Hava sıcaklığı yükseldikçe deodorant kullanımı da artıyor. Market raflarında kötü kokuyu azaltanlardan ter miktarını kontrol etmeyi amaçlayanlara kadar pek çok farklı ürün bulunuyor. Aynı amaçla kullanılıyor gibi görünseler de çalışma biçimleri birbirinden ayrılıyor.
Deodorantlar doğrudan ter miktarını azaltmak yerine kötü kokunun önüne geçmeyi amaçlıyor. Terlemeyi kontrol eden ürünlerde ise ter kanallarında geçici bir tabaka oluşturan alüminyum bazlı bileşenler bulunabiliyor. Bu nedenle satın alınan ürünün etiketine bakmak, nasıl bir etki gösterdiğini anlamayı kolaylaştırıyor.

Terlemek, vücut sıcaklığının dengelenmesine yardımcı olan doğal bir süreç. Ancak ter bezleri yalnızca koltuk altında değil, vücudun büyük bölümünde bulunuyor. Uzmanlara göre koltuk altındaki ter miktarının geçici olarak azaltılması, vücudun kendini serinletme özelliğini önemli ölçüde bozmuyor.
Deodorantlarda kullanılan alüminyumun bazı hastalıklara neden olabileceğine dair iddialar uzun süredir gündemde. Ancak bugüne kadar yapılan bilimsel değerlendirmelerde bu iddiaları doğrulayan güçlü bir kanıta ulaşılamadığı belirtildi. Standart ürünler, kullanım talimatlarına uyulduğunda çoğu kişi için güvenli kabul ediliyor.
Deodorantı yeni tıraş edilmiş, kızarmış veya tahriş olmuş bölgelere uygulamak yanma ve hassasiyete yol açabilir.
Son dönemde tüm vücut için hazırlanan ürünler yaygınlaşsa da uzmanlar, düzenli temizlik yapan çoğu kişi için standart koltuk altı deodorantının yeterli olabileceğini ifade etti.

Uzmanlara göre, kıyafetleri tamamen ıslatacak veya günlük hayatı zorlaştıracak kadar yoğun terleme, hiperhidroz adı verilen durumla bağlantılı olabilir.
Terlemede aniden artış yaşanması, kokunun belirgin biçimde değişmesi ya da şikayetlerin günlük yaşamı etkilemesi halinde bir uzmana başvurulması önerildi.
Okuyucu Yorumları 0 yorum