Metro istasyonları hem Türkiye hem de dünya genelinde bazı standartlara sahip olarak tasarlanmaktadır. Şehir içi ulaşım ağının en önemli unsurlarından biri olarak metro istasyonları özellikle nüfusu yoğun olan bölgelerde toplu taşımayı daha kolay bir hale getirmek amacı ile planlanmış altyapı binalarıdır. İstasyon peronları genel olarak yönlere göre ayrılmıştır ve güvenlik amacı ile çeşitli önlemler alınmıştır. Sesli anons sistemleri, bilgilendirme ekranları, kamera sistemleri, güvenlik personelleri, uyarı çizgileri gibi detaylar metro istasyonlarında hem yönlendirme hem de güvenlik amaçlarına hizmet etmektedir.
Günümüz metro istasyonlarında özellikle engelli bireylerin erişimlerine özen gösterilmektedir ve tasarımlarda bu noktalara dikkat edilmektedir. Bunun dışında acil durum çıkışları, kabartma yazılar, yangın söndürme sistemleri gibi başka ayrıntılar da kem can hem de mal güvenliğini korumak için dikkat edilen diğer hususlardır. Metro istasyonları genel olarak yer aldıkları ülkenin ve kentin mimari kimliklerini yansıtacak şekilde tasarlanmaktadır.
Metro durakları dışarıdan kolaylıkla görülebilecek şekilde özel işaretlerle belirlenmektedir. Dünya genelinde M harfinin farklı versiyonları metro istasyonlarının yer aldığı noktaları işaret etmek için kullanılmaktadır. Bu sayede farklı ülkelerden gelen kişiler ve turistler de metro istasyonlarına kolaylıkla ulaşabilmektedir.
Tüm dünyada ve Türkiye’de metro istasyonlarının ortak bir özelliği de metro istasyonlarında metro durağa gelip perona yaklaşmadan önce hissedilen güçlü ve serin rüzgardır. Duraklarda bekleyen yolcular metro durağa gelmeden hemen önce bu sayede metronun gelmek üzere olduğunu anlayabilmektedirler. Bu durumun ise mantıklı ve bilimsel bir açıklaması bulunmaktadır.
Metroların istasyonlara yaklaşması ile durakta bekleyen yolcu adaylarının hissettiği rüzgar temelde metronun önündeki havayı itmesi ile direkt olarak ilişkili bir durumdur. Hava itildikten sonra geniş bir alana ulaştığı zaman hacmi artar ve genleşir. Bunun için gereksinim duyduğu enerjiyi de ısıdan alır. Bu da soğuduğu anlamına gelmektedir.
İstasyona ulaşmak üzere olan metro fren sistemini çalıştırmaya başladığı zaman onunla birlikte ilerleyen ve hızını alamamış olan rüzgar bekleme durağına perona doğru vurur. Ayrıca durakta havanın sıcaklığının bekleyen kişilerin vücut sıcaklığından düşük olması nedeni ile de soğuk havayı hissetmek de mümkün olabilmektedir.
Basit bir fizik prensibi ile metronun istasyona yaklaşırken hissettirdiği rüzgar açıklanabilir. Normal rüzgarların oluşumu ile aynı nedenle basınç farkı bu durumun en basit açıklamasıdır. Metro eğer istasyona doğru gidiyorsa metronun önünde yaşadığı hava tünelden istasyona doğru itilmektedir. Bu sayede istasyon içinde aşağıdan yukarı yöne doğru esen bir rüzgâr meydana gelir.