HABER

Kapat

Tarihçi bilim adamından nükleer uyarı

ERZURUM (İHA) - Atatürk Üniversitesi Türk - Ermeni İlişkilerini Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, Ermenistan'ın jeolojik yapısının nükleer atıkları kaldıracak bir yapıya sahip olmadığını belirterek, başta Iğdır olmak üzere Kars, Ardahan, Ağrı ve Erzurum'un radyasyon tehdidi ile karşı karşıya olduğunu belirtti.

Yrd. Doç. Dr. Kürkçüoğlu, bugün Türk - Ermeni İlişkilerini Araştırma Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, nükleer tehdidin Ermenistan boyutunu anlattı. Kürkçüoğlu, "Metzamor'un yer aldığı bölge, Ruslar tarafından tespit edilmiş ve Iğdır'a 20 kilometre uzaklıkta Türk - Ermeni sınırında Aras nehrinin sol şeridinde, Iğdır ovamızı tehdit eden bir konumdadır. Metzamor'daki herhangi bir tehlike anında, Ermeniler ve Türkler nükleer tehditle karşı karşıya kalacaklardır" dedi.
Ermenistan'ın jeolojik yapısının nükleer atıkları kaldıracak bir yapıya sahip olmadığını dile getiren Yrd. Doç. Dr. Kürkçüoğlu, "Metzamor Nükleer Santrali'nin 70 metre altında bölgeyi besleyen artezyen su kaynakları mevcuttur. Metzamor'a çok yakın olan Aras, nükleer atıklarla enfazla risk altında bulunmaktadır. Aras, Türkiye Nahcıvan ve Azerbaycan için hayati önem arzeden su kaynağıdır. Ermenistan işgal altında tuttuğu ve ilerde iade etmeyi planladığı Azerbaycan topraklarına nükleer atıkları gömdükleri şeklinde bilgiler edinilmektedir. Santral güvensizdir. Bölge halkı ve komşu ülkelerinde güvenliği açısından çok ciddi tehlikeler yaratmaktadır. Metzamor Nükleer Santrali'nde yapılacak bir yanlış hareket, talihsiz bir kaza ve yaşanabilecek bir deprem sonucunda Türkiye'de çevresel bir yıkımla karşı karşıya kalacaktır. Türkiye için en büyük talihsizlik Ermenistan'la aynı coğrafyayı paylaşmak ve bu taşeron devletle komşu olmaktır" diye konuştu.

"ÇERNOBİL SANTRALİ'NDEN DAHA TEHLİKELİ" Eski Rus teknolojisiyle inşa edilmiş Metzamor için alınan tedbirlerin yeterli olmadığını kaydeden Yrd. Doç. Kürkçüoğlu, "Herhangi bir sızıntı durumunda, radyasyon Misak-ı Milli sanırlarını tanımayacak, başta Iğdır olmak üzere Kars, Ardahan, Ağrı ve Erzurum radyasyon tehdidi ile karşı karşıya kalacaktır" dedi.

Santralin Rusya tarafından Ermenistan'ın 53 milyon dolar yakıt borcuna karşılık Temmuz 2003 tarihinden itibaren tam kapasiteyle çalıştırılmaya başlandığını hatırlatan Kürkçüoğlu, "Rusya ve Ermenistan devlet adamlarını şu soruyu sormak gerekmektedir. Yaklaşık 17 yıl önce nükleer facianın meydana geldiği Çernobil İstasyonu Ruslar ve Ukraynalılar tarafından kapatılmasına rağmen 2003 yılının Temmuz ayında uzun süre kapalı kalan Metzamor'un tam kapasite ile çalıştırılması mantığını anlamak mümkün değildir. Aslında bana göre, bu ilkel santralin Rus - Ermeni iş birliği ile yeniden açılması, Türkiye ve Azerbaycan toprakları için yeni bir nükleer saldırıdan başka bir şey değildir. Söz konusu santralde herhangi bir kaza meydana gelmesi halinde bundan doğrudan etkilenecek coğrafyada yer alan bir ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, ülkesini ve milletini seven Türk aydınları, Ermenistan ve Rusya hükümetlerini Metzamor'un faaliyetini mevcut riskler ışığında durdurmaya acilen davet etmelidir" şeklinde konuştu.

Çernobil'de yaşananların, eski teknoloji ürünü santrallerin nelere yol açabileceğini acı bir şekilde gösterdiğini anlatan Yrd. Doç. Dr. Kürkçüoğlu, "Bu durumda bölgemiz adına ciddi bir tehdit teşkil eden ve Çernobil Santralinden bile daha riskli görünen Metzamor santralininin kapatılmasını sağlamak adına başlatılacak bir girişiminin tüm Türk halkının sorumluluğu olacağını düşünmekteyiz. Başta Avrupa Birliği olmak üzere bütün dünyanın tehlikeli saydığı ve bir an önce kapatılmasına çalıştığı Metzamor Nükleer Santrali'nin faaliyetine devam etmesinin önüne geçilmesi konusunda milletçe göstereceğimiz sorumluluk ve duyarlılık, insan hayatına verilecek önemin göstergesi olacaktır" dedi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat