Tarihi madeni paraları ifade etmek için daha çok sikke kelimesi kullanılmaktadır. Günümüzde ise madeni paralar daha çok bozuk para adı ile bilinmektedir. En eski metal paralar sikke olarak isimlendirilmiştir. Arkeologlar tarafından yapılan kazılar sonucu bulunan sikkeler tarihçiler tarafından araştırılmış ve hangi ülkeye, hangi topluluğa, hangi tarihlere ait olduğu gibi sonuçlara ulaşılmıştır.
Ait olduğu devletin resmi olarak kabul edilen damgası ile işaretlenen madeni paralar olan sikkelerin kağıt paralardan daha üstün olduğu kabul edilmektedir. Sikkelerin bu üstünlükleri üretiminde kullanılan madenlerden kaynaklanmaktadır. Hem daha kullanışlı hem de üretim maddesi daha değerli olduğu için sikkeler kağıt paralardan daha önemlidir.
Madeni paralara bozuk para da denmektedir. Özellikle bir alışverişin ardından geri verilen para üstü genel olarak bozuk para içerir. Bozuk para ifadesinin para üstü ile aynı anlamda kullanıldığı bilinmektedir. Para üstü ifadesi ise tarihte ilk kez 1627 yılında yapılan bir alışverişte para üstü olarak iade edilen bozuk para için kullanılmıştır.
Para üstü, bozuk para, artan para gibi ifadeler dünyanın dört bir yanında kullanılan ifadelerdir. Küçük miktarları, yapılan alışverişten sonra müşteriye iade edilen paraları karşılamak için tercih edilir. Madeni paralara günümüzde bozuk para denmesinin bir nedeni de günümüzde üretilen madeni paraların eskisi kadar değerli madenler kullanılarak üretilmiyor olmasıdır.
Takas sistemini bitiren ve çok değerli madenlerden üretilen madeni paraların bir ortak özeliği de yuvarlak biçimde olmasıdır. Bu biçim günümüzde de kullanılmaktadır. Çok eski zamanlarda madeni paralar ilk kullanılmaya başladığı dönemde her madeni para elle tek tek üretilmiştir. 17. yüzyıla gelinene dek madeni paralar farklı formlarda biçimlerde farklı madenlerle ve farklı ülkelerde üretilmiştir.
Ancak özellikle Avrupa’da bu durum dolandırıcılara bazı imkanlar tanımıştır. Çünkü dolandırıcılar gümüş paraların kenarlarından küçük parçalar kopartmış ve parayı bu hali ile kullanmaya devam etmiştir. Standart bir biçime sahip olmadığı için paraları bu şekilde kullanmak son derece kolay olmuştur. Bu durum fark edilince de paralara bir biçim standardı getirilmiştir.
969 yılında darphanenin başına Isaac Newton getirildi. Madeni paralar bu dönemden sonra daima yuvarlak biçimde üretilmiştir.
Günümüzde demir paralara madeni paradan çok bozuk para denir. Bu durumun nedeni ilk madeni paraların kenarlarının kazınma yolu ile değil değerli metallerin çalınmasını önleyebilmek adına kenarlarına tırtıklar yapılması olarak kabul edilmektedir. Madeni paralar artık değerli madenlerden yapılmadığı için bozuk para adı ile de anılmaktadır.