Türk devletleri arasındaki iş birliği fırsatları, dünyanın farklı noktalarındaki mevcut gerilimlerin de etkisiyle durmadan genişliyor. Son olarak, İran'da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kriz, Orta Koridor'un önemini bir kez daha kanıtladı. Türk dünyası için kritik öneme sahip olan Zengezur Koridoru da, Orta Koridor'un bir parçası olacak. Böylece Türk dünyasının ticari, lojistik ve siyasi bağları daha da güçlenecek.
Haber Global'de yer alan habere göre; Modern Türk dünyasının kurumsallaşmasının mimarlarından biri olan Azerbaycan, gayriresmi zirvelerin düzenlenmesinde önemli rol üstleniyor. Teşkilatın ilk gayriresmi zirvesi, Azerbaycan'ın girişimiyle 6 Temmuz 2024'te Karabağ'ın incisi Şuşa'da yapıldı. O zirvede liderler "Karabağ Deklarasyonu"na imza attı. Şuşa Zirvesi, Türk dünyasının ortak geleceğinin sembolü haline geldi. Zirvenin Karabağ Zaferi ile işgalden kurtarılan Şuşa'da düzenlenmesi, Türk devletlerinin dayanışmasının bir sembolüydü. Azerbaycan'ın Güney Kafkasya'da yarattığı yeni jeopolitik gerçeklikten sonra bölgesel iş birliğinin yeni aşaması teyit edildi. Ekim 2025'te de geçmişten günümüze Türk dünyasında kültürel ve sembolik öneme sahip olan Azerbaycan'ın Gebele kenti, Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapmıştı.
Azerbaycan, geçmişten bu yana Türk dünyası için daima birleştirici rol üstlendi. Modern Türk entelektüeller için alan oluşturdu. Onların buluşma yeri ve reformist düşüncenin merkezi oldu. Modern Türk bütünleşmesinin tarihsel temeli, 1926 yılında Bakü'de düzenlenen ve Türk dünyasının bilimsel tarihinde dönüm noktası kabul edilen Birinci Türkoloji Kongresi ile atıldı. Bakü, Türk dünyası için ortak kültürel, dilsel ve entelektüel alan üzerinde tartışma yapılan ilk platforma ev sahipliği yaptı. Orta Asya'dan Anadolu'ya kadar bilim insanlarını, dilbilimcileri, tarihçileri ve eğitimcileri bir araya getiren kongre, 20. yüzyılda Türk dünyasının tarihindeki en önemli entelektüel olaylardan biri olarak niteleniyor. Türk dayanışması fikrinin erken tezahürü olan kongre, aradan geçen 100 yıla rağmen dil, kültür ve kimlik alanındaki etkisini sürdürüyor.