Evrensel hukukta suçun şahsiliği ilkesinin esas olduğu, fail kim ise eylem sebebiyle sadece onun suçlanıp cezalandırılabileceği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Eylemin Hüseyin Üzmez'e şahsi suç olarak atfedilen bir iddia olduğu, Vakit gazetesi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı ortadadır. Buna rağmen ısrarla Vakit gazetesinin ve mütedeyyin insanların suçlanmaya kalkışılması, olayın maksatlı olduğu tezini güçlendirmektedir. Şu ana kadar Hüseyin Üzmez aleyhine delil olarak küçük kızın karakol beyanlarından başka bir bilgi yoktur. Bu kız da; 'adı kötüye çıkmış bir kadın'la dolaştığı için olaydan 2 gün önce babasından dayak yiyen ve bu sebeple karakolluk olan bir kızdır. Dolayısıyla o kızın beyanlarının ne derece sıhhatli olduğu şüphelidir. Kaldı ki, adı geçen kızın tutuklama sonrasında kendi öz babasına ve teyzesine olayın gerçek olmadığını açıkladığı tarafımızca bilinmektedir. Tüm bu süreç sonrasında Hüseyin Üzmez hakkındaki iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşmasını bekliyor, Vakit gazetesi olarak da alnımızın ak, başımızın dik olduğunu tekrar kamuoyuna duyuruyoruz."
"Bizim ölçümüz, fasıklardan gelen habere itibar etmemektir. Bu ölçü gereğince biz ortalığa saçılan haberlere ihtiyatla yaklaşacak ve olayın tamamen açıklığa kavuşmasını bekleyeceğiz. İddialardan bu yana Hüseyin Üzmez'in tek bir yazısı bu gazetede yayınlanmamıştır."
Gazetenin, henüz netleşmiş bir durum olmamasına rağmen Hüseyin Üzmez aklanıncaya kadar onun yazılarına ara verdiği ve suçu sabit görüldüğünde de yollarını ayıracağını deklare ettiği ifade edilen açıklamada, "Vakit, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da inananların yüz akı olma misyonunu sürdürecektir. İnananların gören gözü, işiten kulağı, haykıran sesi olmaya devam edecektir. Hiç kimsenin yanlışına sahip çıkmayacak, ancak komplolara da boyun eğmeyeceğiz" denildi.