ANKARA (ANKA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta açıklanan teşvik paketinin olumlu karşılanmasına karşın, muhalefetten yine tepki aldığını söyleyerek, "Çünkü ülkemizde muhalefet ‘bir şeyi nasıl karıştırırız, atılan güzel adımlara nasıl gölge düşürürüz' onun gayreti içinde oldu" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisin grup toplantısında konuşmasına hafta sonu yapılan yenileme seçimlerine dikkat çekerek başladı. Seçimlerin yenilendiği 29 yerden 12'sinde AKP'nin kazandığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Seçimlerine yenilendiği belediyelerimizde Ak parti yaklaşık yüzde 43 oy oranına ulaşarak en yakın rakibine 23 puan fark attı. Seçimleri açık ara önde tamamladık., CHP yüzde 17, MHP yüzde 15'lik oy oranı alabildi. İki partinin toplamından 11 puan daha fazla oy aldık. 29 Mart seçimleri sonrasında ‘Ak Parti düşüşe geçti' diyenlerin nasıl bir kandırma içinde oldukları açığa çıktı. Ak parti, seçime gidilen tüm birimlerde ya birinci ya da ikinci sırada oldu. Siyasetin ana aktörlerinden biri olduğunu Ak Parti ortaya koydu. İşte Ak Parti'nin birlik siyaseti, toplumu bir bütün olarak kucaklama anlayışı sandıkta yeniden kendini gösterdi. Emaneti partimize yükleşen tüm vatandaşlarımıza şükran sunuyorum. Emanetleri emin ellerde olduğun ifade etmek istiyorum"
Hafta sonunda Türkiye'yi ve bölgeyi yakıdan ilgilendiren iki önemli seçim daha yapıldığını belirten Erdoğan, Lübnan halkının sandık başına giderek 1991 yılından bu yana en yüksek seçimde oy kullandığını anlattı. 14 Mart Hareketi lideri Sait Hariri'nin, kazandığı seçimler sonrasında "Kazanan ya da kaybeden yok, tek kazanan demokrasi ve Lübnan olmuştur" sözlerinin büyük anlam ifade ettiğini belirten Erdoğan, "Lübnan artık geleceğe yönelik olarak, barış ülkesi olarak geçmişte çektiklerini artık çekmesinler. Barış ve huzur içinde geleceğe yürüsünler" dedi.
-"AVRUPA BİRLİĞİ TAAHHÜTLERİNİ YERİNE GETİRMELİ"-
Avrupa Birliği'nin Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekillerinin seçiminin de yapıldığını kaydeden Erdoğan, seçimlerin Hıristiyan demokratların zaferiyle sonuçlandığını, katılımın ise yüzde 43 ile 30 yıllık seçim tarihindeki en düşük katılım olduğunu söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:
"Maalesef siyasi parti liderleri, hatta bazı ülkelerin liderlerini Türkiye tartışmaları etrafından kampanya yaparken gözlemledik. AP'deki sandalye dağılımı, AB'nin temel politikalarını, temel hedeflerinin gidişine bu anlatıldığı şekilde bir değişim yaşatmasına hiçbir zaman fırsat vermez, bu anlama da gelmez. Biz her fırsatta AB'nin iç siyasi müzaharalarının yansıtıldı bir kurum olmaması gerektiğini söylüyoruz. Biz AB sürecine söylem üzerinden değil eylem üzerinden bakıyoruz. Üyelik kriterleri ortadadır. Taahhütlere sadakat, verilen kurallara uygun hareket etmek birlik ruhunun temelidir. Buna uymayan söylem içine girenler, öncelikle bir siyasi değerler bütün olan AB'nin kurucu değerlerine ters yaklaşım sergilemiş olurlar. Türkiye'nin üyeliği sınır tartışmaları ile, genişleme polemikleri ile göz ardı edilecek, arka plana atılacak bir konu değildir. Türkiye'nin büyüklüğüne, siyasi ağırlığına, stratejik önemine, kültürel derinliğine yönelik hazımsızlıkları bu tür yaklaşımları ile perdelemeye çalışanlar beyhude çaba içine girerler"
-"TRİBÜNLERE OYNAYANLAR GELECEKTE HESAP VERİRLER"-
Türkiye'nin AB'ye girmesine engel olma çabasında olanların, AB'nin küresel vizyona ulaşmasına da engel olacağını savunan Erdoğan, "Bu mızrak bu çuvala girmez. Tribünlere oynayarak, ayak oyunları ile AB'nin küresel güç haline getirilmesine yönelik olarak herkes yarının Avrupa'sına karşı sorumluluk içindedir. Günü kurtarma çabası içinde olanlar yarın hesap vermek zorunda kalırlar" dedi. Türkiye'nin üzerine düşeni yaptığını ve yapmaya da devam ettiğini söyleyen Erdoğan, "Yeni yıla 400 sayfadan oluşan ulusal program ile girdik ve önümüzdeki 4 yıllık dönemde Türkiye'nin neler yapacağın sıraladık. Artık reform izleme grubu iki ayda bir düzenli olarak toplanacak. Biz görevimizi yaparken AB'nin de taahhütlerine sadık kalmasını istiyoruz. Bu bizim çok doğal bir hakkımız. AB'nin oluşan parlamentonun bu hassasiyetlerimize dikkat edeceğine inanıyorum, en azında inanmak istiyorum" şeklinde konuştu.
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de gündemdeki ilk konunun ekonomi olduğunu söyleyen Erdoğan, ABD kaynaklı başlayan küresel krizden Türkiye'nin de "az da olsa" etkilendiğini ifade etti. Erdoğan, "Tedbirleri buna göre aldık, alıyoruz, almaya devam edeceğiz. Krizin Türkiye'de olumluya doğru seyir izlediğini görüyoruz. Sanayi üretimi mart ayına göre 1.4'lük artış kaydetti. Mart ayında da Şubat ayına göre 13,5'lik artış olmuştu. Geçtiğimiz Çarşamba enflasyon rakamları açıklandı. Tarihi rekora imza attık ve son 40 yılın en düşük seviyesine yani 5.2'ye kadar geriledi" dedi. Yatırımlarda da artış yaşandığını söyleyen Erdoğan, bugün 26 fabrikanın açılışını yapacağını, 246.5 milyon dolarlık yatırımı kazandıran yatırıcılara ödül vereceğini anlattı. Erdoğan, "Ancak Hiçbir şekilde tedbiri elden bırakmadık, bırakmıyoruz. Gelişmeleri en yakından izlemeye devam ediyoruz" dedi.
-TEŞVİK PAKETİ-
Geçen hafta açıklanan teşvik paketine de değinen Erdoğan, hazırlanan paketin Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı paketi olduğunu söyledi. Krizin etkilerini azaltacak 70'e yakın tedbir alındığını anlatan Erdoğan, Bu tedbirlerin Türkiye'nin krizde avantajlı olmasının önünü açacağını söyledi. Uluslararası yatırımların da Türkiye'ye yönelmesi için de paketlerin hayati derecede önemli olduğunu söyleyen Erdoğan, şunları ifade etti:
"Öncelikle büyük proje ile 12 sektördeki yatırımı Türkiye genelinde teşvik ediyoruz. Sadece sektörel değil, bölgesel yatırımları da teşvik ediyoruz. Bölgesel teşvikte tüm Türkiye'yi kapsam içine aldık. Daha önce 49 ili kapsıyordu. Gelişmişlik sırasına göre 2002'nin TÜİK rakamlarına göre. 2002'den bu yana güncelleme yapılmaması üzücüdür. En geç 2010'un sonuna kadar bu güncellemeyi TÜİK bitirecek. Sonra da yeniden ele alınacak bu bölgeler. Ankara, İstanbul, İzmir, Kocaeli gibi birinci bölgede olan iller bile kurumlar vergisinden istifade ediliyor. Yüzde 20 yerine yüzde 10'a düşürdük. İkinci bölgede yatırıma yüzde 30, kurumlar vergisi yüzde 7, üçüncü bölgede yatırımlara yüzde 40, kurumlar vergisi yüzde 4 olacak. Dördüncü bölgede ise yatırımlara yüzde 60 teşvik sağlanacak, kurumlar vergisi yüzde 2 olacak. Ama 31 Aralık 2010 tarihine kadar yapılacak yatırımlar yararlanacak"