HABER

Kapat

"Türbanın dini dayanağı yok"

ANKARA (ANKA) – CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, türban sorunun laiklikle sorunu bulunmayan, "laiklik inancı sapa sağlam güvenilir bir iktidar" tarafından çözülebileceğini söyledi.

Baykal, partisinin Meclis grup toplantısında son gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye'nin önündeki sorunun "türban" sorunu olduğunu ifade eden Batyal, türbanın "dışardan ithal" bir giysi olduğunu belirtti. Baykal'ın değerlendirmeleri özetle şöyle:

"DİNİ DAYANAĞI YOK"
"Kuranı Kerim'in türban biçiminde bir örtünme anlayışını dayattığı iddiasının hiçbir dini temeli olmadığı ortaya çıktı. Toplumda bazı kesimler bu dini gerçeklerin giderek yaygın bir biçimde ortaya çıkıyor olmasından rahatsızdırlar. Daha önce ortaya attıkları temeli olmayan iddialarının boşlukta kaldığının görmekten rahatsız ve tepkililerdir. Sen ne karışıyorsun? Söylenen yanlışsa çık söyle. Kimse yanlış diyemiyor. Niye söylüyorsun? ‘Kuranı Kerim'in emri türban değildir' diyoruz. Türban ne İslamm'ın, ne imanın şartıdır.

-DİNİ KONULARI KONUMAK LAİKLİĞE AYKIRI DEĞİL-

Birde bu tür konuşmaları laikliğe aykırı sayan birileri var. Dini konuları konuşmak, dini gerçekleri anımsatmak, laikliğe aykırıymış gibi bir anlayış geliştirilmek isteniyor. Bunun hiçbir geçerliliği yoktur. Laiklik, dini gerçeklerin ortaya çıkmasını, konuşulmasını hiçbir şekilde engellemez, hiç böyle bir şey olmaz.
Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Faaliyetleri yöneticisi Ayşe Sucu bir konferansta Anadolu'ya çıktı gerçekleri anlattı. ‘Başörtüsü ve giyim coğrafyaya iklime göre örfe göre, adetle ilgili bir konudur' dedi. Kadınların örtünmeyle ilgili net bir yanıt istenmesi üzerine Sucu, ‘Kuranı Kerimde başörtüsü ile ilgili ayette örtünme şekliyle ilgili bir açılım yoktur. İlla şöyle örteceksin, pardösü giyeceksin, şalvar giyeceksin diye bir ibare var mı? Yok' diyor. Giyeceği kıyafet kadının kendisine bırakılmıştır. Kendi tercihidir. Kadın olarak bizim dikkat etmemiz gereken husus, iffetli, namuslu kadın olmaktır. Başını örten namuslu, başını açan namussuz, sakın böyle bir yargıya varmayalım. İnsanın namusu, iffeti ahlakı, kılık kıyafet üzerinde bina edilemez' diyor."

-17'NCİ MADDE ELEŞTİRİSİ-

Baykal, parlamentodan geçirilen Anayasa değişikliği ile türban sorunun çözüm olmadığının görülmeye başlandığını belirten Baykal, YÖK'ün geçici 17'nci maddesiyle ilgili olarak da AKP'yi eleştirdi. Baykal şunları söyledi:

"17'nci maddeyle ilgili mutabakat ne oldu? Yaptığımız bu iş anayasaya aykırı mı değil mi bir anlayalım. 17'nci maddeyle ilgili mutabakat sağladık ama içinde, eski Adalet Bakanları var, Anayasa Komisyonu üyeleri var, AKP'nin bütün hukukçu kadrosu işin içinde yapmışlar, ya bu işe yaramaz, bunu bıraksak yeni bir şey yapsak arayışı içindeler. 17'nci maddeye ilişkin mutabakatı ne kadar ciddiye aldıkları, ne kadar işlerine yaradığı sürece diğer partilerle anlaşmalarını uygulayacaklarını, ne kadar işlerine gelmedi noktada da herkesi yarı yolda bırakabilecekleri bir kez daha bu olay neticesinde ortaya çıkmıştır."

