HABER

Kapat

Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümünde yeni gelişme! HTS hepsini yalanladı

İzmir'de 8 yıl önce 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık'ın inşaat şantiyesinde ölü bulunmasına ilişkin dosya yeniden açıldı, 24 kişi tutuklandı. Şüphelilerin ifadesi ve elde edilen veriler, HTS kayıtları arasındaki büyük çelişkiler; kuşkuları artırdı.

Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümünde yeni gelişme! HTS hepsini yalanladı

İzmir'in Narlıdere ilçesinde 13 Mayıs 2018'de Dorukhan Büyükışık'ın inşaat şantiyesinde cansız bedeni bulunmuş, olayın intihar olduğu değerlendirilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında ailenin şikayeti üzerine, olay yerine gelen polisler, şantiye sahasında görevli bekçiler, inşaat şirketinin ortaklarının da aralarında olduğu 24 kişi tutuklanmıştı.

Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre; soruşturma tüm detaylarıyla yeniden açılırken dosyada ifadeler ve elde edilen verilerle birlikte birçok çelişki ortaya çıktı.

HTS KAYITLARI İFADELERLE UYMUYOR

Dosyada ifadesine başvurulan birçok isim, olayın meydana geldiği sabah telefon görüşmesi yapmadığını veya içeriğini hatırlamadığını iddia etti. Ancak HTS kayıtları şüpheliler arasında yoğun bir iletişim trafiği olduğunu gösteriyor.

Proje Müdürü Onur Alp Saraç kimseyle görüşmediğini söylerken "Ben meydana gelen ölüm olayı ile ilgili olarak olay tarihi olan 13 Mayıs 2018 günü sabah saatlerinde işyeri çalışanları veya yetkililerinden herhangi biriyle telefon görüşmesi yapmadım. Görüşme yapmadığım için herhangi bir talimatta almadım" ifadelerini kullandı. Ancak HTS kayıtları işçi Aziz Kocataş ile görüştüğünü kanıtlıyor.

Dorukhan Büyükışık ın şüpheli ölümünde yeni gelişme! HTS hepsini yalanladı 1

Şirket sahibi Mehmet Münir Tanyer ve şantiye şefi İhsan Gökmen Ellez arasındaki telefon görüşmelerinde de savcıya verilecek listelerin "yoluna sokulması", bazı numaraların "seçilmesi" ve yapılacak tatbikatın planlanması gibi delil karartma şüphesi uyandıran diyaloglar tespit edildi.

EMNİYET MÜDÜRÜ DİKKATLERİ ÜZERİNE ÇEKTİ

Öte yandan dönemin İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın da ifadelerin bir diğer odak noktası. Olay sabahı şirket sahibi Taylan Tanyer’in 112’den önce veya hemen sonra dönemin İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın’ı şahsi hattından aradığı tespit edildi. Yalçın'ın, olay yerine gelerek Dorukhan'ın babası emekli General Ethem Büyükışık ile görüştüğü ve olayı intihar diyerek kapatmaya çalıştığı iddia ediliyor.

KAMERA KAYIT CİHAZLARININ DURUMU

Şantiyedeki kamera kayıt cihazlarının bir kısmının olaydan önce sökülüp depoya kaldırıldığı, mevcut olanların ise üzerine kayıt yaptığı belirtiliyor. Ayrıca olay yerini gören kritik "Dome" kameranın çalışıp çalışmadığı konusunda çelişkili ifadeler verildi.

Birçok şüpheli Dorukhan'ın düştüğü yeri gören bir 'dome' kamera olduğunu belirtti. Gündüz bekçisi Hasan Ardıç ise "Dome kamera ve takılı olduğu direk olayın meydana geldiği günden yaklaşık 7 yada 10 gün önce kepçenin çarpması nedeniyle devrilmişti ve hafta sonu olması nedeniyle elektrik teknisyeni çalışmadığından bu kamera ve direği tamir edilmedi" dedi.

Dorukhan Büyükışık ın şüpheli ölümünde yeni gelişme! HTS hepsini yalanladı 2

Kameranın akıbeti henüz bilinmiyor.

CESEDİN POZİSYONUYLA İLGİLİ KAFA KARIŞTIRAN İFADELER

İşçilerden Aziz Kocataş ve teknisyen Murat Köse, Dorukhan'ı ilk gördüklerinde yüzüstü yattığını beyan etti. Olay Yeri İnceleme Polisi Musa Erikçi ve şirket sahipleri ise genç adamın sırtüstü olduğunu söyledi. Bu ifadeler de cesedin yerinin veya pozisyonunun değiştirildiği şüphesini ortaya çıkardı.

ARAÇ ANAHTARI VE TELEFONUN BULUNMASI

Polis memuru Halil Arslandağ, ilk ifadesinde bir görevlinin binanın üst katından araç anahtarını getirerek aşağıda deneme yaptığını söylemiş, ancak sonraki ifadesinde bu beyanını reddederek anahtarın zaten cesedin yanında olduğunu savundu. Dorukhan'a ait telefonun ise binanın 7. katında teras duvarı üzerinde bulunduğu, ancak bu telefonun oraya sonradan konulup konulmadığı tartışma konusu oldu.

Tüm bu çelişkiler, soruşturmanın seyrini "şüpheli ölüm"den "kasten öldürme" ve "delil karartma" yönüne kaydıran temel unsurlar oldu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 1 yorum
Komutanın Evladının hayatını kaybettiği bu hadisede , Olayın ifade seyrine bakınca kesinlikle intihar gibi durmuyor, her türlü şüpheli durum, bina çalışanlarının memleketleri aile kütükleri, terör örgütü ile kendi bağlantıları veya akrabalarının bağlantıları çok detaylı incelenmeli , bu terör enikleri hapishane komutanı esat oktay yıldıranı yıllar sonra emekli olduğunda belediye otobüsünde şehit etmişlerdi. Yine sivil iken görevde değil iken , eşinin ailesinin yanında pusu kurulup öldürülen komutanlar var..

En Çok Aranan Haberler

Kapat