HABER

Kapat

Anne karnındaki bebeği ameliyat eden profesör konuştu! "Ameliyat bitince ilk aklıma gelen şey..."

Hacettepe Üniversitesi, Türkiye’de bir ilke imza attı. Dünyada yalnızca sayılı merkezlerde uygulanabilen bu ileri fetal cerrahi girişim, hem ülkemiz tıbbı açısından önemli bir dönüm noktası oldu hem de ailelere yurt dışına gitmeden tedaviye erişim umudu sundu. Hacettepe Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Deren, hem tıp dünyası hem de aileler için umut veren bu tarihi operasyonun ayrıntılarını anlattı.

Anne karnındaki bebeği ameliyat eden profesör konuştu! "Ameliyat bitince ilk aklıma gelen şey..."
Mynet Özel Haber

MYNET ÖZEL | Sedef KARATAY

Anne karnındaki bir bebeğin omurga açıklığının, rahim büyük bir kesiyle açılmadan yalnızca birkaç milimetrelik girişlerden onarılması… Dünyada sınırlı sayıda merkezde uygulanabilen bu ileri fetal cerrahi yöntemi artık Türkiye’de de başarıyla gerçekleştirilebiliyor.

Hacettepe Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Deren ile Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bu operasyonun önemini, bebeğin geleceğine etkilerini ve anne karnında yapılan cerrahinin bilinmeyen yönlerini konuştuk.

Prof. Dr. Özgür Deren bilinmeyen detayları bakın nasıl anlattı:

Anne karnındaki bebeği ameliyat eden profesör konuştu! "Ameliyat bitince ilk aklıma gelen şey..." 1

TÜRKİYE'DE İLK KEZ GERÇEKLEŞTİRİLEN BU OPERASYON NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

"Bu operasyon, anne karnındaki bebeğin omurga açıklığının, annenin rahmi büyük bir kesiyle açılmadan, sadece birkaç milimetrelik girişlerden kamera ve özel cerrahi aletlerle onarılmasıdır. Dünyada ancak sayılı merkezlerde uygulanabilen, son derece ileri teknoloji ve yüksek deneyim gerektiren bir ameliyattır.

Bunun Türkiye'de ilk kez başarıyla gerçekleştirilmiş olması, ülkemizin fetal cerrahi alanında ulaştığı bilimsel ve teknik düzeyi göstermesi açısından çok önemlidir.

Ama bence en önemli tarafı şu; artık ülkemizdeki aileler, bu tedaviye ulaşabilmek için yurt dışına gitmek zorunda kalmayacak. Dünyanın gelişmiş merkezlerinde sunulan bu tedavi seçeneğine artık kendi ülkelerinde de ulaşabilecekler.

Bu sadece bir cerrahi başarı değil; aileler için yeni bir umut, ülkemiz tıbbı için de önemli bir kilometre taşıdır."

Anne karnındaki bebeği ameliyat eden profesör konuştu! "Ameliyat bitince ilk aklıma gelen şey..." 2

BU AMELİYAT YAPILMASAYDI BEBEĞİ NASIL BİR YAŞAM BEKLİYORDU?

"Spina bifida, omuriliğin anne karnında tam olarak kapanmaması sonucu oluşan doğumsal bir hastalıktır. Bu açıklık nedeniyle omurilik, gebelik boyunca amniyon sıvısının etkisiyle zarar görmeye devam eder. Yani hasar, gebelik ilerledikçe artabilir.

Bu bebeklerde bacaklarda güç kaybı veya felç, yürüme güçlüğü, idrar ve dışkı kontrolüyle ilgili sorunlar görülebilir. Ayrıca beyinde sıvı birikmesi gelişebilir ve bazı bebeklerde bu fazla sıvıyı beyinden karın boşluğuna aktaran ince bir tüpün takılması gerekebilir.

Anne karnında yaptığımız ameliyatın amacı, oluşmuş hasarı tamamen ortadan kaldırmak değil, omuriliği gebeliğin geri kalan döneminde oluşabilecek ek hasardan korumaktır. Böylece uygun hastalarda yürüme potansiyelini artırmayı, beyinde sıvı birikmesi ve buna bağlı tüp takılması ihtiyacını azaltmayı hedefliyoruz.

Dolayısıyla bu ameliyat, çocuğun tüm sorunlarını ortadan kaldıran bir tedavi değildir; ancak gelecekteki yaşam kalitesini artırabilecek çok önemli bir fırsat sunmaktadır."

Anne karnındaki bebeği ameliyat eden profesör konuştu! "Ameliyat bitince ilk aklıma gelen şey..." 3

BEBEĞE DE ANESTEZİ UYGULANDIĞINI SÖYLEDİNİZ. PEK ÇOK KİŞİ BUNU İLK KEZ DUYUYOR. BU SÜREÇ TAM OLARAK NASIL İŞLİYOR?

"Evet, bu birçok kişiyi şaşırtıyor. Böyle bir ameliyatta sadece annenin değil, bebeğin de güvenliği ve konforu bizim için büyük önem taşıyor.

Anne genel anestezi altında uyutuluyor. Bunun yanında bebeğe de, kilosuna uygun dozda ilaçları doğrudan kalçasındaki kas içine uyguluyoruz. Operasyon sırasında bu ilaçları, etkisinin devam etmesi için yaklaşık bir buçuk saatte bir tekrarlıyoruz.

Buradaki temel amacımız, bebeğin ağrı hissetmesini önlemek ve ameliyat boyunca hareketsiz kalmasını sağlamaktır. Günümüzde özellikle 20. gebelik haftasından sonra yapılan fetal cerrahilerde bu yaklaşımı uyguluyoruz. Her ne kadar ağrı yollarının tam olgunlaşmasının daha ileri gebelik haftalarında gerçekleştiği düşünülse de, bu konuda en yüksek güvenlik yaklaşımını benimsiyor ve bebeğin ağrı hissedebileceği olasılığını dikkate alıyoruz.

Ameliyat boyunca bebeğin kalp atımları ve genel durumu sürekli izlenirken, anestezi ekibi de hem annenin hem de bebeğin güvenliğini operasyonun başından sonuna kadar anbean takip ediyor.

Aslında bu ameliyatta iki hastamız var: Biri anne, diğeri ise henüz doğmamış bebeği. Bu nedenle tüm planlamamızı ve tüm tedavimizi iki hastanın güvenliği üzerine kuruyoruz."

YAKLAŞIK 6,5 SAAT SÜREN BU OPERASYONDA SİZİ EN ÇOK ZORLAYAN AŞAMA NEYDİ?

"Bu ameliyatın en zor kısmı aslında onarımın kendisinden önce başlıyor. En kritik aşama, bebeği anne karnında omurga açıklığını güvenli bir şekilde onarabileceğimiz en uygun pozisyona getirebilmek.

Anne karnında sürekli hareket eden bir bebeğin sırtını tam istediğiniz noktaya çevirmek ve o pozisyonu ameliyat boyunca korumak, büyük bir sabır ve deneyim gerektiriyor. Çünkü ancak doğru pozisyon sağlandıktan sonra milimetrik hassasiyet gerektiren cerrahiye güvenle başlayabiliyoruz.

Daha sonra omurilik ve çevresindeki dokular, doğal anatomisine en uygun şekilde kat kat onarılıyor. Burada yaptığınız her hareket birkaç milimetrelik bir alanda gerçekleşiyor ve son derece hassas çalışmanız gerekiyor.

Bu nedenle bu ameliyatın en büyük zorluğu sadece cerrahi teknik değil; doğru planlama, sabır ve tüm ekibin kusursuz koordinasyonudur. Böyle bir ameliyatta başarı, tek bir cerrahın değil, aynı anda uyum içinde çalışan güçlü bir ekibin başarısıdır."

TÜRKİYE'DE BUGÜNE KADAR BU TANIYI ALAN AİLELER HANGİ SEÇENEKLERLE KARŞI KARŞIYA KALIYORDU? BU BAŞARI ONLARIN UMUTLARINI NASIL DEĞİŞTİRECEK?

"Bugüne kadar ülkemizde spina bifida tanısı alan ailelerin seçenekleri oldukça sınırlıydı. Gebeliğin devamına karar veren ailelerde tedavi çoğunlukla doğumdan sonra başlıyordu. Anne karnında tedavi olmak isteyen ailelerin ise yurt dışındaki sayılı merkezlere gitmeleri gerekiyordu. Bu da hem maddi hem manevi açıdan aileler için oldukça zor bir süreçti.

Artık bu tedaviyi ülkemizde de sunabiliyor olmak, aileler için çok önemli bir kazanım. Bundan sonra uygun hastalar, kendi ülkelerinde, kendi dillerinde, ailelerinden ve sosyal desteklerinden uzak kalmadan bu tedaviye ulaşabilecekler.

Ancak burada çok önemli bir noktanın altını çizmek isterim. Bu ameliyat her spina bifidalı bebek için uygun değildir. Her hasta ayrıntılı olarak değerlendirilir ve ancak belirli kriterleri karşılayan gebelere önerilir.

Bence bu başarının en büyük anlamı, ailelere gerçekçi bir umut sunmasıdır. Artık "Bu tedavi Türkiye'de yapılamıyor." demeyeceğiz. Uygun hastalarda, dünya standartlarındaki bu tedaviyi kendi ülkemizde de sunabiliyoruz."

Anne karnındaki bebeği ameliyat eden profesör konuştu! "Ameliyat bitince ilk aklıma gelen şey..." 4

ARTIK BU AMELİYAT TÜRKİYE'DE RUTİN HALE GELEBİLİR Mİ? YOKSA ÇOK SINIRLI MERKEZLERDE Mİ YAPILABİLECEK?

"Bu ameliyatın ülkemizde yapılabiliyor olması çok önemli bir gelişme. Ancak bunun her hastanede uygulanabilecek bir girişim olduğunu söylemek doğru olmaz.

Bu operasyon; ileri teknoloji, özel ekipman, yoğun altyapı ve en önemlisi farklı branşların uzun yıllara dayanan ortak deneyimini gerektiriyor. Perinatoloji, çocuk beyin cerrahisi, endoskopik cerrahi, anesteziyoloji, yenidoğan ve deneyimli ameliyathane ekibinin aynı anda ve kusursuz bir uyum içinde çalışması gerekiyor.

Bu nedenle dünyada da bu ameliyatlar çok sınırlı sayıdaki referans merkezlerinde gerçekleştiriliyor. Bizim hedefimiz, bu tedaviyi güvenli ve sürdürülebilir şekilde uygulayarak, uygun hastaların ülke dışına gitmek zorunda kalmadan kendi ülkelerinde bu hizmete ulaşabilmelerini sağlamak.

Burada önemli olan ameliyat sayısını artırmak değil, doğru hastayı doğru merkezde, doğru ekip tarafından tedavi etmektir. Çünkü böyle özellikli ameliyatlarda başarıyı belirleyen en önemli unsur deneyim ve ekip çalışmasıdır."

GEBELİKTE BU HASTALIK NE ZAMAN FARK EDİLİYOR? ANNE ADAYLARININ HANGİ KONTROLLERİ MUTLAKA YAPTIRMASI GEREKİYOR?

"Günümüzde spina bifida, gebelik takibi düzenli yapıldığında çoğu zaman anne karnında tanınabiliyor. Özellikle 11–14. hafta ve 18–22. hafta arasında yapılan ayrıntılı ultrason incelemeleri bu açıdan büyük önem taşıyor. Deneyimli ellerde tanı oranı oldukça yüksektir.

