Alman gazeteci Barbara Hardinghaus bir asır yaşamanın nasıl bir şey olduğunu "Asırlık İnsanlar" adlı kitabında yazdı. Kitapta yüz yaşından fazla yaşamış, iki dünya savaşına, Almanya'nın bölünmesine ve tekrar birleşmesine tanıklık etmiş Almanlar'la röportajlar yapıldı. Röportaj yapılan kişiler nasıl bu kadar yaşayabildiklerinin yanı sıra, bu kadar yaşlı olmanın da nasıl bir şey olduğunu anlattı. Onlara göre 100'lük olmak demek hayatının yarısına yakınını dul, çeyreğine yakınını da çocuk gibi geçirmek demek. Fotoğrafları, aynı zamanda sosyolog ve gazeteci olan Karsten Thormaehlen çekti.

Time dergisinin, kadınların erkeklerden daha çok yaşamasının nedenlerini ele alan haberinde, sanayileşmiş ülkelerdeki istatistiklere bakıldığında kadınların erkeklerden 5 ile 10 yıl daha fazla yaşadıkları belirtiliyor.

Kadınların vücudunda demir oranının erkeklere göre daha az olduğunu vurgulayan Perls, demirin dolaylı olarak hücrelerin yaşlanmasına sebep olduğunu belirtiyor. Perls bu savını, demir deposu olan kırmızı etin kalp damar hastalıkları üzerindeki etkisini ortaya koyan bir araştırmayla destekliyor.

Yaşam süresini belirleyen unsurlar arasında genetik yüzde 30, çevre koşulları, davranışlar ve yaşam boyu maruz kalınan faktörlerin ise yüzde 70 oranında etkili olduğu kaydediliyor.

Dünya çapında 60 yaşındaki 100 kadına 81 erkek, 60 yaşın üzerindeki 100 kadına 53 erkek düşüyor.