Ankara (AA)- Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Merkez Bankasının, döviz likiditesinin sağlanmasındaki aracılık fonksiyonunun, piyasalarda döviz açısından dalgalanmayı ortadan kaldırdığını söyledi.
Yılmaz, Merkez Bankasının, küresel finansal kriz karşısında uyguladığı politikalara yönelik sorularını yanıtladı.
Küresel kredi sıkıntısıyla gündeme gelen likidite sorununa yanıt verme konusunda, Merkez Bankasının elinde çağdaş enstrümanlar bulunduğunu belirten Yılmaz, bunlardan birisinin de döviz likiditesinin sağlanmasındaki aracılık fonksiyonu olduğunu anlattı.
Türkiye'nin, döviz likiditesine yönelik uyguladığı bu modelin çok yaygın bir model olmadığının altını çizen Yılmaz, ayrıca Merkez Bankasının bunu Türkiye'de etkin bir şekilde uyguladığına da dikkat çekti.
ABD Merkez Bankası FED'in de, likidite sorununa çözüm açısından "iskonto penceresi" açtığını hatırlatan Yılmaz, ancak büyük bankalar ve mali
kuruluşların, "damgalanırız" kaygısıyla böyle bir imkana başvuruda bulunamadıklarını, bu nedenle bu sistemin etkin bir şekilde çalışmadığını ve likidite sorununun derinleştiğini vurguladı.
Türkiye'de Merkez Bankasının gerçekleştirdiği döviz likiditesi aracılığında, bazı bankaların elinde bulunan döviz fazlasını, kredi riskini de üstlenerek borç aldıklarını ve bunu ihtiyacı olan kurumlara verdiklerini vurgulayan Yılmaz, kendilerinin aracılık yaptığını, borç alan ile verenin ise birbirlerini tanımadığını söyledi.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ile yaptıkları görüşmelerde, bu kuruluşların, kendilerine bir "B" planı olup olmadığını sorduklarını belirten Yılmaz, Merkez Bankası olarak, döviz likiditesindeki aracılık fonksiyonlarını anlattıklarını, reyting kuruluşlarının da bu sistem ile yakından ilgilendiklerini söyledi.
Öte yandan, ekonomideki makro hedeflere ulaşmada, para politikasını destekleyecek bir kamu maliyesi ile harcamaları disipline ederek kurallara bağlayacak bir çıpanın önemine de dikkat çeken Yılmaz, çıpanın niteliğinin önemli olmadığını, çıpayı oluşturacak unsurun, "Mali Kural" ya da "IMF" olabileceğini belirtti.
Yılmaz, bu türden krizlere karşı ilk olarak para politikasıyla cevap verildiğini söyledi.
Krize karşı ikinci müdahalenin faiz oranları olduğunu belirten Yılmaz, bunlar da yeterli olmaz ise finansal sistemdeki tüm mevzuatın yeniden gözden geçirildiğini kaydetti.