HABER

Kapat

Baykal 'çarşaf açılımı' değerlendirmelerine tepki gösterdi

ANKARA (İHA) - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, çarşaflı kadınların CHP'ye üyeliğinin planlanmış bir politika olmadığını ifade ederek, "Siyasi hesapmış, tezgahmış. Hiç alakası yok. Yok açılımmış. Açılım maçılım değil. Açılım sizin kafanızda. Siz olayı öyle görüyorsunuz" dedi. Baykal, her insanın kılığını kıyafetini devlete meydan okuma diye anlamanın, bir saplantının sonucu olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkanı Baykal, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada yaşanan ekonomik gelişmelere değinerek, Başbakan'ın yaşanan krizin hala farkında olmadığını ileri sürdü. Baykal, hükümetin IMF ile anlaşma yapmadığı için ekonomik paket açıklamadığını belirtti. IMF'den gelecek paranın adı konulamadığı için hükümetle IMF arasında anlaşma yapılamadığını öne süren Baykal, "Konu para konusudur. Paranın adı konulamadığı için IMF ile anlaşma sağlanamadı" dedi. IMF ile anlaşma sağlanamadığı için de hükümetin ekonomik paketi çıkartamadığını ileri süren Baykal, bunun sonucunda Türkiye'de ekonomik krizin yaygınlaştığını ifade etti. Baykal, "Pek çok ülke paket çıkarmak için IMF ile anlaşma yapmayı mı bekledi?" diye konuştu.

Baykal, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Muammer Aydın'ın geçen hafta yaptığı açıklamalara işaret ederek, şaşırtıcı bir manzarayla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. 2007'deki halk oylamasında seçmen sayısının 42 milyon 665 bin kişi olduğunu hatırlatan Baykal, 1 yıl sonra kütüklerdeki rakamın 48 milyon 250 bin civarında olduğunun ifade edildiğini söyledi. 1 yıl içinde 6 milyon civarında seçmenin ortaya çıktığını belirten Baykal, "Bu, izah edilmesi gereken çok kaygı verici bir tablodur. Bunun altında yatan ana nedeni aradığımızda gördüğümüz şu oluyor; Türkiye'de seçimlerin güvenirliğinin sağlanması en önemli konudur. Anayasa'daki seçim kütükleriyle ilgili düzenlemenin altındaki temel anlayış, yargının seçim güvenliğinin sağlanmasında temel kurum olmasıdır. Kütüklerin hazırlanmasının ana sorumluğunun yargıya ait olduğunu Anayasa söylemiştir. YSK kütükleri düzenlemekle yükümlü kurum olarak gösterilmiştir. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt sistemine göre kütük düzenlemesi yapılıyor. Yargının denetiminde şekillenmiyor. Yani hükümetin tayin ettiği insanların düzenlediği kütük, YSK'nın hiçbir ciddi denetim imkanı olmaksızın yapılandırılıyor. Bunun Anayasa karşısındaki durumu şaibelidir. İş yargının elinden çıkıp memurun eline geçtiği sırada 6 milyon seçmen artıyor" şeklinde konuştu.

Baykal, itiraz süresinin 15 günden 10 güne çekilmesini de eleştirerek, bunun kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bunun bir uygulama sorunu olduğunu ifade eden Baykal, "Hukuka aykırı bir uygulama olarak gerçekleştirilmiştir. Yargıyı belirleyici kılacak bir kütük oluşumunu hızla gerçekleştirmek lazım" diye konuştu.

CHP'ye üye olan kadınlarla ilgili tartışmanın devam ettiğine dikkat çeken Baykal, CHP'nin şu ya da bu biçimde örtülü kadınları üye olarak alması konusunda toplumda iki tür değerlendirilmesi gereken tepki ortaya çıktığını belirtti. Bazı kesimlerin belki iyi niyetle CHP'nin bu hoşgörülü tutumunu laikliğe aykırı bir tutum olarak anlama eğilimi içine girdiğini kaydeden Baykal, laikliğe inanan çevrelerde 'CHP acaba laikliğe ters mi düşüyor?' düşüncesi geliştiğini vurguladı. Laikliğe karşı olan çevrelerin ise
'CHP'nin bu tavrını gerçekten laikliğe aykırı bir çizgiye çekebilir miyiz?' diye bir çabanın içine girdiklerine dikkat çeken Baykal şunları söyledi:

"Kadınlarımızın kendi toplumsal şartları içinde tercih ettikleri örtünme biçimi tek başına siyasetin ve laikliğin değerlendirilmesi için bir ipucu olarak alınamaz. Herkes istediği gibi giyinir. Kıyafeti ayrıdır, siyaseti ayrıdır. O iş ayrı, bu iş ayrı. Topyekün suçlamayı geçerli saymak mümkün mü? Her insanın kılığı kıyafetini devlete meydan okuma diye anlamak, bir saplantının sonucudur. Herkes kendisini o saplantıdan kurtaracak. Herkese saygı göstereceksiniz. Ona soracaksınız, ne diyorsun anacığım
cumhuriyetle ilgili diyeceksiniz. İkna etmeye çalışacağız. 'Madem ki başın örtülü sen bizden değilsin'. Yok böyle bir şey. Türkiye'yi zaten yeterince bölmüşler. Türkiye'de vatanını seven insanın bir kısmını da biz mi böleceğiz."

"BUNU BİZ PLANLAMADIK"

Kıyafetle siyaset arasında birebir ilişki kurmanın doğru olmadığını dile getiren Baykal, devletin kanunları çerçevesinde herkesin istediği gibi giyinebileceğini söyledi. "Bizim sadece kıyafeti laikliğe meydan okuma olarak kabul etmeme anlayışımız pek çok kişinin ezberini bozdu. Bunun bir maliyeti var. Gönülleri yıkıp döküyorsun. Hakkımız var mı buna? Doğru mu bu? İnsanların kılığına, kıyafetine saygı göstermemiz lazım" şeklinde konuştu.

CHP'ye girmek isteyenlerin bir kısmının örtülü olduğuna dikkat çeken Baykal, "Biz planladığımız için değil. Bize sadece eşleri örtülü bazı insanların partiye girmek istediği söylendi. Bunun sakıncası olmadığını söyledik. Niye aldın? Alacağım kardeşim alacağım. Bir tek kişi olsa dahi ona senin haksızlık yapmana izin vermeyeceğim. Samimiyetle Atatürk'ü seviyorsa, laikliğe itiraz etmiyorsa ve samimiyetle CHP'ye girmek istiyorsa başımızın üstünde yeri var. Biz kimseye kıyafet tercihi yap demiyoruz. Her ailenin tercihine saygı göstermek gerekir" diye konuştu.

Laikliğe karşı olup da 'buradan acaba bize bir fırsat çıkar mı?' diyenler bulunduğunu belirten Baykal, "Onlara bu kapıda ekmek yok" dedi. Devletin hiçbir simgeyi yansıtma durumunda olmadığını vurgulayan Baykal, başörtüsünü siyasi simge olarak kullanmayanların özgür bir şekilde isterlerse CHP'ye gelebileceklerini ifade etti. CHP'nin bu tavrının yeni ortaya çıkmış, yeni siyasi hesaplarla ortaya çıkan bir tavır olmadığını dile getiren Baykal, 'niye 1 sene önce üye olmadılar' şeklindeki eleştirilere ise, "1 sene önce gelmedi, çünkü 1 sene önce AK Parti'ye destek veren muhafazakarlar kopma noktasına gelmemişti" karşılığını verdi. Baykal şöyle konuştu:
"Şimdi CHP'ye geliyorlar. 'Hayır gelme senin kıyafetin müsait değil.' Olur mu öyle şey. Siyasi hesapmış, tezgahmış. Hiç alakası yok. Yok açılımmış. Açılım maçılım değil. Açılım sizin kafanızda. Siz olayı öyle görüyorsunuz. Bilin ki bunları herkese inandırmayı başardığımız anda asıl o zaman laikliğin güvencesi CHP, Türkiye'nin en temel partisi haline gelecek. İki oyun da bozulacak, iki tuzak da kırılacak. Ne biz laiklikten bir ödün vermiş durumdayız ne de bizi bu vesileyle laiklikten ödün verme noktasına birilerinin çekme çabalarına fırsat veririz. Türkiye'de insanlar eşittir. İnsanların kılıkları kıyafetleri onları mahkum etmek için bir temel gerekçe olamaz. Herkes özgür bir şekilde yaşar, özgür bir şekilde siyasetini yapar. Eğer o siyaset gerçekten CHP'ye yönelik olarak ortaya çıkarsa kimseye biz kılığını kıyafetini fatura etmeyiz. Alanya'da benim hemşehrilerim şalvar giyiyorlar. Yani şimdi o şalvarlılara gel dediğimiz zaman ne olacak. 'Ne işi var bu şalvarlıların, niye ütülü pantolonla, redingotla CHP'li olmuyorsunuz mu diyeceğiz. Bırakın bunları. Üstelik çok da rahat, çok da kullanışlı yaz aylarında. Hafta sonunda İzmir'de bana poşu hediye ettiler. Ben de taktım. Dedim şimdi poşu açılımı diye yazarlar birileri. CHP bu milletin partisidir. Artvinlinin de, Yozgatlının da, Edirnelilerin de, Karslıların da, Diyarbakırlıların da, Urfalıların da, Anadolu'nun, halkın, milletin, tarladaki, tezgahtaki insanın partisidir. Öyle olmaya da devam edecek."

En Çok Aranan Haberler

Kapat