Yılmaz, Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV) tarafından ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenen "Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık" sempozyumunda yaptığı konuşmada, bağımlılığı halk sağlığı ve güvenlik eksenli olarak çok boyutlu ele alan sempozyumun, farkındalığın güçlenmesine, politikaların etkinliğinin artmasına ve yürütülen mücadeleye önemli katkılar sunacağına inandığını söyledi.
Cezaevlerindekilerin yaklaşık üçte ikisinin uyuşturucu nedeniyle bulunduğunu ifade eden Yılmaz, uyuşturucu bağımlılığının diğer suçların işlenmesini de etkilediğini vurguladı.
Yılmaz, bağımlılık türlerinin çeşitlenmesi ve dijitalleşmenin etkisinin artmasının, bağımlılıkla mücadeleyi bütün dünyada kamu politikalarının önemli gündem başlığı haline getirdiğine dikkati çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bağımlılıkla mücadeleyi çok boyutlu anlayışla yürüttüklerini dile getirdi.
Tütün, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile davranışsal bağımlılıkların çoğu zaman ortak risk faktörlerinden beslendiğini ve birbirini tetiklediğini anlatan Yılmaz, "Teknoloji, internet ve kumar alanında ortaya çıkan yeni bağımlılık türleri riskleri daha karmaşık hale getirmekte, mücadelemizin kapsamını ve sorumluluğumuzu artırmaktadır. Bu tablo, kurumlarımız arasında güçlü bir eş güdümü ve koruyucu hizmetlerden danışmanlık, tedavi, rehabilitasyon ve sosyal uyuma kadar uzanan bütüncül bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır." diye konuştu.
Başkanlığını yürüttüğü Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulunun çalışmalarını bu anlayışla yürüttüğü bilgisini veren Yılmaz, bu çatı altında sağlık, güvenlik, sosyal hizmet ve eğitim alanlarında görev yapan tüm kurumları ortak hedefler etrafında buluşturan güçlü bir koordinasyon modeli oluşturduklarını belirtti.
"Uyuşturucu, alkol ve tütün ürünlerinin yanı sıra teknoloji, internet ve kumar alanındaki davranışsal bağımlılıkları da öncelikli politika alanlarımız arasında ele alıyoruz." ifadesini kullanan Yılmaz, bu kapsamda hayata geçirilen 2024-2028 dönemi Tütün Kontrolü, Uyuşturucu ile Mücadele ve Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadele Ulusal Strateji Belgeleri ve eylem planlarının mücadelenin temel yol haritalarını oluşturduğunu aktardı.
Zorunlu tedavi süreçlerinin etkinleştirilmesi başta olmak üzere yenilikçi çalışmaları vatandaş odaklı bir perspektifle ele aldıklarını kaydeden Yılmaz, "Her yıl güncel durum ve ihtiyaçları analiz ederek uygulamalarımızı gözden geçiriyor, değişen risk alanlarına göre planlarımızda gerekli güncellemeleri yapıyoruz. İllerde faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurullarımız aracılığıyla bağımlılıkla mücadeleyi Türkiye'nin her bir köşesine bütüncül bir anlayışla yaygınlaştırıyoruz. Bu iş sadece merkezde başarılabilecek bir iş değil. Bütün kılcal damarlara kadar genişlemesi gereken bir mücadele. Bu anlamda illerdeki bu kurullarımızı çok önemli gördüğümüzü ifade etmek isterim." değerlendirmelerinde bulundu.
Yılmaz, yerelde hedef gruplara duyarlı olarak riskleri önceden tespit etmeye ve bu riskleri ortaya çıkmadan önlemeye dayalı faaliyetlere öncelik verdiklerini belirterek, şöyle devam etti:
"İllerde kamu kurumlarımız, üniversiteler ve sivil toplum arasındaki eş güdümü güçlendirerek mücadelemizde sahadaki etkinliğini artırmayı amaçlıyoruz. Bu süreçte koruyucu ve önleyici hizmetlerden tedavi ve rehabilitasyona kadar birçok alanda önemli adımlar attık. Uyuşturucu ile mücadelede caydırıcılığı artıran düzenlemeleri hayata geçirirken, tedaviye başvuran vatandaşlarımızın bu sürece güvenle dahil olabilmelerini sağlayan çeşitli mevzuat değişiklikleri gerçekleştirdik.
Genel Sağlık Sigortası kapsamındaki vatandaşlarımızın tedavi hizmetlerinden daha etkin yararlanmasını temin ettik. Sigara bırakma hizmetlerini aile hekimliği sistemini ve mobil ekip uygulamalarını da kapsayacak şekilde güçlendirdik. Koruyucu ve önleyici hizmetler bağımlılıkla mücadelenin kilit taşı olduğundan, okul temelli önleme programlarını yaygınlaştırıyor, risk altındaki çocukların bağımlılık gelişmeden önce tespitini sağlayan erken müdahale modellerini hayata geçiriyoruz."
Aile eğitimleri ve toplum temelli farkındalık çalışmalarıyla risk faktörlerini azaltmaya yönelik politikaları sürdürdüklerini anlatan Yılmaz, vatandaşların danışmanlık ve tedavi hizmetlerine erişimini de önemli ölçüde kolaylaştırdıklarını söyledi.
Geçen yıl Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı'nın uygulamaya geçirildiğini hatırlatan Yılmaz, elektronik haberleşme, finansal sistem, kolluk ve adli kapasite, cezai yaptırımlar, toplumsal farkındalık, reklam ve yayın faaliyetleri ile uluslararası işbirliği olmak üzere 7 başlıkta çok sayıda eylemi kapsayan çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.
Yasa dışı bahis ve kumarla ilgili etkin mücadele yürüttüklerine dikkati çeken Yılmaz, "Böylece yasa dışı bahisle mücadele yalnızca adli ve mali tedbirlerle sınırlı kalmayan, önleme, tespit, müdahale, eğitim ve uluslararası işbirliği boyutlarını kapsayan sürekli bir kamu politikası niteliği kazanmış durumda. Eylem Planı'nın uygulanmasıyla dijital erişimin engellenmesi, mobil uygulamaların kaldırılması, telefon hatlarının kötüye kullanımının önlenmesi, finansal kuruluşların denetlenmesi ve suç gelirlerinin transferinin engellenmesi alanlarında önemli sonuçlar elde ettik." açıklamasında bulundu.
Ailelerin en çok dile getirdiği konuların başında, tedaviyi reddeden bağımlılara ilişkin yaşanan güçlüklerin geldiğini aktaran Yılmaz, mahkeme kararıyla kişinin rızası aranmaksızın tedavi altına alınmasına imkan sağlayacak zorunlu tedavi uygulamalarına ilişkin mevzuat çalışmalarını ilgili kurumlarla sürdürdüklerini söyledi.
Yılmaz, bağımlılıkla mücadelenin, devletin kararlı politikalarının yanı sıra akademinin bilimsel birikimi ve sivil toplumun sahadaki tecrübesini de gerekli kılan çok yönlü bir mücadele olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:
"Bu anlayışla bağımlılıkla mücadelede kamu-sivil toplum işbirliğini daha güçlü ve kurumsal bir zemine taşıyacak bir model üzerinde çalışıyoruz. Ülkemizin dört bir yanında fedakarca çalışan 994 derneğimiz ve gönüllülerimiz, kimi zaman bir gencimizin hayatına dokunuyor, kimi zaman bir ailenin kapısını çalıyor, kimi zaman da toplumu kuşatan güçlü farkındalık çalışmalarıyla sahada etkili bir dönüşüme öncülük ediyor. Son üç yılı ve bu yılın ilk altı ayını kapsayan dönemde, bağımlılıkla mücadele alanında faaliyet gösteren 72 derneğimizin projelerine katkı sağladık. Sivil toplum kuruluşlarımızın bu alandaki çalışmalarını önümüzdeki dönemde de güçlü şekilde desteklemeyi sürdüreceğiz."
Yılmaz'ın konuşmasının ardından sempozyum oturumlarına geçildi.