MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin 57'nci kuruluş yıl dönümünde önemli değerlendirmelerde bulundu.
Bahçeli'nin yaptığı açıklamadan öne çıkan satır başları şu şekilde:
"Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Milliyetçi Hareket Partisi’nin 57. Kuruluş Yıldönümü münasebetiyle göndermiş olduğu, Türk bayrağı motifinde hazırlanmış ve 57 yıla ithafen 57 gülün yer aldığı tebrik çiçeğinden dolayı zatıâlilerine teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Allah’tan niyaz ediyorum ki davamızı ve dava arkadaşlarımızı gördüklerinden geri koymasın, milliyetçi ülkücü hareketi mahcup ettirmesin, mağlubiyetlerin kumdağına düşürmesin.
Türkiye Cumhuriyetinin sahibi Türk milletidir. Türkiye'nin ve Türk milletinin gelecek ümidi geleceğin mimarı Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'dır.
Vatanımızı milletimizi nasıl seviyorsak milletdaşlarımızı öyle sevmekten başka alternatifimiz olmamalıdır. Türkiye sadece bölgemizin değil dünyamızın ağırlık merkezidir. Türkiye ve Türk milletini yer yüzünden çekip çıkarırsanız geriye sadece güneş etrafında dönüp duran bir gezegen kalacaktır.
Giden gitmiş, satan satmış, dönen dönmüş, çürük cevher ayıklanmıştır, kabuk gitse de işte öz buradadır. Davasını namus bilen inanmış yürekler buradadır, serden geçenler buradadır, Çankaya yokuşunda bağlanan, Asya’nın bozkurtları Marşını kalpten söyleyenler buradadır. Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın ya da inkârın pençesine düştükleri maalesef açıktır. Biz ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türkistan ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmelere soruyoruz: Peki siz kimsiniz? Liberal deseniz değilsiniz, muhafazakâr deseniz değilsiniz, demokrat deseniz yine değilsiniz, olsa olsa siz tam bir siyasi dümencisiniz.
Türk milliyetçiliği, Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesi bir, eşit ve kardeş gören, her türlü ayrımcılığı ve dışlamayı reddeden, birleştirici, toparlayıcı ve bütünleştirici bir fikriyattır. Türk milliyetçileri, aziz vatanlarının ve Türk milletinin huzuruna, kardeşliğine ve birliğine sahip çıkmaya, Türkiye’nin bir kardeş kavgasına sürüklenmesini önlemeye her zaman olduğu gibi yine kararlıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin millî birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel varsa buna da gönül rahatlığıyla hazırdır.
57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum. Cumhuriyetin kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eşdeğerdir ve bunun adı ihanettir. Türkiye’nin milli değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegâne siyasî irade Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır. Düne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır, haklılığımız milli vicdanda tescillidir. Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ile yüksek sorumluluk ve sağduyu anlayışı, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın milli ve manevi değerlerin odağı ve milli çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir.
Şu hususu özellikle ifade etmeliyim ki terörsüz Türkiye hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasi eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir. Birilerinin merkez olma iddiaları boşa düşmüş, onların bize benzeme çabaları beyhude bir didinmeden ibaret kalmıştır, kopya hiçbir zaman aslın önüne geçemeyecektir. Aramızdayken duydukları veya öğrendikleri yarım yamalak bilgilerle gittikleri yeni yerlerde toplumsal merkez iddiasında bulunanların fikrî ve siyasî müktesebatları bu nafile iddialara kefil olacak düzeyde değildir.
Dikkat buyurunuz, son yıllarda yaşanan gelişmeler milletin siyaset algısını merkeze, yani millete doğru taşımaktadır ki doğru ve doğal olan da budur çünkü bir milletin ilahi ve manevi değerler manzumesini kabullenmek ve savunmak, toplumsal merkezi siyasette ifade etmek demektir. Toplumsal merkezin siyasi izdüşümü ise siyasi merkezdir ve bu merkez Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’dır. Merkez kavramı, genel politik kanaatin kabul ettiği üzere her eğilimin temsil edildiği fikirler koalisyonu demektir. Milliyetçilik bir değer, merkez değer olarak nasıl Atatürk döneminde devletimizin ve milletimizin gelişmesinde belirleyici olmuşsa, çağı kavrayan Milliyetçi Hareket Partisi’nin milliyetçilik siyaseti de yine ülkemizin temel dinamiğini oluşturacaktır"