Eski bakan Çelik, Tunceli'nin adının değişmesini istedi: "Dersim olmalı"

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'ten 'Dersim' çağrısı geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişteki sözlerini anımsatan Çelik, Tunceli'nin adının Dersim olarak değiştirilmesi gerektiğini savundu.

Doğru Yol Partisi'nde siyasete atılıp AK Parti'nin kurucu kadrosunda yer alan ve 2003-2009 döneminde Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapan Hüseyin Çelik'in Dersim çağrısı gündem oldu.

"TUNCELİ ADI 'DERSİM' OLARAK DEĞİŞTİRİLMELİ"

Çelik, çağrısında "Bugün yapılması gereken şey Tunceli adının 'Dersim' olarak değiştirilmesidir" ifadelerini kullandı.

Reklam
Reklam

"DEVLET ADINA GEÇMİŞTE YAPILMIŞ HATALAR VARSA 'HATA' DENİLEBİLMELİ"

Dün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım yapan Hüseyin Çelik şunları kaydetti:

"4 Mayıs 1937’de “Tunceli Tenkil Harekâtı” kararıyla başlayıp 1938’in sonuna kadar devam eden Dersim hadiseleri, milletimizin ortak hafızasında derin izler bırakan acı bir dönemi ifade etmektedir. Aradan geçen onca yıla rağmen yaşanan acılar toplumsal vicdandaki yerini hâlâ korumaktadır.

Bir hukuk devleti, geçmişiyle yüzleşmekten korkmayan bir devlettir. Devlet adına geçmişte yapılmış hatalar varsa, buna açık yüreklilikle “hata” denilebilmeli; hakikat bütün açıklığıyla ortaya konulmalı ve gerekiyorsa sorumluluk alınabilmelidir.

ERDOĞAN'IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI

Geçmişte Sayın Cumhurbaşkanımız, AK Parti Grup Toplantısı’nda Genel Başkan sıfatıyla, Dersim’de yaşanan faciaya ilişkin çok açık ve tarihi bir duruş ortaya koymuş, “Dersim olayları sebebiyle devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ben özür dilerim ve diliyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Reklam
Reklam

Bugün yapılması gereken şey, ders kitaplarında tarihi gerçeklere yer verilmesi, dilenen özrün gereği olarak iade-i itibarların yapılması ve Tunceli adının “Dersim” olarak değiştirilmesidir.

"DAHA DEMOKRATİK VE DAHA GÜÇLÜ BİR GELECEK KURMA İRADESİNİN DE GEREĞİ"

Dersim’de yaşananları hatırlamak, hakikati teslim etmek ve toplumsal hafızayı canlı tutmak; sadece geçmişe karşı bir sorumluluk değil, aynı zamanda daha adil, daha demokratik ve daha güçlü bir gelecek kurma iradesinin de gereğidir."

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: