Başbakan Erdoğan'ın da katılımıyla Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda başladı. Kurultayın açılışına Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, yurt dışında faaliyet gösteren bin 500 Türk işadamı, iş ve siyaset dünyasının temsilcileri katıldı.

Reklam
Reklam

Açılış konuşmasını yapan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk müteşebbislerin, Türkiye'yi sırtında taşıdığını söyledi. Hisarcıklıoğlu, özel sektörün dinamizmi sayesinde Türkiye'nin kriz yaralarını sarıp büyüme sürecine girdiğini ifade ederek, "Türk müteşebbisler, yalnızca ticarette ve inşaatta değil, aynı zamanda üretimle de uğraşmaktadırlar. Bu bölgenin dünya ekonomisine entegrasyonunda Türkiye vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Türkiye'yi vazgeçilmez kılan Türk ekonomisinin ağırlığı ve Türk işadamlarının müteşebbis gücüdür" dedi.

Son yıllardaki yapısal reformlar sayesinde iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi yolunda önemli başarılar elde edildiğini belirten Rifat Hisarcıklıoğlu, "Yerli ve yabancı sermaye arasındaki ayırım kaldırılmıştır. Türkiye'de bugün artık bir saat içinde şirket kurulabilmektedir" diye konuştu. Daha sonra söz alan Başbakan Erdoğan, yurtdışındaki Türk işadamlarının, Türkiye'nin menfaatlerini temsil ettiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin, son 4 yıllık performansıyla, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında ön sıralarda yerini aldığını belirterek, "Türkiye, bir imkanlar ve fırsatlar ülkesi haline gelmiş önemli pazarlardan biri olmuştur. Artık ayaklarımızı yere çok daha sağlam basıyoruz. Artık iş adamlarımız kendilerinden emin olarak dünyaya daha rahat açılabiliyor. 'Yarın ne olacak' korkusunu çok şükür geride bıraktık. İş adamlarımız artık önlerini görebiliyor, risklerini hesaplayabiliyor, geleceklerini rahat planlayabiliyorlar. Türkiye bugün küresel ekonomiyle bütünleşmeyi başardıysa, bu kazanımlar sayesinde başarmıştır. Son dönemdeki yapısal reformlar sayesinde dünyaya açık bir ekonomi olabildik. Uluslararası değerlendirmelerde ekonomimizden nasıl söz edildiğini hepimiz görüyoruz" dedi.

Reklam
Reklam

İhracatta 84 milyar dolara ulaşıldığına dikkat çeken Erdoğan, Türk işadamlarının artık yurtdışında daha güçlü ortaklarla iş yapabildiğini belirtti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Göreve geldiğimizde Türkiye'de küresel sermayenin adı 'yabancı yatırım'dı. Biz bunu değiştirdik. Artık şunu bilmemiz lazım. Paranın madem ki dini yok, madem ki ırkı yok, madem ki vatanı ve milleti yok, o zaman bunun yabancısı olmaz. Artık küreselleşen bir para var. Öyleyse biz 'küresel sermaye' diyeceğiz ve bunu ülkemize çekeceğiz. Bunların arasında ayırım yapmayacağız. Yerli ve yabancı ayırımı artık geride kaldı. Şu anda Türkiye'de benim vatandaşımın hakları neyse, ülkeme gelen küresel sermayenin de hakları odur" diye konuştu.

Türkiye'nin bugün bütün alanlarda büyük bir tarihi dönüşüm gerçekleştirdiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, "Güven olmadan, istikrar olmadan, sosyal gelişme de ekonomik kalkınma da mümkün değildir. Biz öncelikle güven ve istikrarı sağladık. Ekonomik kalkınmamızla demokratik reformları birlikte gerçekleştirdik. Türkiye, bölgesinde bir refah ve istikrar unsurudur. Türkiye, küresel barış ve refaha katkı yapan önemli bir aktör haline gelmiştir. Bunun kıymetini bilen var, bilmeyen var. Bu güven ve istikrar ortamını kimsenin yaralamaması gerekir. Bizim öncelikli olarak ülkemizde bu ekonomik sıçramayı heyecanlı şekilde götürmemiz lazım. Bunu, kuru gürültülere feda edemeyiz, buraya kolay kolay gelmedik. Biz hayatımızı şu anda yaşıyoruz. Bizim sorumluluğumuz bugün değil, biz aslında yarınların sorumlusuyuz. Gelecek kuşakların sorumlusuyuz. Asıl yatırımımızı oraya yapıyoruz. Bunu başarmak durumundayız. Bunu başaramazsak gelecek nesiller bizi hayırla yad etmez. Biz hayırla yad edilmek istiyoruz. Geniş bir coğrafyada barış ve refahın yaygınlaşmasına katkıda bulunuyoruz" açıklamasında bulundu.

Reklam
Reklam

AB ile katılım müzakerelerinin başlatılmasının olumlu neticelerinin, ekonomik gelişmelerde alınmaya başladığını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Şu anda biz ihracatımızın yüzde 65'ini AB üyesi ülkelere yapıyoruz. Eğer bu münasebetler olmazsa, katılımla ilgili attığımız adımlar olmamış olsa, bizim şu anda AB üyesi ülkelere yapmıudlmıştır. Türkiye'de buş olduğumuz ihracat buralara gelmez. Türkiye'nin şu anda ilk 5'i arasında yer alan ülkeler, AB üyesi ülkelerdir. Bir bütün olarak izlediğimiz kararlı politikalarla, son 4 yılda ekonomimiz yüzde 30 oranında büyüdü. Zaman zaman yaşanan küresel dalgalanmalardan, geçmiş dönemlerdeki gibi etkilenmiyor, bunları en az tesirle atlatabiliyoruz. Biz, enflasyonda olduğu gibi faizde de tek haneye düşeceğiz, bunda kararlıyız."

Önümüzdeki yılın seçim yılı olduğunu belirten Erdoğan, bu nedenle bir çok eleştiri ve yorum yapıldığını söyledi. Erdoğan, "Bazıları yaralamak için hala köşelerinde yazı yazıyor. Seçim yılına giriliyor, şimdi bir seçim bütçesi yapılır diyorlar. Biz ne dediysek onu yaparız. Önümüzdeki seçim yılında da asla biz mali disiplinden taviz vermeyiz, ekonomik program neyse onu uygulamaya devam ederiz. 'Fındığı, mazotu şu fiyattan alacağız' diyorlar, bekara karı boşamak ne kadar kolay. Hale bak. Neyi nasıl alıyorsun, neyi nasıl satıyorsun. Neredesin dur bakalım. Gerçekçi olacağız. Bu ülkede, memurun, işçinin maaşının ödenmediği günler yaşadık. Cebimizdeki paranın güneş karşısında kalmış kartopu gibi eridiği günleri yaşadık. Vatandaşımın cebindeki paranın alım gücü 9 bin dolara, kişi başına milli gelir 5 bin 500 dolara ulaştı. Buralara öyle kolay gelinmedi. Biz kuru sıkı atamayız. Ne aldanan olacağız, ne aldatan olacağız dedik. Halkımızı aldatamayız. Hedef 2012 sonuna kadar dünya ekonomilerinde ilk 10 içinde yerimizi alabilmek" şeklinde konuştui.

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın