Ayakta nasır, genellikle topuk, ayak tabanı ve parmakların belirli noktalarında görülmektedir. Bu bölgeler, yürürken ve ayakta dururken en fazla basınca maruz kalan alanlardır. Başlangıçta sadece ciltte hafif bir sertleşme şeklinde ortaya çıkan nasır, zamanla kalınlaşarak belirgin hale gelebilmektedir.
Nasır, cildin belirli bir bölgesinin uzun süreli baskı, sürtünme veya tekrarlayan tahrişe maruz kalması sonucunda meydana gelen bir rahatsızlıktır. En sık ayaklarda görülmekle birlikte, ellerde ve sürekli temas eden diğer cilt bölgelerinde de oluşabilmektedir.
Nasırın oluştuğu bölgede cilt normalden daha sert, kalın ve bazen sarımsı bir görünüm almaktadır. Nasırın kalınlığı artıkça basınç hissi ve hassasiyet artabilmektedir. İleri durumlarda nasır, cildin alt katmanlarına doğru ilerleyerek ağrılı bir hale gelebilmektedir.
Nasır, bulaşıcı bir hastalık değildir. Genellikle dış etkenlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Uygun olmayan ayakkabı kullanımı, ayakta uzun süre kalma, ayak yapısına uymayan tabanlar ve yanlış basma alışkanlıkları nasır oluşumunda etkili olan faktörlerdendir.
Ayakta nasır, cildin uzun süre baskıya ve sürtünmeye maruz kalması sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu durum genel olarak günlük alışkanlıklar ve ayak yapısıyla alakalıdır. Ayakta nasır oluşumuna neden olan başlıca faktörler şu şekildedir:
Ayakta nasır, genellikle yavaş gelişmektedir ve belirtiler zamanla belirgin hale gelmektedir. İlk aşamalarda hafif bulgularla ortaya çıkabilen nasır, ilerledikçe günlük yaşamı olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Ayakta nasırın en sık görülen belirtileri şu şekildedir:
Bazı durumlarda nasır, siğil veya diğer cilt sorunlarıyla karıştırılabilmektedir. Bu yüzden belirtilerin şiddetlenmesi, ağrının artması veya ciltte çatlaklar oluşması halinde mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır.
Ayaktaki nasırın geçmesi, öncelikle nasıra neden olan baskı ve sürtünmenin azaltılmasıyla mümkün olmaktadır. Tedavi süreci nasırın büyüklüğüne ve derinliğine göre değişiklik gösterebilmektedir. Erken dönemde fark edilen nasırlar, doğru bakım ve önlemlerle zamanla gerileyebilmektedir.
İlk olarak, ayağa uygun ayakkabı seçilmelidir. Ayağı sıkmayan ve yumuşak tabanlı ayakkabılar tercih edilmelidir. Nasır oluşan bölgedeki basıncı azaltmak için silikon pedler veya tabanlıklar kullanılabilmektedir. Bu ürünler, sürtünmeyi azaltarak cildin kendini yenilemesine yardımcı olmaktadır.
Düzenli ayak bakımı da nasırın hafiflemesinde etkilidir. Ilık suda yapılan ayak banyoları, sertleşmiş derinin yumuşamasını sağlamaktadır. Banyo sonrasında, nasırlı bölge nazikçe ponza taşı veya ayak törpüsü ile temizlenebilmektedir.
Cildin kurumasını önlemek için nemlendirici kremler düzenli olarak kullanılmalıdır. Özellikle üre veya salisilik asit içeren ürünler, kalınlaşmış derinin incelmesine yardımcı olabilmektedir. Bununla birlikte, bu tür ürünlerin bilinçsiz ve uzun süreli kullanımının ciltte tahrişe yol açabileceği unutulmamalıdır.