HABER

Kapat

Çocukları karışan ailenin dramı sürüyor

Çocukları karışan ailenin dramı sürüyor

NECRAN (İHA)- Suudi Arabistan'ın Nejran kentinde çocukları karışan Türk ve Suudi Arabistanlı aileleri İhlas Haber Ajansı ekibi bulup konuşmayı başardı. Hollywood filmlerine taş çıkartacak olayın tarafları, en çok merak edilen Türk ve Arap çocukları da görüntüledi.

Görüntelerde en çok dikkat çeken ise Arap babaya verilen çocuğun bir Türk'e, Türk babaya verilen çocuğun ise bir Arap'a tıpatıp benzemesi oldu. Suudi makamlar, çocukların değiştirilmesi ve ailelerin çocuklarını görmesi için özel bir program hazırladıklarını belirttiler.

Çocuğunun karıştırılması ile ilgili İHA muhabirinin sorularını yanıtlayan Suudi çocuğun üvey babası Yusuf Cüce, "Doğum sonrası doktora ben oğlum neden esmer dedim. Ben beyaz bir çocuk beklerken esmer bir çocukla karşılaştım. Tüylerim diken diken oldu. Sarsılmış halde hastneden ayrıldım. Eşimin yanına gittim. Dayısıda biraz esmer olduğu için belki olabilir dedik ileride değişebileceğini dedik. Hanım bana çocuğun kokusunun diğer çocuklardan olduğunu söyledi. 3 gün hastenede kaldıktan sonra eve gittik evde bir hafta geçmesine rağmen içim rahat etmedi. Daha sonra doktora gittik bu durumu tekrar sordum. Doktorlar yok dedi. Kesinlikle olmaz böyle bişey mümkün değil dediler. Tek başına ayrı bir odada doğum olduğunu karışma ihtimalinin olmadığını söylediler. Bizde bunu üzerine yapacak bir şey diyerek eve döndük. İçim rahat etmediği için 3 ay geçtikten sonra Suriyeli bir doktora gittim. Doktor bana, 'takma kafana, dedesine çekmiş olabilir' dedi. Eve çocuğu görmeye gelenler çocuğu görünce şaşkına döndüler. Senin oğlun değil dedikleri zaman sanki bana bıçak saplıyorlar, aklıma Allah korusun eşimin bişey yapmış olması bile geldi. Bunu düşündükçe kalbim sıkışıyor. Türkiye'ye gittiğimde herkes bunu nereden getirdiniz, bu size hiç benzemiyor diyince, çok bozluyordum. Annesi 2 yıl çocuğu emzirtti, çocuktanda artık kopmak istemiyoruz" dedi.

Suudi makamlarından yardım beklediklerini belirten Cüce, "Bu söyletilerden de milletin dedikodulardan kurtulmak istiyoruz. Artık bu bizim evledımız, yani istesekte vazgeçemiyoruz. Biz başka şekilde halletmeye çalışıyoruz. Riyad'da taki büyükeçliğie gittim. Suudi hükümeti çözüm getireceğini söyledi. İnşallah her iki aile içinde çözüme ulaşırız" şeklinde konuştu.

Suudi ailenden konuşan Türk çocuğun üvey dayısı Haşşan Ali Alim Neccam ise olayı şöyle anlattı, "Türk aileyle aramızda herhangi bir görüşme olmadı. Bu bizim için bir şok oldu. Konuyla ilgili hiçbir bilgimiz yoktu. Olayın başlangıcı da Ramazanın onuna tekabül ediyor. Melik Halit hastanesinden bir telefon geldi, bir Türk'ün şikâyeti olduğuna dair bir telefon aldıklarını söylediler. Oğlu için bir kan tahlili istemiş. Necran Emirinin isteği ile Emirlik ve Sağlık Bakanlığı başkanlığında bölgede oluşturulan bir heyet vardı. DNA testi yapılarak Riyad'a gönderildi sonra olay ortaya çıktı, basına yansıdı ve büyüdü" dedi.

Çocukların değişiminin gerçekleşeceğini belirten Neccam, "Çocukların değişimi inşallah gerçekleştirilecek ve lakin bu durumda anne babalar bu konuyu büyütmediler. Sağlık Bakanlığı yetkilileri üstlerine düşen görevi yerine getirerek bir program hazırladılar. Kesin bir bilgim yok ama muhtemelen uzun vadeli, iki aileyi içine alan bir program üzerinde çalışılıyor. Bu program, hem ailelerin tanışması hem de çocukların değişim imkânlarını kapsayacak. Türk aile, elbette çocuğunu geri almak istiyor ama bunun çabuk olmasını arzulamıyor zira çocuk onlarla büyüdü. Şu anda bu olay, uluslararası bir haber haline geldi. Hükümetimiz, bu konuda elinden gelen çabayı gösterdi. Çocukların ikisini de görmek ve onlar için özel, dengeli bir program hazırlama çabasına girdi. İki ailenin de birbirine yakın olabileceği iki komşu ev hazırlandı, tabi bu evlerin tadilatı da yapıldı. Her iki çocuğun, bundan sonra birlikte yaşayacağı yeni anne ve babayı kabullenip alışabilmesi bu şekilde sağlanacak. Biliyorsunuz ki uzunca bir süre seninle yaşamış bir çocuğun koparıp alce7in belki olabilir dedik ileride değişebileceınması kolay değildir. Çocuk bunu kabullenemez. Bunun, çocukların gelecekteki psikolojilerini etkilemesinden korkuyoruz" dedi.

Suudi ailenin çocuğu vermek istemediği sorusuna yönelik soruları cevaplayan Dayı Neccam, "Medya çok konuşur, az doğru laf eder. Elbette ki aile gerçek çocuğunu ister ve onu görmek için can atar ama insani olarak baktığın zaman bu kadar uzun süre çocuğum dediğin birinden ayrılmak, o kadar kolay değildir. Onlar tabi ki bizi görmek, tanımak istediler. Türk baba çocuğunu görmek istedi fakat bunun çocuk üzerindeki olumsuz etkilerinden korktu. Yazılanların aksine ne olursa olsun, kimse gerçek çocuğundan vazgeçemez. Şu anda her iki çocuk da onların çocuğu. İki aile arasında bir görüşme olmadı. Uzman psikologlardan oluşan bir heyetin hazır bulunacağı bu görüşme, Sağlık Bakanlığı vasıtası ile gerçekleşecek. İki aile de görüşmek için sabırsızlanıyor fakat bu görüşmenin doğru kanallar vasıtası ile yapılması önemli. Allavi, şu anda Suudi Arabistan vatandaşı ve Tabi ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına da sahip olacak. Bizim çocuğumuz türk vatandaşı ve umuyoruz ki Suudi Arabistan vatandaşlığını da alacak. Her iki aile de çifte vatandaşlık alması, ilgili hükümetlerden beklentimizdir" şeklinde konuştu.

Olay Suudi Arabistan'a çalışmak için giden Cüce çiftinin Eylül 2003 tarihinde hastanede bir erkek çocuklarının dünyaya gelmesiyle başladı. Doğumdan sonra evlerine giden Yusuf ve Funda Cüce çifti, Yakup adını verdikleri çocuklarını bağırlarına basıp büyüttüler. Ancak Cüce çiftine, çevrelerindekiler "bu çocuk size benzemiyor" şeklinde sık sık baskı yapınca aile Ankara'da bir hastanede Yakup'a DNA testi yaptırdı. Test sonucunda Yakup'un kendi çocukları olmadığını öğrenen çift, soluğu Suudi Arabistan'da doğum için gittikleri hastanede aldı. Hastane yetkililerin aynı gün doğum yapan Tayyibe Müneccim adlı kadına ulaşmalarının ardından kendi çocukları olan Ali'yi buldular. Türk ve Suudi aile sorunun çözümü için bekleyişlerini sürdürüyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat