Yetkililer susarsa, sokaklar konuşur

ANKARA (İHA) - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Mersin ve Trabzon'da yaşanan olaylar ve son günlerdeki azınlık tartışmalarına değinerek, Türkiye'nin yapay gündemlerle karıştırılmak istendiğini söyledi. Baykal, "Azınlık tartışması kabul edilemez. Fransa nasıl üniter devletse, Türkiye de üniter devlettir. Bu tartışmalar demokratikleşmenin yolu olarak sunulmak istenmektedir. Bu kabul edilebilir bir durum değildir" dedi. Devlet yetkililerinin bu olaylar karşısında susmasını da eleştiren Baykal, "Yetkililer susarsa, sokaklar konuşur" diye konuştu.

Reklam
Reklam

Baykal, bugün partisinin Meclis'teki grup toplantısında yaptığı konuşmada, Trabzon ve Mersin'de gerçekleşen olaylara değindi. Bu olayların, arkasındakilerden soyutlayarak bakıldığında gerçeklerin görülemeyeceğini kaydeden Baykal, "Küçük bir olayın nasıl ülkeyi ilgilendiren bir olay haline geldiğini doğru anlamak gerekir. Ülkenin nereye götürülmek istendiğini, şekillendirilmek istendiğini anlamak gerekir" dedi. Son günlerdeki azınlık tartışmalara da vurgu yapan Baykal, şöyle konuştu:
"Hepimizi rahatsız eden azınlık tartışması Türkiye'nin gündemine sokulmak isteniyor. Türkiye'ye dönük talepler arasında bu var. Türkiye'de bir azınlık tartışması yaratılmak isteniyor. Bu önemsiz addedilemez. Bilinmelidir ki, azınlık sözü matematiksel bir durum tespiti değildir. Kamu hukuku ayrışmasına temel oluşturacak bir tarif getirilmek isteniyor. Anayasal çerçevedeki egemenlik anlayışının dışında, yeni bir egemenlik alanı oluşturulmak isteniyor. Fransa'da azınlık konusunu kimseye kabul ettiremezsiniz. Ama Türkiye'ye demokratikleşmenin bir yolu diyerek sunuluyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Türkiye terörle 15 yıl mücadele etmiştir. Uluslararası destek olmadan Türkiye bu konuyu aşmıştır. Yeniden bu tartışmalar açılmak isteniyor. Türkiye bundan rahatsızlık duyuyor. Gelişmelere hükümet seyirci kalmıştır. Başbakan Norveç'ten bu konuları şikayet etmektedir."

Reklam
Reklam

Baykal, Türkiye'nin bir imparatorluğun dağılmasından oluşmuş üniter bir ulus devlet olduğunu belirterek, "Öyle yaşamaya devam edeceğiz. Toplumsal yapı çoğulcu olabilir. Bundan doğal ne olabilir. Hepimiz aynı haklara sahibiz. Bu sürecin kanlı sonuçlarını çevremizde izliyoruz. Irak'ta yaşananlar toplumsal dağılmanın alt sürecidir. Ortadoğu'da, Yugoslavya'da bu olaylar yaşandı. Türkiye'de yaratılmak isteniyor. Türkiye'yi yönetenler buna karşı kesin tavır takınmalıdır. Türkiye, bu yönlendirici tavırdan yoksun bir tablo içinde. Sahipsiz, tedirgin, kendi haline bırakılmıştır" diye konuştu.

Vatandaşların tepkilerini bayrak gösterileriyle ortaya koyduğunu hatırlatan Baykal, "Yapay gündemlerle Türkiye'ye haksızlık yapılmasına, karıştırılmak istenmesine izin vermeyiz. Fransa nasıl üniter devletse, Türkiye de üniter devlettir, öyle kalacaktır. Yetkililerin sessizliği, çekingenliği Türkiye'yi rahatsız etmektedir. Yıllardır bayrak sorunu vardır. Kongrelerde bayraklar indirilmiştir. Albayrak husumeti yaşanmıştır. Türkiye, buna tepki göstermiyordu. Bu ülkenin devleti, yetkilileri, hükümeti var diyordu. Şimdi artık aldırıyor. Çünkü yetkili otoritelerin olup olmadığından insanlar emin değil. Konuşması gerekenler susuyor, sokaklar konuşuyor" açıklamasında bulundu.
Baykal, Türkiye'nin AB umudunun da darbe aldığını belirterek, AB adına pek çok adımın atılmasına karşın Türkiye'ye eşit üyelik yolunan kapalı olduğunu öne sürdü. Baykal, "Anayasa'dan ölüm cezasını kaldırdık. Demokratik ilerlemeler gerçekleştirdik. Bunların altında yatan sebep AB'ye girmekti. Kopenhag Kriterleri denildi. Bunları yerine getirdik. Size ön şart uygulanmayacak denildi. Ama bu inançlarımız 2004 sonbaharında, 17 Aralık'ta darbe aldı" dedi.

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın