HABER

Kapat

Küresel huzursuzluk: Devrim nasıl her yeri sardı?

BBC'nin ekonomi editörü Paul Mason, teknolojinin Arap Baharı ve kapitalizm karşıtı işgal hareketinin odağına nasıl yerleştiğini yorumluyor, protestoların odağındaki yeni sosyolojik grubu 'geleceği olmayan mezunları' anlatıyor.

Son 18 ayda Tunus'tan Mısır'a Suriye'den Libya'ya Orta Doğu'da, olağandışı kitlesel eylemlere tanık olundu.

Wall Street'ten başlayan işgal hareketi adım adım diğer ülkelere yayıldı, eylemler binlerce kişiye ilham verdi.

Peki, bu eylemleri birbirine bağlayan ne?

Guardian gazetesi, BBC'nin ekonomi editörü Paul Mason'ın yazdığı ve yakında yayımlanacak kitabından bazı bölümlere yer verdi.

Bir bölümüne yer verdiğimiz makalesinde Paul Mason, teknolojinin nasıl olup da küresel düzeyde gözlenen huzursuzlukların odağına yerleştiğini irdeliyor.

Geçen senenin başlarında, Tunus'ta Bin Ali, Mısır'da ise Hüsnü Mübarek'in devrildiği tarihler arasında bir gün telefonum çaldı.

Londra'nın Bloomsbury semtinde "The Real Free School - Gerçek Özgür Okul" adlı bir topluluğa 1871 baharında iki ay iktidarda kalan ve döneminin en önemli siyasi gelişmelerinden biri olarak görülen 'Paris Komünü'nün tarihi üzerine konuşma yapmam istendi.

Mekana vardığımda izinsiz bir işgal üniversitesi olduğunu anladım. Çevreci harekete kendi adamış eylemcilerden, küresel eşitsizliği protesto eden Palyaço Ordusuna, Gazze'de tankların önünde oturma eylemi yapanlara dek öğrenci protesto hareketinin ağır topları buradaydı.

Tartışma hararetliydi: Bu küresel isyan patlamasına yol açan teknoloji, ekonomi veya kitle psikolojisi miydi yoksa zamanın ruhu (zeitgeist) muydu?

Toplumun sahip olduğu teknolojinin sosyal yapısı ve kültürel değerlerini de yönlendirdiği anlayışını savunan bir açıklamaya meylettim, "Bakın, ağlardan bahsederken nasıl da gözleriniz parlıyor. Tabi ki ağ!" dedim.

Bir ara iPhone'uma baktığımda ise dikkatlerinin ara sıra neden dağıldığını farkettim: tüm konuşmayı anında, arkadaşlarına twitter'den aktarıyorlardı.

Ertesi sabah, BBC'deki bloğumda bu konuşmaya dayanarak bir yazı yazdım, adı 'Her Yerde Patlak Vermesinin 20 Sebebi'ydi. Bu yazı her yere yayıldı.

Bir ay geçmeden karşılaştığım Amerikalı bir hacker bana "ABD'de bloğumu inceleyen, çalışan tartışma grupları olduğunu" anlattı.

Bir şey çok netti: dünya çapında yaşanmakta olan olaylar görmezden gelinemeyecek kadar çok yenilik içeriyordu.

Arab baharı münferit bir olay olsaydı, 1989'un gecikmiş artçı şoku kategorisinde değerlendirilebilirdi.

Öğrenci ayaklanmaları gençlik direnişinin normal döngüsü içinde olsaydı, çabucak unutuluverirdi.

Ama olaylar İran'dan Santa Cruz'a, Londra'dan Atina'ya oradan Kahire'ye hız kazandı.

Medya, hummalı şekilde paralellikler aramaya başladı. Ama havada tarihi paralelliklere meydan okuyan bir şeyler vardı: teknoloji, tutumlar ve popüler kültürü ilgilendiren yeni bir şeydi, bu.

Demokrasi davasında kolektif eylemin yeşermeye başlaması, yoksul ve baskı altındakilerin mücadelesinin canlanmasının yanı sıra yaşanmakta olan, aynı zamanda, bireyin gücünün genişlemesiydi.

Geleceği olmayan üniversite mezunları

Onlarca yıldır ilk kez olmak üzere insanlar, çağdaş dünyayla ters düşmeyen protesto yöntemleri kullanıyor; protestocular yöneticilerinin yöntemlerinden çok yeniliklere daha uyumlu görünüyor.

