BATMAN (İHA) - Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'ye müzakere tarihi verip vermeyeceğinin belirleneceği zirveden çıkacak kararı merakla bekleyenler arasında göçerler de bulunuyor.
Yerleşik hayatı sevmeyen, sürekli yer değiştiren göçerler, yaz aylarında Bingöl, Muş, Bitlis, Van, Ağrı, Hakkari'nin yüksek yaylalarına göç ederken, kış aylarında ise Batman, Diyarbakır, Siirt, Cizre, Nusaybin, Midyat, Bismil, Silvan gibi il ve ilçelerin ovalarında çadır kuruyor. Sürekli göç nedeniyle çocukların yüzde 80'i okula gidemeyen göçer aşiretlerde kadınlar da haklarından mahrum yaşıyor. Göçer kadınlar çocuklara bakma, evin temizlenmesi, yemek yapma gibi işlerin yanı sıra kilometrelerce öteden su taşımak, hayvanlara yem verilmesi, süt sağılması, yoğurt, peynir gibi ürünlerin pazarlanması ve çobanlık gibi görevleri de üstleniyor.
Yüzyıllardır sürekli göç ederek yaşayan göçerler, Türkiye'nin AB'ye girmesi durumunda serbest dolaşım hakkının en çok kendilerine yarayacağını söylediler. Türkiye'de çok zor şartlarda hayvancılık yaptıklarını ve göç ederken büyük sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Duderan Aşireti'ne bağlı göçer aileler, "Biz Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesi taraftarıyız. Avrupa bizi kabul ederse, güzel gelişmeler bize de yansıyacak. Hayvancılık yapmak için Avrupa'ya gidebiliriz" dediler.
Batman Göçerler Derneği Başkanı M. Emin Çelik de, Türkiye'nin AB'ye girmesine sıcak baktıklarını ve bunu büyük bir özlemle beklediklerini söyledi. Türkiye'de nüfusun yüzde 30'unun hayvancılıkla uğraştığını belirten Çelik, Türkiye'nin AB'ye girmesi durumunda Avrupa'nın et ve canlı hayvan ihtiyacını karşılayabileceklerini açıkladı. AB'ye üye ülkelerde Türkiye boyutunda hayvancılıkla uğraşan başka bir ülkenin bulunmadığını ifade eden Çelik, "Türkiye AB'ye girerse hayvancılık sektöründe büyük bir canlanma olacak. AB ülkelerinin et ihtiyacını büyük bir olasılıkla biz üstleneceğiz. Çünkü Avrupa'da bizim gibi hayvancılıkla uğraşan başka bir ülke yok. Bu bizim için avantajdır. Et ve hayvancılık sektörüne hem canlılık, hem de AB standartlarında bir kalite gelecek. Maddi imkansızlıklar ve çeşitli nedenlerden dolayı hayvancılığı bırakan insanlar yeniden bu işe başlayacak. İran ve Irak'tan ülkemize giren kaçak et ve hayvancılığın önü de kapanmış olacak. İleriki yıllarda Avrupa'da süt, peynir ve et tesisleri ve fabrikalar açmayı düşünüyoruz" diye konuştu.