-NE DEĞİŞTİĞİNİ AİLELERE SOR"-

Baykal, Başbakan Erdoğan'ın "Bu kadar yıldır iktidardayız, Ne değişti?" şeklindeki açıklamalarını da değerlendirdi. Nelerin değiştiğine ilişkin olayların katoloğunun hazırlayıp Başbakanın önüne koyacaklarını ifade eden Baykal, son birkaç ay içerisinde yaşanan bazı olaylardan örnekler verdi. Baykal, "Başbakan diyor ki ‘Ne değişti? "Sen bu öldürülen öğretmenin eşine karısına çocuklarına, bu şırıngalı saldırıya maruz kalan kızın ailesine ne değişti de de. Bir cevabını alda bir görelim. Onlar neyin değiştiğini sana bir anlatsınlar" dedi.

-TALİM TERBİYE KURULU BAŞKANLIĞI-

Baykal, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanı İrfan Erdoğan'ın görevini bırakmasına ilişkin de değerlendirmeler yaptı. AKP Hükümeti döneminde 3'ncü başkan değiştiğini hatırlatan Baykal, "Talim Terbiye'nin kurulduğu tarihten 1980'e kadar 56 yıl içinde 7 başkan değişti. Bu son dönemde üç tane değişti. Kendileri atıyorlar kendileri değiştiriyorlar" diye konuştu.

-"DİN DEVLETİ" ELEŞTİRİSİ-

Baykal, Başbakan Erdoğan'ın, "Türkiye'yi din devleti yapmayacağız" şeklindeki açıklamalarına da sert çıktı. Baykal, değerlendirmeleri şöyle:
"Başbakan diyor ki ‘din devleti yapmayacağız'. Türkiye'de ne olacağına senin karar verme imkanın hızla kayboldu. Sen bir takım süreçleri harekete geçirdin, bir takım mekanizmaların düğmesine bastın ortaya çıkan tablo hiç kuşku yok önümüzdeki dönemde seni de aşan çok daha ciddi sorunlarla bizi karşı karşıya bırakacaktır. Sen bunun farkında değilsin. Sen neyin güvencesini verebiliyorsun. Sen günü geldiği zaman papaz elbisesi de giyerim dersin.

-ÖFKESİNDEN KORKMAYIN-

Başbakan öfkeli bir üslupla çıkıyor, Almanya Şansölyesi Bayan Merkel'den eski Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'e, Ahmet ve Mehmet Altan'a, CHP'ye varana kadar hepimize veriyor veriştiriyor. Bir öfke içinde, bir kızgınlık içinde bağırıyor çağırıyor. Başbakanın bu öfkeli üslubundan sakın rahatsız olmayın. Sakın üzülmeyin, aldırmayın, hiçbir önemi yok. Başbakan kendi kendisiyle kavga ediyor. Aynayla kavga ediyor, gölge boksu yapıyor. İçindeki bunalımı ortaya koyuyor. Öfkesinden dolayı sakın canınız sıkılmasın. Çıkıp televizyonda ağzından bal akıp konuştuğunda ise sakın inanmayın. O kendi şartlarına göre konuşuyor, söylüyor."

-SORUN NASIL ÇÖZÜLÜR?-

Baykal, türban sorunun çözümüne ilişkin de bir değerlendirme yaptı. Baykal, "Bu sorun laiklik konusunda hiçbir tereddüt yaratmayan. Laiklik inancı sapa sağlam güvenilir bir iktidarla çözülür. Hiçbir şekilde bu konuyu bir istismar konusu yapmayacak. Ne bir din istismarı anlayışı içinde olacak ne de bu konuyu istismar etme anlayışı içinde olacak. Türkiye'yi yaşam tarzıyla bir başka topluma doğru çekme anlayışı içinde olmayacak" diye konuştu.

En Çok Aranan Haberler

Kapat