Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında hakkında 337 yıla kadar hapsi istenen tutuklu sanık Rıza Akpolat, savunma yaptı. Hazırlanan iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Müdürlüğü'ne elektronik postayla yapılan ihbarda Beşiktaş Belediyesi'ndeki ihalelerde firmalarının sahibi Aktaş'ın, 100 milyon lira rüşvet dağıttığı öne sürülmüştü.
Hakkında 133 yıldan 337 yıla kadar hapsi talep edilen Akpolat savunmasında, "Ben Beşiktaş halkının iradesiyle iki dönem üst üste rekor oylarla seçilmiş bir belediye başkanıyım. Bugün huzurunuzda bu iradeyi temsil eden bir siyasetçi olarak değil, yaklaşık 13 aydır özgürlüğü elinden alıkonulmuş bir yurttaş olarak bulunmaktayım. Hakkımda ihaleye fesat karıştırma, suç örgütü üyeliği, rüşvet, dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığı gelirlerini aklama gibi suçlamalar iddia edilmektedir. Bu çok üzüntü verecek veren bir husustur. Yalnız benim için en üzücü olan şey, başarısı 2024 yılında Beşiktaş halkı tarafından sandıkta tescillenmiş bir belediye başkanı olarak makamımı ve gecemi gündüzüme katarak çalıştığım Beşiktaş Belediyesi'nin yaklaşık bir senedir bu iddialarla gündemde olmasıdır. Benim cevabını veremeyeceğim hiçbir iddia, çürütemeyeceğim hiçbir iftira, hesabını veremeyeceğim tek bir kuruş yoktur. Bu şekilde gündemde olmamız bizim için en derin vicdani yaradır. Şahsımın bu sorumluluk bilinci, görev aşkı tesadüflerin eseri değildir. Ticari hayatımda, siyasi hayatımda çok küçük yaşlardan itibaren ailemin yanında şekillendi. Babam, Cumhuriyet Halk Partisi'nde değişik kademelerde yöneticilik yaptı. Ben de bu sorumluluk bilinciyle gençlik yıllarımdan itibaren üniversite yaşamından önce ve sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi'nin gençlik kollarında yöneticilik yaptım. CHP'de, sırasıyla ilçe yöneticiliği, beş yıl ilçe başkanlığı, il yöneticiliği, il başkan vekilliği görevlerinde bulundum. 2019 yılından itibaren de Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevini sürdürmekteyim. Sürecin başından itibaren bir suç örgütü iddiası var. Ben tutuklandığım gün, benim hakkımda sadece iki tane suçlama varken bugün suçun kapsamı genişlemiş, başka suç isnatları da dosyaya eklenmiştir. Bugüne kadar bana suçlamalarla ilgili ilk tutuklandığım gün verdiğim ifadenin dışında hiç kimse benden bir ifade istemedi. Soruların cevabı bana sorulmadı" ifadelerini kullandı.
Savunmasının devamında üzerine atılı suçlamalara da değinen Akpolat, "İddianamenin tamamında şahsım, ailem, aile bireylerim, eşim, baldızım, kayınbiraderim, bacanağım, çalışma arkadaşlarım, Beşiktaş Belediyesi'nde iş yapan iş insanları. Hepsi bir şekilde suç unsuru haline getirildi, kreminize edildi ve kamuoyunda günlerdir, günlerce, haftalarca, aylarca konuşuldu. Bizimle ilgili delil yoktu, bize bir itham vardı. Hem aile bireylerim, hem çalışma arkadaşlarımla ilgili buna benzer çok fazla iddiayla, iftirayla karşı karşıyayız. Alın terinin, emeğin, hesap verebilirliğin ne demek olduğunu çok küçük yaşlarımdan beri biliyorum. İddianamelerle operasyonlar ilk başladığı zaman yargının kararlarına saygı duyun, siyasi baskı oluşturmayın, iddianamenin hazırlanmasını bekleyin dediler. Ben de ülkeyi yönetenlerin bu kararlarına sonuna kadar uygun davrandım. Bugüne kadar hiçbir gazeteye demeç vermedim, hiçbir röportaj vermedim, sosyal medyada hiçbir paylaşım yapmadım. Büyük bir sabırla bugün sizin huzurunuza gelip bu iddialara cevap vereceğim günü bekledim. Bir siyasetçi olarak, aynı zamanda seçilmiş bir kamu yöneticisi olarak yarın yöneteceğimiz yerlere, yönetmeye aday olacağımız yerlere ve tarafsız kalması gereken kurumların itibarının sarsılmaması gerektiğini düşünürüz. İtibarsızlaştırmamak gerektiğini düşünürüz. Bu sorumlulukla hareket ederiz. Biz böyle davranırken ilk andan itibaren karar vericiler ya da bu soruşturmayı yürüten bakanlar maalesef buna uygun davranmadı. Oysaki bizim tek isteğimiz masumiyet kalemimizin korunmasıydı. Masumiyet karinemizi korumak soruşturmayı yürütecek bakanların da temel sorumluluğuydu. Gizlilik kararı olan dosyalar çarşaf çarşaf milyon dolarlık yüzüklerden yatlara, villalardan evlere, arabalara konuşuldu" dedi.
Akpolat, "Beni gözaltına almak yerine, bana sorulsa, 'bu ev senin mi', koğuşta duruyorum 13 aydır. Beni çağırsa savcı, sorsa, 'bu araç senin mi', 'sen bu aracı kullandın mı, sen bu evde kaldın mı, bu ev senin mi' dese bir kelimeyle cevap verip bütün konuyu kapatacağım konular 13 aydır bana sorulmadı. Her gün televizyon ekranlarında konuşuldu. Beşiktaş Belediyesi'nde muhalefet partisine ait bir meclis üyesi yok, hepsini aldık. Ben altı yıldır belediye başkanıyım. Ben bir yıldır belediye başkanı değilim. Benim üç tane dosyam, üç tane ihalem yok. Yüzlerce ihale var. Ben hepsine hesabını verecek durumdayım. Bir şafak operasyonuyla Balıkesir'de, 75 yaşında babamın gözleri önünde gözaltına alındım ve ilk günden itibaren suçlu muamelesi görüyoruz" şeklinde konuştu.
Akpolat, duruşmada savunma yapmaya devam ediyor. (Kaynak: İHA)