'Şeref konuğu' olarak çağırdı! Konumunu İsrail'e gönderdi: Hintlilerin ihaneti dünyanın gündeminde!

ABD-İsrail-İran arasında 10 gündür devam eden savaşta her geçen saat yeni gelişmeler yaşanırken geçtiğimiz günlerde Hint Okyanusunda ABD ve İsrail'in saldırısı sonucu batmış ve 104 asker ölmüştü. Olayın korkunç detayları ortaya çıktı. Gelen bilgilere göre İran, tatbikata Hinditan'ın 'Şeref konuğu' sıfatıyla davet edildi. Ancak yine Hindistan İran donanmasına ait geminin konumunu ABD ve İsraillilerle paylaştı ve iki ülke tam iftar saati gemiyi vurdu. 104 denizci yaşamını yitirdi.

İran Donanması’na ait IRIS Dena fırkateyninin batmasıyla sonuçlanan olayda 104’ten fazla denizcinin yaşamını yitirmesi, bazı çevreler tarafından askeri operasyon değil “katliam” olarak değerlendiriliyor.

'ŞEREF KONUĞU' OLARAK ÇAĞRILMIŞTI

İran basınında yer alan haberlere göre olayın başlangıcı Hindistan’ın ev sahipliği yaptığı dünyanın en prestijli deniz tatbikatlarından biri olan MILAN 2026’ya dayanıyor. Yeni Delhi yönetimi, İran Donanması’nı bu tatbikata "Şeref Konuğu" sıfatıyla resmen davet etmişti. İran ise bu diplomatik jest karşılığında en donanımlı personellerini bölgeye gönderdi.

Reklam
Reklam

Ancak tatbikat devam ederken ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava operasyonları başlatması, dengeleri bir anda değiştirdi. Kendi karasularından binlerce kilometre uzakta, açık hedef haline gelen IRIS Dena, dönüş yoluna geçtiği sırada iddiaya göre Hindistan’ın ihanetine uğradı. Hindistan hükümetinin, müttefiki ABD ile bağlarını güçlendirmek adına geminin tüm koordinatlarını ve rotasını Amerikan Donanması’na gizlice rapor ettiği öne sürülüyor.

HİNTLİ GENERAL İTİRAF ETTİ

Raisina Diyaloğu'nda konuşan General Upendra Dwivedi, İran donanmasıyla ilgili olayı şöyle açıkladı:

'İran donanmasına ait geminin batırılması elbette talihsiz bir durum ancak bu olay uluslararası sularda gerçekleşti. İran gemisi Hint sularında kaldığı sürece koruma altındaydı; fakat uluslararası sulara geçtiklerinde, İsrail'in stratejik müttefikleri olarak, yeni stratejik anlaşmamızın bir parçası gereği tam konumlarını İsrail'e bildirmek bizim görevimizdi.'"

Reklam
Reklam

GEMİDE BEYAZ BAYRAK ÇEKİLİYDİ

Olayı "savaş suçu" kategorisine sokan en kritik detay ise geminin vurulduğu andaki statüsüydü. Uluslararası deniz hukukuna göre, çatışma bölgelerinden uzak olan ve herhangi bir saldırgan niyet taşımayan gemiler, güvenli geçiş sembolü olarak "Beyaz Bayrak" taşırlar.

Saldırı anında IRIS Dena’nın direğinde bu barışçıl geçişi temsil eden beyaz bayrağın dalgalandığı belirtiliyor. Cenevre Sözleşmeleri’ne göre, teslim olduğunu veya savaş dışı olduğunu beyan eden bir unsura ateş açmak net bir suç teşkil etse de, ABD nükleer taarruz denizaltısı bu kuralı hiçe sayarak Sri Lanka açıklarında pusuya yattı.

ORUCUNU AÇAN ASKERLERİ VURDULAR: 104 ÖLÜ

Saldırı için seçilen zamanlama, yaşanan dramın boyutunu daha da ağırlaştırdı. Ramazan ayı olması sebebiyle gemi mürettebatı, oruçlarını açmak üzere yemekhanede iftar sofrasında toplandığı sırada saldırı gerçekleşti. Savunma sistemlerinin asgari düzeyde, personelin ise en savunmasız olduğu o dakikalarda, Amerikan denizaltısından ateşlenen ağır torpidolar geminin gövdesinde telafisi imkansız hasarlar bıraktı.

Reklam
Reklam

Resmi rakamlar ilk etapta daha düşük gösterilse de güncel raporlar tablonun çok daha karanlık olduğunu gösteriyor. 130 kişilik mürettebattan şu ana kadar sadece 104 denizcinin cansız bedenine ulaşılabildi.

Okyanusun derinliklerinde veya akıntıda kaybolan denizciler için umutlar tükenirken, beyaz bayrak altında ve ibadet vaktinde gerçekleştirilen bu saldırı İslam dünyasında büyük bir infiale yol açtı.

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: