Prof. Dr. Ersan Şen, geçtiğimiz günlerde gündeme gelen ve bir süredir tartışılan 'eşit vatandaşlık' ve 'ana dilde eğitim' gibi konularla alakalı bir yazı kaleme aldı. 'Ana dilde eğitim' konusuyla alakalı Prof. Dr. Şen, "Dil konusuna girip, ana dilde eğitim öğrenim dediğinde, üniter devlet modelini inkar ediyorsun demektir. Herkes ana dilini zaten öğreniyor, yazıyor, konuşuyor, ama bu ülkede herkesin anlaşacağı bir dil, esas ortak dil olarak kabul edilmiş, bunu kabul etmedin mi, orada konuşacak başka konu kalmaz. Dünya üzerinden konu ile ilgili örnekler vermeye bile gerek yok. Bir ulus devletin yapması gereken; tüm vatandaşların birbirlerini anlayabileceği ortak bir devlet diline sahip olmaktır. Devletin dili belli, Anayasa m.3’e yazılmış 'Türkçe'." ifadelerinde bulundu.

Prof Dr. Şen'in yazısının devamı şu şekilde:
"Yaşanan sorunları ancak eşit vatandaşlıkla çözüleceğini söyleyenlere sormak lazım, peki nedir bu eşit vatandaşlık?
Konuyu ikiye ayırmak lazım; Anayasada durum nasıl, sahada nasıl? Anayasa tespitini yapmadan eşit vatandaşlığı ve vatandaşların eşitliğini konuşmak, soyut, altı dolu olmayan sözler söylemek doğru olmaz.
“Kanun önünde eşitlik” başlıklı Anayasanın 10. maddesine göre; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.
Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar”
Anayasanın 10. maddesinde bir sorun var mı? Hayır. Anayasanın 66. maddesi vatandaşlığı Devlet ile birey arasında kurulmuş siyasi bir bağ olarak tanımlamış, 16. maddesi “Türk vatandaşı” olmanın sağladığı hak ve hürriyetlerin, ayrı hukuki statüde kabul edilen yabancılardan farklı olduğunu ortaya koyan bir hükme yer vermiş, gerek Anayasada ve gerekse kanunlarda tüm vatandaşlar bakımından ayırım yapmaksızın hak ve hürriyetler ile bunların sınırlarını düzenlemiştir.
Peki buna rağmen sorun ne? Her vatandaş bakımından fiili eşitlik sağlanamasa da hukuki eşitliğin temini mümkün mü? Asıl mesele bu; temel hak ve hürriyetler yönünden dezavantajlı olanların “pozitif ayırımcılık” yapılarak ve “sosyal devlet” ilkesi ışığında daha fazla korunup, gözetilip gözetilmedikleridir. Nitekim Anayasanın 10. maddesinin 2. ve 3. fıkraları bunu da dikkate alarak düzenlenmiştir.
Ana mesele, tüm vatandaşların sahip olduğu insan hak ve hürriyetlerinin sahada gözetilmesidir. Sorun; eşit vatandaşlık değil, çünkü her vatandaş birbiri ile zaten eşittir. Sorun, Anayasanın yeterli güvence sağlamaması da değildir. Sorun, sınıflar arasında ve bu sınıflarda bulunan insanlar bakımından yaşanan daha ziyade iktisadi temelli eşitsizliklerden kaynaklanıyor. Bu sebeple; ekonomide gelir adaletsizliği ve geçim derdi başta olmak üzere, hukukta, siyasette, liyakatte ortaya çıkan eşitsizliklerin giderilmesi için gerekli tedbirler alınmalı ve somut adımlar atılmalıdır.
Hala “eşit vatandaşlık” diyorsanız, o halde bunun ne olduğunu söyleyeceksiniz. Eşit olmayan alanları söyleyeceksiniz; öyle ezber başlıklarla, klişe sözlerle olmaz, iç siyasete endeksli, fırsattan istifade açıklamalarla da olmaz, yoksa millet size güvenmez, sizi tercih etmez. Yeri gelmişken şunu belirtmek lazım; kimlik üzerinden siyaset yapmak hatalı, belki buradan siyaset yapmak kolay geliyor, ama bunun bir faydası olmaz. Vatandaş eser bekliyor, hizmet bekliyor.