Bu nedenle tüm anne adaylarının gebelik kontrollerini aksatmaması ve önerilen ultrason değerlendirmelerini zamanında yaptırması gerekir. Çünkü erken tanı, hem aileye doğru bilgi verilmesini hem de tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesini sağlar.

Ancak burada en önemli mesaj, hastalığı erken tanımaktan da önce oluşmasını önlemektir. Gebelik planlayan kadınların hamile kalmadan en az bir ay önce folik asit kullanmaya başlamaları ve gebeliğin ilk üç ayında da kullanmaya devam etmeleri, spina bifida riskini önemli ölçüde azaltır. Daha önce spina bifidalı gebelik geçirenler veya yüksek risk grubundaki anne adaylarında ise hekim kontrolünde daha yüksek doz folik asit kullanılması gerekebilir.

Biz fetal cerrahlar olarak ameliyat yapabiliyor olmaktan mutluluk duyuyoruz. Ama en büyük başarımız, hiçbir bebeğin bu ameliyata ihtiyaç duymadığı bir geleceğe katkı sağlayabilmektir. Koruyucu hekimlik her zaman en etkili tedavidir."

Anne karnındaki bebeği ameliyat eden profesör konuştu! "Ameliyat bitince ilk aklıma gelen şey..." 5

SİZİN İÇİN BU AMELİYATIN EN UNUTULMAZ ANI NEYDİ?

"Açıkçası ameliyat bittiğinde ilk hissettiğim şey büyük bir sevinçten çok derin bir rahatlama oldu. Çünkü saatler süren çok hassas bir operasyonun sonunda hem annenin hem de bebeğin iyi olduğunu görmek bizim için en büyük mutluluktu.

Benim için en unutulmaz an ise, onarımı tamamladıktan sonra bebeğin kalp atımlarını güçlü bir şekilde izlemeye devam ettiğimiz andı. O an, verdiğiniz tüm emeğin karşılığını aldığınızı hissediyorsunuz.

Ama hemen ardından aklıma gelen ilk düşünce şu oldu: Bu başarı tek bir kişiye ait değil. Ameliyathanede bulunan yaklaşık 30 kişilik ekibin, aylar süren hazırlığın ve yıllar içinde kazanılmış deneyimin ortak emeğiydi.

Bir de şunu düşündüm; artık ülkemizdeki aileler, dünyanın en ileri tedavi yöntemlerinden birine kendi ülkelerinde ulaşabilecek. İşte beni en çok mutlu eden duygu da buydu."

Anne karnındaki bebeği ameliyat eden profesör konuştu! "Ameliyat bitince ilk aklıma gelen şey..." 6

ANNE KARNINDAKİ BİR BEBEĞİ AMELİYAT ETMEK NASIL BİR HİS?

"Bunu kelimelerle tam olarak anlatmak kolay değil. Çünkü siz aslında henüz dünyaya gelmemiş, avucunuzun içine sığacak kadar küçük bir hastayı tedavi ediyorsunuz. Bu, büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda büyük bir ayrıcalık.

Fetal cerrahide her zaman şunu söyleriz: Bizim iki hastamız vardır; biri anne, diğeri bebeğidir. Verdiğiniz her kararın iki insanı aynı anda etkilediğini bilerek çalışırsınız. Bu da yaptığınız işe ayrı bir anlam ve sorumluluk yükler.

Ameliyat sırasında sadece teknik ayrıntılara odaklanırsınız. Ancak ameliyat bittikten sonra, o bebeğin ileride yürüyeceğini, koşacağını, okula gideceğini ve ailesiyle birlikte bir yaşam kuracağını düşünmek insana büyük bir mutluluk veriyor.

Bizi motive eden şey, sadece başarılı bir ameliyat yapmak değil; bir çocuğun geleceğine ve bir ailenin umuduna dokunabilmektir. İşte fetal cerrahiyi diğer ameliyatlardan ayıran en önemli duygu da budur."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum

En Çok Aranan Haberler

Kapat