Bir işletme yeni şube açtığında ihtiyaç yalnızca birkaç masa telefonu eklemekle sınırlı kalmıyor. Müşterinin doğru birime bağlanması, çalışanların farklı cihazlardan sisteme erişebilmesi ve ofisin kablolu-kablosuz ağının bu trafiği taşıyabilmesi de aynı planın parçaları hâline geliyor.
Grandstream Türkiye adıyla hizmet sunan TELPLUS İletişim Hizmetleri A.Ş., kurumsal iletişim projelerinde ihtiyaç analizi, ürün seçimi, kurulum ve teknik destek aşamalarını birlikte ele alıyor. Buradaki temel yaklaşım, cihaz listesinden önce işletmenin mevcut yapısını, kullanıcı sayısını ve büyüme ihtimalini anlamak.
Küçük bir ofisin çağrı akışıyla, farklı şehirlerde şubeleri bulunan bir yapının iletişim düzeni aynı değil. Kullanıcı sayısı, görüşme yoğunluğu, uzaktan çalışma ihtiyacı ve mevcut internet altyapısı; kurulacak sistemin kapsamını doğrudan etkiliyor.
Bu noktada işletmeler yalnızca fiziksel santral seçeneklerini değil, internet üzerinden çalışan bulut santral modellerini de değerlendirebiliyor. TELPLUS bünyesindeki Kırmızı Santral bulut tabanlı iletişim tarafında, Grandstream Türkiye ise IP santral, uç cihaz ve ağ ürünleriyle donanım tarafında konumlanıyor. Hangi yaklaşımın uygun olduğu, işletmenin çalışma biçimine ve altyapı tercihine göre değişiyor.
Grandstream UCM6300 ailesi, kurum içindeki çağrıların yönlendirilmesi, IVR olarak bilinen sesli karşılama menülerinin oluşturulması, görüşme kaydı ve kullanıcı yönetimi gibi işlevleri merkezi bir santral yapısında topluyor. Kullanıcı ve eşzamanlı görüşme kapasitesi tercih edilen modele göre değişiyor.
Wave uygulaması ise iletişimi masa telefonunun dışına taşıyor. Uygun UCM6300 kurulumlarında çalışanlar web, bilgisayar ve mobil cihazlar üzerinden görüşmelere ve ekip içi iletişime katılabiliyor. UCM RemoteConnect de uzaktaki kullanıcı ve cihazların bağlantısına yönelik bulut tabanlı seçeneklerden biri.

Wave, UCM6300 ekosistemindeki iletişimi bilgisayar ve mobil cihazlara taşıyan seçeneklerden biri.
Santralin çalışanla buluştuğu noktada masaüstü ve kablosuz cihazlar devreye giriyor. Grandstream’in GRP ailesindeki IP telefon modelleri; hat ihtiyacı, bağlantı seçenekleri ve kullanım yoğunluğuna göre farklılaşıyor. Resepsiyonda yoğun çağrı karşılayan bir çalışanla gün içinde sınırlı sayıda görüşme yapan bir kullanıcının aynı cihazı seçmesi gerekmiyor.
UCM santral ile uyumlu uç cihazların birlikte planlanması, karşılama menüsü, dahili numaralar ve çağrı yönlendirme gibi işlevlerin çalışma düzenine göre yapılandırılmasına imkân veriyor. Bu nedenle ürün seçimi yapılırken yalnızca teknik özellik listesine değil, gerçek kullanım senaryosuna bakmak daha sağlıklı sonuç veriyor.

Grandstream Türkiye’nin kurumsal iletişim ve ağ çözümlerini birlikte gösteren resmî görseli.
IP telefonlar ve santral çözümleri, onları taşıyan ağ kadar sağlıklı çalışabiliyor. Grandstream’in GWN ürün ailesinde access point, switch ve router seçenekleri bulunuyor. Böylece kablosuz erişim, kablolu cihaz bağlantıları ve telefon trafiği aynı altyapı planı içinde değerlendirilebiliyor.
Bir ofiste toplantı odalarının kapsama ihtiyacı, bir otelde misafir bağlantıları veya çok şubeli bir şirkette farklı lokasyonların yönetimi aynı değil. Bu yüzden cihaz sayısının yanında alanın yapısı, kullanıcı yoğunluğu, kablolama ve kapsama beklentisi de ürün seçimine etki ediyor.

GWN access point ailesi, kullanım alanı ve kapasite ihtiyacına göre farklı kablosuz erişim seçenekleri sunuyor.
Cihaz sayısı arttıkça kurulum ve takip işi de büyüyor. Grandstream Device Management System, yani GDMS; desteklenen cihazların kurulumu, yapılandırılması, izlenmesi ve yazılım güncellemelerinin yönetilmesi için merkezi araçlar sunuyor. Kullanılabilecek işlevler cihaz ailesine ve kullanılan yönetim modülüne göre değişiyor.
Ağ tarafındaki GDMS Networking ise desteklenen GWN access point, switch ve router cihazlarının bulut üzerinden takip edilmesine odaklanıyor. Bu yapı özellikle farklı şubelerdeki cihazların durumunu tek tek yerinde kontrol etmek yerine merkezi bir yönetim düzeni kurmak isteyen işletmeler için anlam taşıyor.
Kurumsal iletişim yatırımlarında tek bir doğru mimari bulunmuyor. Bazı işletmeler yerinde çalışan bir IP santral ve kendi ağ altyapısını tercih ederken, bazıları fiziksel santral yatırımını azaltmak ve farklı lokasyonlardan erişimi kolaylaştırmak için sanal santral modeline yöneliyor. Kimi yapılarda ise iki yaklaşım farklı ihtiyaçlar için birlikte değerlendirilebiliyor.
Bu nedenle TELPLUS’ın Grandstream Türkiye markasıyla sunduğu donanım portföyü ile Kırmızı Santral’in bulut tabanlı iletişim seçeneklerini doğrudan birbirinin alternatifi olarak görmek yerine, farklı işletme senaryolarına cevap veren iki ayrı çözüm katmanı olarak değerlendirmek daha doğru.
İstanbul Maltepe merkezli TELPLUS, Grandstream’in Türkiye’deki Gold Partner distribütörü olduğunu belirtiyor. Firma; ihtiyaç analizi, teknik ön satış, ürün tedariki, kurulum ve satış sonrası destek süreçlerini tek proje akışında ele alıyor. İşletme açısından başlangıç noktası ise değişmiyor: kullanıcı sayısını, çağrı trafiğini, çalışma biçimini ve büyüme planını birlikte değerlendirmek.
Okuyucu Yorumları 0 yorum