Dünyaca ünlü piyano virtüözü Tuluyhan Uğurlu, kısmi başarılar ya da başarısızlıkların kendisini ilgilendirmediğini ifade ederek, "Ben ölümsüzlüğe oynayan bir insanım" dedi.
Babasını, "büyük bir edebiyatçı ve düşünür", annesini ise "çok güzel piyano çalan ve klasik müziği çok seven" bir insan olarak tanımlayan Uğurlu, 4 yaşında başlayan piyano çalma sürecini şöyle anlattı:
"Annem evde piyano çalardı. Ben, 1,5 yaşında müzik duyunca sallanırmışım.Annem ritm kabiliyetimin kuvvetli olduğunu düşünüp beni müzik üstadı Cemal Reşit Rey'e götürdü. Cemal Reşit Rey, beni dinledikten sonra 'Bu adam uluslararası, mutlaka konservatuvara yazdırmamız gerekiyor' dedi ve ben henüz 4 yaşımı bitirmiştim ki
İstanbul Belediye Konservatuvarı imtihanlarını kazandım."
Uğurlu, "Bugünlere gelene kadar hayatınızda nelerden vazgeçtiniz?" sorusunu "Çocukluğumdan vazgeçtim" diye yanıtladı. Uğurlu, "İyi ki vazgeçmişim. Muhteşem bir gençlik yaşadım. 16 yaşında Viyana Müzik Akademisinin öğrencisi oldum. Tek başına Viyana'da, dünyanın en tatlı ve en güzel kızlarının olduğu bir şehirde tek başına muhteşem bir gençlik yaşadım" dedi.
Müziğin bir meslek değil, bir hayat tarzı olduğunu vurgulayan sanatçı, müziği meslek olarak görenlerin hep kaybedeceğini söyledi.