Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde ortaya çıkan ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından değerlendirilen nipah virüsü, "Yeni bir pandemi mi başlıyor?" sorularını beraberinde getirdi. Covid’e göre 5 kat daha ölümcül olması nedeniyle korku yaratan virüs hakkında Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, önemli değerlendirmelerde bulundu.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'nin (ECDC) mevcut verilerine dikkat çeken Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, şu an için küresel bir alarm durumunun söz konusu olmadığını belirtti. Diktaş, "DSÖ şu anki tabloyu düşük risk olarak değerlendiriyor ve henüz herhangi bir seyahat veya ticaret kısıtlaması önermedi. Avrupa açısından da risk 'çok düşük' seviyesinde. Tüm bu veriler, salgın günlerinin geri döndüğüne dair bir bulgu olmadığını gösteriyor" açıklamasında bulundu.
Virüsün Türkiye sınırlarına girip girmeyeceği en çok merak edilen konuların başında geliyor. "Teorik olarak her ülkeye 'import' (yurt dışı kaynaklı) vaka gelebilir" diyen Doç. Dr. Diktaş, pratikte ise riskin oldukça düşük olduğunu vurguladı:
"nipah virüsünün yayılımı Covid gibi kolay değildir. Bulaş genellikle meyve yarasası kaynaklı kontaminasyonlarla (kirlenme) olur. Bu sebeple Türkiye'de görülme riski oldukça düşüktür."
Hastalığın sinsi ilerleyişine dikkat çeken Diktaş ilk belirtilerin ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve boğaz ağrısı gibi grip benzeri bir tabloyla başladığını ifade etti. Ancak tablonun ilerleyen dönemde ağırlaştığına dikkat çeken uzman isim, "İlerleyen dönemlerde bazı olgularda uyku hali, bilinç değişikliği ve konfüzyon gibi nörolojik bulgular gözlenebilir. Kuluçka süresi ise genellikle 4 ila 14 gün arasındadır" uyarısında bulundu.
Virüsün kesin etkili bir antiviral tedavisinin bulunmadığını belirten Diktaş, tedavinin genellikle yoğun bakım şartlarında destek tedavisi şeklinde yapıldığının altını çizdi.
Sosyal medyada dolaşan "İthal meyvelerden virüs bulaşır mı?" sorusuna da açıklık getiren Doç. Dr. Diktaş, yüreklere su serpti. Virüsün gıdalarda kalıcılığına dair kanıtların sınırlı olduğunu belirten Diktaş, şunları söyledi:
"Türkiye'de ithal meyve sularından veya meyvelerden bulaş riski pratik olarak çok düşüktür. Asıl risk, hastalığın görüldüğü endemik bölgelerde taze veya çiğ ürünlerin yerinde tüketilmesidir. Yine de en iyi pratik; bütün meyveleri yıkayarak ve mümkünse kabuklarını soyarak tüketmektir."
Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, özellikle virüsün görüldüğü endemik bölgelere seyahat edecek vatandaşlar için çok kritik uyarılarda bulundu: