Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre Salonu'nda düzenlenen "Eğitim Ailesi ile İftar Programı"na katıldı.
Son nefese kadar Çanakkale'ye sahip çıkacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Çanakkale Zaferimizin 111. seneidevriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan, bu büyük Cumhuriyet'i emanet eden, bütün istiklal kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemal-i hürmetle yad ediyorum. Yine bu vesileyle bugün külliyemizde sahnelenen 'Şüheda 1915' tiyatro oyunuyla bizlere o günleri tekrar yaşatan kardeşlerimizi tebrik ediyorum." diye konuştu.
Bir milleti büyük yapanın sadece tarihe şanla, şerefle yazdırdığı zaferleri olmadığını, aynı zamanda eğitimli, özgüven sahibi, iyi yetişmiş fertleri olduğunu aktaran Erdoğan, "Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum, güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor." değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıracın nitelikli, milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikte reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayıvari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık.
Köklerden geleceğe şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik."
Daha nice hizmeti öğretmenler ve öğrencilerin istifadesine sunduklarını belirten Erdoğan, "Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Merhum Nurettin Topçu'nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor, 'Ademoğlu'nu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir/Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur/Fertler gibi nesiller de onun eseridir/Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur/Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir.' Muallimler yani öğretmenler, devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir." ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kültüre göre anne babadan sonra eli öpülen kişinin öğretmen olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
"Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum.
Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır, öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır."
Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaşılan şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gittiklerini vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı:
"Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye'nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılı'nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun diyorum.
Bu düşüncelerle görevleri esnasında şehit edilen hocalarımız başta olmak üzere ebedi aleme irtihal eden tüm öğretmenlerimize Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum. Her birine hizmetleri, gayretleri, fedakarlıkları için ülkemize kazandırdıkları değerler için insan kaynağımızın yetişmesine yaptıkları eşsiz katkılar için ayrı ayrı teşekkür ediyor, sizlere yüce Mevla'dan üstün başarılar diliyorum. Ramazan Bayramınız şimdiden mübarek olsun. Aileleriniz ve sevdiklerinizle huzurlu bir bayram geçirmeniz temennisiyle sağ olun, var olun. Allah'a emanet olun."