Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı yaklaşık 2,5 saat sürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
"Türkiye’yi her alanda şahlandırmak, çağ atlatmak ve kutlu hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Bölgecilik yapmak, siyasi görüşlerine, kökenlerine, oy tercihlerine göre insanlarımızı ayırmak bizim kitabımızda hiçbir zaman yer almamıştır. Vatanın her köşesini ihya etmek, bu ülkenin imkanlarını her ferde adil şekilde ulaştırmakta kararlıyız. 81 ilimizde yaşayan her bir kardeşimiz bizim nazarımızda aynı standartta hizmete ve hürmete layıktır"
"Türkiye'nin başşehrini, vatandaşlarımızı haftalarca susuzluğa ve su kuyruklarına mahkum eden zihniyetin insafına bırakamayız. Yerel yönetim düzeyinde patlak veren skandallar, Türkiye’nin son genel seçimlerde ne kadar isabetli bir tercih yaptığını ortaya koyuyor."
"Türkiye'nin bu fırtınalı dönemi kazasız belasız atlatması için alınması gereken ilave tedbirleri görüştük. Mevcut sorunlar giderek büyürken bunlara yenileri de ekleniyor. Hukukun gücü yerine güçlünün hukukunun egemen olduğu çarpık bir düzene doğru sürükleniyoruz"
"Suriye halkının kardeşi, komşusu ve kara gün dostu bir ülke olarak bunu sabote edecek hiçbir teşebbüse müsaade etmeyiz. Toprak bütünlüğü haiz, bir ve beraber Suriye'nin tüm bölgemizin refahı için vazgeçilmez olduğu inancındayız. Unutmayın Suriye, Suriyelilerindir. Suriye; Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri, Sünni, Dürzi demeden herkesindir. Tüm kesimleriyle kardeş Suriye halkınındır. Terörle mücadelelerinde Türkiye'nin daima yanlarında olduğunu, olacağını Sayın Şara'ya ifade ettim. Suriye halkını yalnız bırakmayacağız. Emir komuta zinciri içinde hareket eden Suriye ordusu başarılı bir sınav vermiş, haklıyken haksız duruma düşecek eylemlerden özenle kaçınmıştır"
"Türkiye, hiçbir mezhebin hiçbir etnik kimliğin karşısında değildir. Türkiye, çatışmalar üzerinden güç ve rant devşirme gibi son derece ucuz ve son derece vicdansız bir hesabın içinde değildir. Bizim tarih boyunca kurduğumuz devletlerin tamamı ırkçılığın reddi üzerine kurulmuştur.
"Atlas yavrumuzu katleden canilerin özellikle yargıda gereken dersi almasını istiyoruz. Bunun için üzerimize düşen görev neyse sonuna kadar yerine getirmenin kararlılığı içinde olduğumuzu bildirmek istiyorum. Minguzzi yavrumuz gibi Atlas yavrumuzun olayı da en az onun kadar bizi acılara boğmuştur. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil. Adalet Bakanımız, yargının tüm kurumları, İçişleri Bakanlığı olmak üzere bütün bunların üzerine gitmek suretiyle gereğini yapmak bizim görevimizdir. O kadar pırlanta gibi güzelim yavru nasıl acımasızsa katledilir? Bunun hesabını sormak görevimizdir"