Sosyolog Keith Kahn-Harris tanık olduklarımızı "isimsiz hareket" diye tanımlıyor: çok sayıda mekana dek izi sürülebilen bir tür trend, istikamet, fikir-virüsü, mem, enerji kaynağı.

Bu aynı zamanda bir tür düşünme ve eylem şekli: bir beceri, adaptasyon yeteneği, dünyayı olduğu gibi kabul etmenin, belli düşünce kalıplarına sokulmanın reddi.

Peki neden şimdi yaşanıyor, bütün bunlar?

Sorunun yanıtı üç büyük sosyal değişiklikte; yani isyan demografisinin, teknolojinin ve insan davranışlarının değişiminde yatıyor.

Protesto hareketlerinin odağında da yeni bir sosyolojik tip var: Onlar, geleceği olmayan üniversite mezunları.

2008'deki mali kriz, 20'li yaşlarında ilerlemeye dönük hayat eğrileri birden bire aşağıyı göstermeye başlayan bir nesil yarattı.

Onlara "üniversiteyi bitirin, büyük bir şirkete kapağı atın eninde sonunda ailenizden daha iyi bir yaşam standardınız olacak" denilmişti ama bu birden bire "Kolaysa yapın, ailenizden daha fakir olacaksınız"a dönüşüverdi.

Gençler, gecekondulular ve işçiler

Eğitimli gençlerin başını çektiği ayaklanmalar ister Kahire'de, ister Madrid'de olsun bir dizi ortak nokta bulmak mümkün.

Birincisi, ayaklanma için olmazsa olmaz mekan küreselleşmiş kentler, bu yerler, hoşnutsuz üç grubu, yani gençleri, gecekonduluları ve işçi sınıfını barındırıyor.

İkincisi, "geleceği olmayan mezunlar" neslinin üyeleri birbirilerini davranışları, giyim tarzları ve arzuları sınırları kolayca aşan, bir diğerinden farklı olmayan, uluslararası bir alt kültürün parçası olarak tanıyor.

Üçüncü bir sosyal etki de öğrenci nüfusunun aşırı yoğun olması; bu durum huzursuzluk ve karışıklığın, nüfusun şimdiye kadarkinden çok daha büyük bir bölümüne yayılmasında rol oynuyor.

Sosyal medya ve yeni teknolojiler, nasıl önceki on yıllık dönemde endüstri, finans ve kitle kültürünü şekillendirdilerse, aynı şekilde 2011 devrimlerinin şekillenmesinde de kritik önem taşıdı.

Burada önemli olan Mısırlı gencin Facebook'u İngiliz öğrencinin Twitter'ı, Yunan göstericinin Indymedia'yı kullanarak örgütlenmesi değil, bu medyayı ne için kullandıkları ve bu tür teknolojilerin hiyerarşilere, fikirlere ve eylemlere nasıl etki ettiği...

Burada kritik önem taşıyan kavram ise 'ağ' (network). Siyaset üzerindeki etkileri de uzun zamandır bekleniyordu. 'Ağ'ın temel kuralını ise Amerikalı telefon şirketi patronu Theodore Vail, daha 1908'de açıklamıştı: Ağı ne kadar çok insan kullanırsa, her bir kullanıcı için de o kadar yararlı hale gelir.

2009- 2011 yılları arasında devrimleri yaymakta kullanılan bilgi araçlarına bakın: Facebook, güçlü ama esnek bağları oluşturmak için açık ya da gizli grupları kurmakta kullanıldı. Twitter anında örgütlenme, haber yayma ve ana akım medyanın hantal haber toplama faaliyetlerini atlatmakta...

YouTube ve Twitter'a bağlı fotoğraf siteleri - Yfrog, Flickr ve Twitpic - iddia edilenlere anında kanıt sağlamakta kullanıldı. bit.ly gibi siteler de Twitter aracılığıyla kilit önem taşıyan makaleleri yaymakta...

Sosyal medyayı destekleyen cep telefonları oldu, bloglar da devrim yaşanan tüm yerlerde bağlantıyı sağlayan hayati bir kaynak sundu.

Birden bire bugünün protestolarının şekli, insanların hayatlarını yaşama şekilleriyle bütünüyle uyumlu görünüyor.

Modern iş ve eğlence yaşamı için olmazsa olmaz bir teknolojiyi kullanıyorlar.

Hükümetler ise bu teknolojiyi ekonomilerine zarar vermeden devredışı bırakamıyorlar.

Mübarek, Kaddafi ve Bahreyn Krallığı'nın da keşfettiği gibi, kapatmak da hiç bir işe yaramıyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat