HABER

Kapat

Erdoğan: "Ben bu ülkenin hem doktoru hem başbakanıyım

Erdoğan: "Ben bu ülkenin hem doktoru hem başbakanıyım

İSTANBUL (İHA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bütün dünyayı etkisi altına alan finansal krizin faturasının yavaş yavaş netleştiğini belirterek, "Bugün en çok dış ticaretimizde bu etkiyi görmeye başladık, son 2 ayda ihracatımızda, geçen yılın aynı aylarına göre belli oranlarda düşüşler oldu" dedi.

Tüm bu gerilemeye rağmen belirlenen ihracat hedefi olan 125 milyar doların yılbaşında aşılacağını belirten Erdoğan, "Türkiye şu an 6 yıl öncesiyle kıyaslanamayacak kadar iyi durumdadır. Gemi su alır batarsa, hep beraber batarız ama ne böyle bir sinyal, ne de böyle bir durum var" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Ceylan Otel'de gerçekleştirilen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) Genel Kurulu'na katıldı. İşadamlarına seslenen Erdoğan, küresel ölçekte zor bir süreçten geçildiğini söyledi. Erdoğan, "Bütün dünyayı etkisi altına alan finansal krizin faturası yavaş yavaş netleşiyor. Etkileri daha net olarak ortaya çıkıyor. Bu etkilerin bir süre daha hissedileceğini göreceğiz" dedi.

ABD, Japonya ve Avrupa'nın bir çok ülkesinde durgunluk belirtilerinin ortaya çıkmaya başladığını belirten Başbakan Erdoğan, "Bugün en çok dış ticaretimizde bu etkiyi görmeye başladık. Son 2 ayda ihracatımızda, geçen yılın aynı aylarına göre belli oranlarda düşüşler oldu. Kasım ayında bu gerileme yüzde 22 oranındaydı, aralık ayında da bir miktar gerileme olacağını görüyoruz. Tüm bu gerilemeye rağmen belirlediğimiz ihracat hedefi olan 125 milyar doları yılbaşında aşıyoruz" diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, krizin ihracat üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak için gereken önlemlerin alındığını söyledi. İhracat ve reel rektöre desteği arttırdıklarını ifade eden Erdoğan, "Finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesini sağlayacak adımları attık. Kobilerin desteklenmesine öncelik verdik. Gelişmeleri çok yakından takip ettik. Gerekli önlemleri de yeri ve zamanı geldikçe alıyoruz. Vergi borçlarına taksitlendirme imkanı sağladık. Bu kriz Türkiye kaynaklı bir kriz değil. 1929 yılından bu yana görülen, bu ölçekte ilk krizdir. Gelişmiş ekonomiler kaynaklıdır. Etkisi de küreseldir. Buna samimi olarak yaklaşanlar bu gerçeği rahatlıkla ifade ederler. Başka tür bazı beklentiler içinde olanlar ne der onu bilemem" açıklamasında bulundu.

Erdoğan, hükümetin krize önlem almadığı yolundaki eleştirilerin gerçeklerle bağdaşmayan iddialar olduğunu söyledi. Bir gazetede krizin vatandaşları eve hapsettiği, bu sayede son 3 ayda LCD televizyon satışlarının arttığı yönünde haber yayımlandığını ifade eden Erdoğan, "Biz krize karşı duyarsız olmadık, tepkisiz hiç kalmadık. Çıktığı andan itibaren morallerin yüksel tutulması gerektiğini, böyle ortamlarda moral atmosferinin hayati derecede önemli olduğunu vurguladık. Bazı sivil toplum örgütleri, medya grupları ve siyasi partiler ısrarla moral bozma gayreti içinde. İçeride tam aksine artış var. Bunu bile krize bağlıyorlar. 'Kriz çıktı millet ekmek bulamıyor' diyorlar. Garip garip yaklaşım tarzları. Bunlar toplum psikolojisine zarar verecek, krizin etkilerini artıracak yorumlar. Bunlar krizden rant sağlamaya yönelik girişimler" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul ve Ankara'ya gelen kurbanlıklardan bir tane geriye gidiş olmadığını, bunun kriz söylentilerine karşılık çok ciddi bir ölçü olduğunu söyledi. Herkesin kurbanını rahatlıkla kestiğini belirten Erdoğan, "Geçen yıl, önceki yıl kurbanlar geriye gidiyordu. Bunların üzerinde ısrarla durup incelemek lazım. Milletimiz bu karamsar senaryolara prim vermiyor. ABD ve Avrupa ekonomilerinde bir durgunluk ve küçülme hakim. IMF raporlarına göre komşu ülkelerimizde yüzde 5 ila 9 arasında büyüme bekleniyor. Stratejimizi bu yönde bilerlersek, komşu ve çevre ülkelere ihracatımız krizin etkilerini karşılayan bir işlev yüklenebilir. Gelin bu krizi hep birlikte fırsata dönüştürelim" diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye'nin çok dinamik bir yapıya kavuştuğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Türkiye, tüm krizleri aşacak, hatta bu krizleri fırsata dönüştürecek sağlıklı bir yapıya kavuşmuştur. Yoluna da kararlılıkla devam etmektedir. Bundan kimsenin en ufak bir endişesi olmasın. Dönenimizde kamuya asla yük getirmedik. Bir kuruş karşılıksız para basmadık. Türkiye ekonomisi dünyaya kapalı, kırılgan bir ekonomi değil, artık güçlü bir ekonomi. Biz mağara hayatı yaşayamayız kusura bakmayın, biz şehir hayatı yaşayacağız. Anayasa kitapçığı havada uçunca kriz yaşayan ekonomi devri geride kaldı. Türkiye'ye felaket senaryoları yakıştıranlar, üçüncü dünya ülkesi muamelesi yapanlar, krizden kendisi için fırsat devşirmeye çalışanlar var. Milletin moralini bozarak kimse bir yere varamaz. Kimse bir şey elde edemez. Türkiye şu an 6 yıl öncesiyle kıyaslanamayacak kadar iyi durumdadır. Henüz ölüm sinyalleri verilmeyen hastaya kalkıp da kefenini hazırlayan bir doktor, bir aile gördünüz mü. Bu tür şeyler yapılıyor. Ayıptır. Bir doktor hastanın durumu ne kadar kötü olursa olsun 'durumun kötü, gidiyorsun, hazırlıklarını yap' demez. Böyle bir tedavi yok. Ne yazık ki bunlar yapılıyor. Biz bunları istemiyoruz. Bu gemide hep beraber seyahat ediyoruz. Gemi su alır batarsa, hep beraber batarız. Ne böyle bir sinyal, ne de böyle bir durum var. Ben bu ülkenin hem doktoru hem Başbakanıyım"

En Çok Aranan Haberler

Kapat