
Üniversiteler Arası Kurul veya Barolar Birliği'nin Türkiye'deki ne tüm öğretim üyelerini ne de tüm avukatları temsil etmediğini söyleyen Erdoğan, "Kimsenin iradesine kimse ipotek koyamaz. Kaldı ki burada aslolan milletin kendisidir. Ve millet adına konuşma yetkisi bu söylediğiniz kurumlarda değildir. Millet adına konuşma yetkisi aslında parlamentonundur. Bizim kurumlarla kastettiğimiz şey, millet adına parlamentoda bulunan partilerin bu noktadaki tavrıydı. Burada da mutabakat büyük ölçüde var" dedi.
Erdoğan, Almanya seyahati öncesinde Ankara Esenboğa Havalimanı'nda ziyaretine ilişkin açıklamalarda bulundu. Başbakan Erdoğan, Almanya'da Türklerin yaşadığı bir evde çıkan yangında 9 Türk'ün yaşamını yitirmesiyle ilgili olarak, durumu yerinde "delilleriyle" her şeyi yerinde öğrendikten sonra konuları değerlendireceklerini söyledi. İhtimaller üzerinden hareket ederek, "kin ve nefret üzerine" kurulu bir siyaset anlayışı gütmenin, iki ülke arasında oluşturulmuş olan dostluğa gölge düşüreceğini söyleyen Erdoğan, "Onun için siyaset ya da liderlik duygusallıkla olmaz. Buradaki araştırmalar, hem bizim giden ekibimiz, hem oradaki belirlenmiş olan ekiplerle müşterek olarak yürütülüyor" dedi. Erdoğan, Türk heyetinin çalışmalarıyla ilgili olarak bir sıkıntının da yaşanmadığını belirtti.
-ÜNİVERSİTE AFFI YÖK TASARRUFU
Erdoğan'a, türban düzenlemesine ilişkin çeşitli sorular da yöneltildi. Hükümetin gündeminde, daha önce türbanı nedeniyle üniversitelere giremeyenlere dönük bir af olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bizim şu anda gündemimizde olan sadece böyle bir Anayasa değişikliğini 10 ve 42'nci maddelerde yapmak. Bundan sonraki konular bir defa birinci derecede bizimle ilgili değil, o konuların YÖK tarafından olgunlaştırılması gerekir. Şu anda gündemimizde olan böyle bir konu yok. Ama YÖK bu konuda bazı tasarruflarda bulunur mu bulunmaz mı onu bilemem. Kanunla bu konuda bazı çalışmalar yapılır yapılmaz, bunlar daha sonra değerlendirilecek şeylerdir" diye konuştu.
-TOPLUMSAL MUTABAKAT YÜZDE 75-
Başbakan Erdoğan, türban düzenlemesine ilişkin parlamento içerisinde daha geniş mutabakat arzu ettiklerini ancak bunun sağlanamadığını söyledi. Türban sorunun çözümüne ilişkin Türkiye'de toplumsal mutabakatın büyük ölçüde sağlandığını savunan Erdoğan, şunları söyledi:
"Bu kamuoyu araştırmalarıyla yüzde 75 civarındadır. Ama parlamentodaki siyasi partiler arasında ki ben bunu hep kurumsal mutabakat diye ifade etmişimdir. Ne yazık ki bu konuda geçen dönem arzu ettiğimiz mutabakatı sağlayamamıştık. Ama bu dönem yine yüzde 70 civarında parlamento içi bir kurumsal mutabakat söz konusu. Kurumsal mutabakatın aynı şekilde dışarıdaki kurumlar içerisinde de yayılması söz konusu. Dolayısıyla bu adım bu şekilde atılmıştır. Bu milletimizin bir beklentisidir talebidir."
-ANAYASA DEĞİL YASADA DEĞİŞİKLİĞİ KONUŞURUZ
Erdoğan, YÖK yasasının geçici 17'nci maddesine ilişkin yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine ise şunları söyledi:
"Bu konuya yönelik olarak DSP Genel Başkanı arkadaşlarıyla bizleri ziyaret ettiğinde biz kendilerine bunu söyledik. Dedik ki ‘gelin bakın siz bu mutabakatın içinde yerinizi alın. Ama bizden şu anda Anayasa çalışmamızı ertelememizi bekliyorsanız bunu erteleyemeyiz. Çünkü bu konuda artık adım atılmıştır. Ama biz bunun içinde çağrımızı bütün siyasi partilere yapmıştık. Bu konuyla ilgili olarak geri adım atmamız mümkün olmadığı gibi ama kanunla ilgili düzenlemede bize hukuki noktada yardımcı olabilecekseniz, burada herhangi bir değişiklik olabilir, ilave olabilir. Biz bunu beraberce sizlerle müzakere eder, mutabakatı daha da geliştirebilir diye' bunu söyledik. Ama orada bir mutabakat oluşmadı. Fakat bu ziyaret bile en azından bir ilişkinin alt yapısını teşkil etmektedir. Bunlar güzel şeylerdir. Demokrasinin içerisinde bunlar olabilir. Ama illa bir mutabakat yüzde yüz olur dediysek, arkadaşlar bu yok. Bunun derecesi var. Az olur, orta olur çok olur, tamamen olur. Şimdi azami bir mutabakat var bununla da bu yolculuk devam ediyor."
-MİLLET ADINA PARLAMENTO KONUŞUR-
Başbakan Erdoğan'a, Türkiye Barolar Birliği ve Üniversiteler Arası Kurul'un yapılan türban düzenlemesine ilişkin eleştirileri de hatırlatıldı. Erdoğan, millet adına sadece parlamentonun konuşabileceğini ileri süren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Şimdi Üniversiteler Arası Kurul veya Barolar Birliği Türkiye'deki ne tüm öğretim üyelerini temsil ediyor, ne de tüm avukatları temsil ediyor. Bugün Türkiye Barolar Birliğinin yönetimi olumsuz yaklaşım gösterebilir. Bu demek değildir ki tüm Türkiye'deki avukatlar olumsuz yaklaşım içerisindedir. Üniversiteler Arası Kurul olumsuz bir yaklaşım içerisinde olabilir. Bu demek değildir ki tüm rektörler veya tüm öğretim üyeleri olumsuz yaklaşım içindedir. Kimsenin iradesine kimse ipotek koyamaz. Kaldı ki burada aslolan milletin kendisidir. Ve millet adına konuşma yetkisi bu söylediniz kurumlarda değildir. Millet adına konuşma yetkisi aslında parlamentonundur. Parlamentoda yazıyor, ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' Buralar ise kendi kurumlarında tüm öğretim üyelerini, temsil edemedikleri gibi sadece kendileri adına konuşuyorlar, kendilerini destekleyenler vardır. Biz onlara da saygı duyuyoruz. Ama bu tamamen oradaki o kurumun üyelerini temsil ediyor anlamına gelmez. Ne Barolar Birliği'nde ne de ÜAK'da bu da işin gerçeğidir. Bizim kurumlarla kastettiğimiz şey, millet adına parlamentoda bulunan partilerin bu noktadaki tavrıydı. Burada da mutabakat büyük ölçüde var."
ANKA