Bahçeli, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'açılım', İmralı canisinin 'yol haritası' adını verdiği yıkım sürecinin kurdelesinin, 'devlet kararı' kılıfı ile Kandil kadroları tarafından alkışlarla Habur sınır kapısında kesildiğini'' ileri sürdü.
Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, Türk milletinin, ''tarihinde yaşamadığı bir yönetim sefaletine, güvenlik rezaletine ve ihanet tablosuna'' son günlerde yakından şahit olduğunu ileri sürdü.
Devlet Bahçeli, ''Hükümetin 'yıkım projesi' yaşanan gelişmelerle birlikte saklanılamayacak boyutlarıyla açılmış ve bütün hıyanet ortaya dökülmüştür. Milli beka, milli kimlik, milli varlık ve kardeşlik için duyduğumuz kaygı verici gelişmelerin tamamı ve öngörülerimiz maalesef gerçekleşme yolunda hız kazanmıştır'' ifadelerini kullandı.
''İyi şeyler olacak'' sözünden itibaren son altı ay boyunca yaptıkları bütün ikazların şimdi yerine oturmaya ve milletin süreci daha net görmeye başladığını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:
''Temas, diyalog, iş birliği, görüşme adı altında partimize ısrarla yapılan çağrıların hangi anlamı taşıdığı, hangi kirli niyetin ortağı yapılmak istendiği de gün ışığına çıkmıştır.
Öteden beri iddia ettiğimiz gibi AKP ve PKK iş birliği, Başbakan ve İmralı dayanışması bütün yönleriyle gün ışığına çıkmıştır.
Hükümetin memurları ve güvenlik güçlerinin müşahitliğindeki karşılama komiteleri PKK'lılara özel misafir muamelesi yapmış, adalet makamları sokağa salıvermek için yarış içine girmişlerdir ve üstelik bu alçaklıklar, yıkımın taşeronu Başbakan tarafından memnuniyetle karşılanmış, hız kesmeyen rezaletlerin devamının beklendiği müjde ve ümitle açıklanmıştır.''
Bu olaylar karşısında artık saklanacak ve örtülecek hiçbir şey kalmadığını, her şeyin ortada, milletin gözü önünde olduğunu ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:
''Şehadet ile ihanet, ay yıldızlı bayrak ile paçavra, gazi ile terörist, alçaklık ile kahramanlık, pişmanlık ile küstahlık AKP'nin lügatinde yer değiştirmiştir.
Ne sınırdan giriş yapan hainlerde bir teslimiyet, mahcubiyet ve nedamet hissi vardır; ne de bunları kucaklayan Başbakan Erdoğan'da utanma, sıkılma ve pişmanlık emareleri görülmüştür. Bu karanlık manzarada, katile 'sayın' diyen hainlerle, şehide 'kelle' diyen zihniyet temsilcisi PKK paçavraları altında sınırda buluşmuştur.
Vatan uğruna şahadete ulaşmış yiğitlerimiz, gazi olmuş evlatlarımız, ömrünü vatanın ve milletin bütünlüğüne adamış on binlerce korucu kardeşimizin ve vatandaşlarımızın onurları, hatıraları ve yadigarları ayaklar altına alınmıştır.
Yüreğinde vatan sevgisi, gönlünde millet sevdası, hayallerinde ay yıldızlı albayrak olan hiçbir aziz millet evladının sessiz kalamayacağı ağır bir tahrik karşımızdadır.
Kendisinde milletimize bağlılığın, ecdadımıza ve mukaddesatımıza saygının ve hatta hiç olmazsa vicdanında ahlakın, adaletin ve haysiyetin kırıntısı kalmış olanlar için bu alçalış tahammül edilebilir olmaktan çıkmıştır.''