Söyleyeceksiniz, şu konularda eşitlik yok diye. Eşit vatandaşlık dediğinizde açıklamanız, 1, 2, 3, 4 diye sıralamanız gerekir ki, eşit olmayan nedir herkes duysun! Bizim göremediğimizi söyleyin, fakat soyut olmasın, söylediğinizin arkasında durup bunu somutlaştırın.
Cumhuriyet, Cumhuriyetin nitelikleri, Türkiye’nin kuruluş felsefesi, ulus bilinci, üniter yapı, vatandaşlık bağı, vatandaşların eşitliği, Devletin dili, tüm bunlar önemli kavramlar. Ulus devlet hassasiyeti çok önemli.
Dil konusuna girip, ana dilde eğitim öğrenim dediğinde, üniter devlet modelini inkar ediyorsun demektir. Herkes ana dilini zaten öğreniyor, yazıyor, konuşuyor, ama bu ülkede herkesin anlaşacağı bir dil, esas ortak dil olarak kabul edilmiş, bunu kabul etmedin mi, orada konuşacak başka konu kalmaz. Dünya üzerinden konu ile ilgili örnekler vermeye bile gerek yok. Bir ulus devletin yapması gereken; tüm vatandaşların birbirlerini anlayabileceği ortak bir devlet diline sahip olmaktır. Devletin dili belli, Anayasa m.3’e yazılmış “Türkçe”.
“Türk milleti, Türk vatandaşlığı bana uymaz” dediğin zaman da konuşmaya gerek yok!
Bu vatan bölünmez, vatan toprağı pazarlık konusu yapılamaz. Bu vatanın sınırları cetvelle çizilmedi. Bayrağa el, ulus Devlete dil uzatılamaz. Şehidin kanı ile yazılmış kaderi kimse silemez. Konuya bu çerçeveden bakılmalı, zor bir coğrafyada Cumhuriyetin nitelikleri ile temel hak ve hürriyetler gözetilip korunmak suretiyle bir millet olarak yolumuza devam etmeliyiz.
Toplumun nabzını tutmak gerekir, eşit vatandaşlık nedir? Birilerinin amacı ayrı bir kimlik, belki de devlet kurup onun vatandaşlığını almak! Daha sen sayıkla “az eşit tam eşit vatandaşlık” diye, zaten herkes eşit, ama birileri kendilerini Türk vatandaşları ile eşit görmüyorlar, sorun burada.
Sorun ana dilse öğren, yaz, oku sorun yok, engel yok, ama birilerinin sorunu Türkçe ile, ortak dili inkar ediyorsun, üniter devlete karşısın, Hakkari Van arasına tünel yapıldı yol kısalsın rahat et diye, her yerde hastane, havalimanı, okulu, yolu var, bu Devlet ayırım yapmıyor, sizin derdiniz ne? Bırak ana dilde eğitim öğrenim, eşit vatandaşlık sözlerinin arkasına sığınmayı, söyle gerçek fikrini, saklama. Burası Türkiye Cumhuriyeti, milletin adı da Türk milleti, bunu sakın unutmayın!
Bu zihniyetin derdi; eşit vatandaşlık, ana dilde eğitim öğrenim değil, bu zihniyette olanların Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ortak gelecek kurma, kalkınma, paylaşma, beraber yaşama konusunda hedefleri ayrı, hedef farklılığı var, sorun orada. Adam “ben başka bir devlet istiyorum” diyor, bu niyette olanlara ne verirsen ver, yetmez. Hedef birliği olmayınca gönül birliği de olmuyor. Milletimiz ve tüm vatandaşlar, bu tehlikeli zihniyete karşı dikkatli olmalıdır. Anca beraber kanca beraber!
Sonuç olarak;
Her vatandaş, onurla ve gururla vatanında yaşama hakkına sahiptir. Eşit vatandaşlık diye bir şey yoktur, çünkü her vatandaş eşittir. Meselemiz; bu eşitliğin lafta kalmaması, sahaya yansımasıdır.
Bu nedenle tüm çaba; herkesin eşitliğini önceleyen, hukuk önünde herkesin eşit olduğunu söyleyen, Anayasanın 10. maddesi ile güvence altına alınmış “eşitlik” ilkesini 86 milyon vatandaşa yayabilmek, dezavantajlı durumda olanları eşitleyebilmek, onları desteklemek ve din, mezhep, ırk, etnik kimlik ayırımı yapmaksızın tüm vatandaşların hak ve hürriyetlerini koruyup savunmak olmalıdır."
Okuyucu Yorumları 0 yorum