Dr. Baibing Chen, kısa süre önce Journal of the American Medical Association (JAMA) dergisinde yayımlanan geniş kapsamlı bir araştırmaya dikkat çekti. Araştırmada 130 binden fazla kişi onlarca yıl boyunca takip edildi ve düzenli olarak kafeinli kahve veya çay tüketenlerin, ilerleyen yaşlarda daha düşük demans riski taşıdığı ve bilişsel testlerde daha iyi performans gösterdiği tespit edildi.
Ancak dikkat çeken nokta, bu ilişkinin yalnızca kafeinli içeceklerde görülmesi oldu. Kafeinsiz kahve ve çay tüketenlerde aynı koruyucu etki gözlemlenmedi.
Dr. Chen’e göre kafein, beyindeki bazı reseptörlerle etkileşime girerek iltihaplanmayı ve uyanıklık düzeyini etkileyebilir. Bu mekanizmanın zamanla nöronları koruyucu bir rol oynayabileceği öne sürülüyor.
Ancak uzmanlar önemli bir noktaya dikkat çekiyor: Bu çalışma gözlemsel nitelikte. Yani kahve veya çayın doğrudan demansı önlediği kanıtlanmış değil; yalnızca aralarında bir ilişki olduğu görülüyor. Kafein tüketen bireylerin aynı zamanda daha sağlıklı uyku düzenine, daha iyi damar sağlığına ya da daha aktif bir yaşam tarzına sahip olabileceği de belirtiliyor.
Dr. Chen ayrıca aşırı kafein tüketimine karşı uyarıda bulundu. Fazla kafeinin kalp sağlığı ve beyin sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini vurguladı.
Araştırmada Amerikalı 130 binden fazla kişi en fazla 43 yıl boyunca takip edildi. Bu süreçte 11 bin 33 demans vakası kaydedildi.
Katılımcılar her birkaç yılda bir kahve ve çay tüketim alışkanlıklarını bildirdi. Sonuçlara göre:
Günde iki ila üç fincan kafeinli kahve tüketenlerde demans riski daha düşük bulundu.
Çay tüketenlerde ise günde bir ila iki fincan benzer koruyucu etkiyle ilişkilendirildi.
Düzenli kafein tüketenlerde 40 yıllık süreçte demans riskinin yüzde 18 oranında daha düşük olduğu görüldü. Bu koruyucu etki, APOE4 gen varyantı gibi genetik risk faktörlerinden bağımsız olarak gözlemlendi. Araştırma yazarları, en belirgin faydanın orta düzey tüketimde ortaya çıktığını belirtti.
Uzmanlara göre ölçülü miktarda kafeinli kahve ve çay tüketimi, egzersiz, kaliteli uyku, tansiyon kontrolü ve zihinsel aktivitelerle birlikte beyin dostu bir yaşam tarzının parçası olabilir. Ancak tek başına mucizevi bir çözüm olarak görülmemesi gerekiyor.