Bayram sabahının neşesi yerini sessizliğe bırakırken, mezarlıklarda yükselen dualar ve gözyaşları Gazze’de yaşanan derin acının en somut yansıması oldu.
Mezarlıklarda toplanan aileler, kaybettikleri yakınları için dua ederken, birçok kişi bayram sabahını mezar başında geçirdi.
Oğullarını kaybeden Ummu Abdullah el-Mudellel de çocuklarının mezarı başında gözyaşlarına hakim olamadı.
Acısını dile getirmekte zorlanan anne, “Bayram geldi ama içimizde sevinç yok, sadece acı var.” sözleriyle yaşadığı hüznü ifade etti.
Kızlarını kaybeden Muhammed Ebu Daraz ise yaşadıkları acının bayram sevincini gölgelediğini belirterek, “Bu savaşta iki kızımı kaybettim. Nursena ve Hiba Ebu Daraz. Nursena 10, Hiba 7 yaşındaydı. Aynı saldırıda hayatlarını kaybettiler. Bu onlarsız ilk bayramımız. Bu çok hüzün verici bir durum.” dedi.
Bayramın Gazze’de buruk geçtiğini vurgulayan Ebu Daraz, “Doğrusu herkesi bir sevinç sararken, bizde hüzün var. Buna da Elhamdülillah. Arap ülkelerinde bayram sevinci yaşanırken, Gazze’de hüzün hakim. Herkes bir yakınını kaybetti. Kimi kızını, kimi oğlunu, kiminin yaralısı var, kiminin uzvunu kaybetmiş yakınları.” ifadelerini kullandı.
Ebu Daraz, yaşadıkları zor şartlara da dikkati çekerek, “Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de kendi vatanımızda mülteciyiz. Han Yunus’un doğusunun sakinlerinden iken şimdi el-Mevasi bölgesine sığınmış bulunuyoruz.” diye konuştu.
Oğlunu kaybeden Gazzeli Fethiye Ebu Daraz da bayramın kendisi için artık hüzün anlamına geldiğini söyledi.
Yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına boğulan anne, “Uçaklar insanları vurmuştu, oğlum da vurulanları kurtarmaya gitmişti. Şehit cenazelerini enkazdan çekerken, aynı noktaya yapılan bir başka saldırıda oğlumun sırtına şarapnel parçası isabet etti. Çok küçük bir parça sırtına saplanmış. Onun üzerine şehit oldu.” dedi.
Oğlunun hayatını kaybettiğinde henüz 36 yaşında olduğunu belirten anne, “Henüz 36 yaşındaydı, evlenmemişti bile. İnsanlara yardım ederdi. Allah rahmet eylesin.” ifadelerini kullandı.
Oğlunun kendisine aldığı bayram hediyesini unutamadığını dile getiren anne, “Bir bayram günü bana küçük bir radyo almıştı, ‘anneciğim sen haber dinlemeyi seviyorsun’ demişti. Şimdi kim bana bayramda gelecek, kim hediye alacak? Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.” sözleriyle acısını dile getirdi.