HABER

Kapat

Bakan Güler'den doğalgaz değerlendirmesi

ANKARA(İHA) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Rusya ile Ukrayna arasındaki kriz çözülmezse Türkiye'nin kesintiye gitmek zorunda kalıp kalmayacağı sorusuna karışı, Ukrayna'dan geçen gazın tek hattan gelmediğini açıklamasında bulundu.

Güler, Ukrayna'dan geçen 3 ayrı boru hattı olduğunu belirterek, "Rusya'nın kesinti yaptığı hat, doğrudan doğruya Ukrayna'nın iç kullanımına yönelik olan hattır. Ama burada Ukrayna'nın diğer borulardan da gaz aldığı şeklinde iddialar var. Bu diğerlerini etkileyebilir. Ama biz olayı çok sıkı takip ediyoruz. Benim bizzat dün ve bugün olayla ilgili çok yakın görüşmelerim oldu. Sadece Rusya ile değil, paydaş olduğumuz diğer ülkelerle de görüşüyoruz. Dolayısıyla bir sorun söz konusu değil" dedi.

Bakan Güler, bugün Doğalgaz Dağıtım Şirketleri'yle Bakanlık'ta bir toplantı düzenledi. Güler, basına kapalı toplantı öncesinde basın mensuplarının Ukrayna'dan gelen doğalgaz hattındaki kesintiyle ilgili sorularını cevaplandırdı. Güler, doğalgaz depolama tesisleri konusunda Türkiye'nin hazır olup olmadığı ve alternatif kaynakların neler olduğu sorusuna, doğalgaz depolamayla ilgili yoğun bir yatırım faaliyeti içinde olduklarını belirtti. Özellikle Silivri'deki yer altı deposunu süratli bir şekilde bitirmeye çalıştıklarını belirten Güler, 1.6 milyar metreküp hacimli bu depoyu Haziran ayı sonunda devreye almayı planladıklarını dile getirdi. Güler, Tuz Gölü altında yapılması planlanan doğalgaz deposunu da mühendislik ihalesi için tekliflerin alındığını ve projelendirildikten sonra inşaata başlanacağını bildirdi.

Dünya Bankası kredisiyle yürütülen projenin hacminin 1'er milyar metreküplük birimler halinde toplam 5 milyar metreküp olduğunu ifade eden Güler, bu projeyi de süratli şekilde devreye almayı düşündüklerini söyledi. Güler "Bunlar olası kesintilerde veya beklenmedik olaylarda bizim için rezerv kaynak olacaktır" dedi. Bu 2 proje dışında, İzmir Aliağa'daki LNG terminalini kullanmayı düşündüklerini kaydeden Güler, BOTAŞ'ın bu konudaki çalışmalarını şekillendirdiğini söyledi. Güler, bu terminale yönlendirilecek gemilerin sayısını da tespit edildiğini belirtti. Bunun için EPDK'nın lisans vermesi gerektiğini bildiren Güler, bu konudaki görüşmelerin sürdüğünü ifade ederek, "Bizim elimizde 2 doğalgaz deposu ve Marmara Ereğli'deki LNG terminaline ek olarak Aliağa'daki tesisi de ülke ekonomimize katmayı düşünüyoruz" açıklamasında bulundu.

Olası bir kriz durumunda Türkiye'nin kaç günlük doğalgazı bulunduğunu sorulması üzerine ise Güler, Türkiye'nin herhangi bir kesinti anında, kaynak çeşitliliği olduğunu söyledi. Türkiye'nin doğalgaz konusunda tek bir ülkeye bağımlı olmadığını, ancak Rusya'ya yüzde 65 oranındaki bağımlılığın da büyük bir rakam olduğunu belirten Güler, "Ama Rusya'ya tek hatla bağlı değiliz. Hem Mavi Akım var hem batıdan gelen hatlar var. Yani 2 ayrı kaynak var. İran'dan gelen bir hat var. LNG tankerleriyle Nijerya ve Cezayir'den gaz alıyoruz. Ayrıca bu yılın sonunda, Azerbaycan'dan gelen hattı devreye alacağız. O da önemli bir kaynak olacak. Bunları düşündüğümüz zaman günlük kesinti hesabı çok anlamlı olmuyor. Yani hepsinin başına bir şey gelmesi lazım. Böyle bir şey de zaten çok zayıf bir ihtimal. Ama hatlardan biri veya ikisinde bir problem olduğu takdirde yerine koyacak imkanlarımız var" şeklinde konuştu.

"RUSYA İLE KARŞILIKLI BAĞIMLILIĞIMIZ VAR"

2005 Nisan ayında bitirileceği söylenen Tuz Gölü altındaki depolama tesisinin, ancak 2010 yılında bitirilebileceği yönünde eleştirilerin hatırlatılması ve Ukrayna'daki gelişmelerin ardından Türkiye'nin bu projeleri hızlandırma kararı alıp almadığının sorulması üzerine de Bakan Güler, "Ukrayna ile Türkiye'yi mukayese etmemek lazım. Bizim kontratlarımız var. Her ne kadar bu kontratlar zamanında istemediğimiz bir takım ağır hükümleri taşıyor olsa da biz bunları yoğun tartışmalardan sonra istediğimiz noktaya getirdik. Yani bizim durumumuzla Ukrayna'nın ve sonradan demir perde ülkesi olup da bağımsızlığına kavuşan ülkelerin durumlarıyla aramızda farklılık var" dedi.
Bazı ülkelerin yıllık değerlendirmelerle Rusya'dan gaz aldığını, büyük kısmını da değişken bir durumu olduğunu belirten Güler, "Rusya fiyatlarını artırmak isteği için bu olay meydana geldi. Bizim durumumuzla diğerlerini durumu arasında farklılık var. Karşılıklı bağımlılığımız var. Neticede biz müşteriyiz onlar da para kazanıyorlar. Ayrıca Rusya ile bizim aramızda gayet sağlıklı ilişkilerimiz var. Ticari, diplomatik ilişkilerimiz ve yatırımlarımız var" diye konuştu. Basındaki karamsar havanın toplumu da olumsuz etkilediğin belirten Güler, yaptıkları bütün açıklamalara rağmen zaman zaman soğuk bir dalganın basını etkilediğini ifade etti.

Doğalgaz depolama yatırımlarıyla ilgili de bir değerlendirme yapan Bakan Güler, "Biz bu yatırımların bir kısmını daha önceden devraldığımız için anlaşmalardaki bir takım aksaklıklar ve kontratların yapılış şekli, tıpkı doğalgaz alım anlaşmalarında olduğu gibi bu yatırımlarda da maalesef müteahhitler nedeniyle belirsizliklerle doluydu. Bundan dolayı özellikle Silivri'deki deponun yürütülmesinde bazı sıkıntılar çektik. Burada haksız sayabileceğimiz fiyat artışları söz konusuydu. Biz ise bu noktalarda herhangi bir haksızlığa müsaade etmeyecek bir hükümet olduğumuz için bunlarla hem sıkı bir pazarlıkla hem de bu işleri ciddiyetle sürdürmek üzere ciddi tedbirler aldık. Esas mesele, bu tip yatırımları maalesef bizden önce yapılan yatırımların mukavelelerindeki belirsizlikler ve her tarafa çekilebilecek maddelerinden dolayıdır" değerlendirmesini yaptı.

Tuz Gölü altında yapılacak deponun da büyük ve karmaşık bir proje olduğunu belirten Güler, bu projede herhangi bir gecikme söz konusu olmadığını belirtti. Şahdeniz Projesi'ni de hızlandırdıklarını kaydeden Bakan Güler, Yunanistan'la olan doğalgaz hattını takip ettiklerini, Mısır'la Kilis'ten Türkiye'ye girecek doğalgaz hattı anlaşmasını imzalandığını hatırlattı.

"MAVİ AKIM UCUZLAMASAYDI, HALİMİZ DUMAN OLURDU"

Türkiye'nin Rusya'ya doğalgaz konusunda yüzde 65 bağımlı olduğunu belirten Bakan Güler, "Gaz aldığımız 2 ülke aynı zamanda Türkmenistan'dan ucuza aldığı gazı bize satıyor. Bunların hepsini biliyorsunuz. Şimdi biz aynı zamanda bu bağlantıları tekrar canlandırmaya gayret ediyoruz ve bunda da çok başarılı bir noktaya geldik" dedi.

Mavi Akım ile ilgili kitapçık dağıtmalarına rağmen, bazı kişilerin iddialarını sürdürdüğünü belirten Güler, "Türkiye olarak Avrupa'da hem sanayide hem de konutlarda en ucuz doğalgazı kullanıyor. Üstelik biz bu anlaşmaları Ukrayna meselesinde olduğu gibi hiçbir kesinti, sıkıntı olmadan pazarlıklarla dostane şekilde bitirdi. Burada 40 milyar metreküp doğalgazı al ya da öde miktarını düşürdük. Ayrıca hiç hesapta olmamasına rağmen, tek fiyat yaptık ve batıdan aldığımız 14 milyar metreküp gazın fiyatını da Mavi Akım'la birlikte düşürdük. Eğer böyle olmasaydı, halimiz duman olurdu. Rusya ile Ukrayna arasındaki kriz çözülmezse Türkiye'nin kesintiye gitmek zorunda kalıp kalmayacağı sorusuna ise Bakan Güler, Ukrayna'dan gelen gazın tek hattan gelmediğini söyledi. Güler, Ukrayna'dan geçen 3 ayrı boru hattı grubunun olduğunu belirterek, "Rusya'nın kesinti yaptığı hat doğrudan doğruya Ukrayna'nın iç kullanımına yönelik olan hat. Ama burada Ukrayna'nın diğer borulardan da gaz aldığı şeklinde iddialar var. Bu diğerlerini etkileyebilir. Ama biz olayı çok sıkı takip ediyoruz. Ben bizzat dün ve bugün olayla ilgili çok yakın görüşmelerim oldu. Sadece Rusya ile değil, paydaş olduğumuz diğer ülkelerle de görüşüyoruz. Dolayısıyla bir sorun söz konusu değil" şeklinde konuştu.

Sadece bu tip sorunlar değil, herhangi bir kaza ya da sabotaj halinde arz güvenliğini sağlamanın temel görevleri olduğunu ifade eden Güler, bunun için sadece B değil, C-D-E-F palanlarının da olduğunu da sözlerine ekledi. Amaçlarını kaynak çeşitliğini artırmak ve yerli kaynaklara ağırlık vermek istediklerini anlatan Güler, Rusya ve Ukrayna arasındaki olayı bir kriz değil bir fırsat olarak gördüklerini söyledi. Güler, asıl sorunun önceki hükümetler zamanında yapılan doğalgaz anlaşmaları olduğunu vurgusunu yaptı. Güler, bu anlaşmalar dışında "gizli anlaşmalar" da olduğunu belirterek, "Burada lobilerle uğraşılıyor. Çok uluslu şirketler ve gizli anlaşmalar var. Bir kontratı düzeltmek yeniden yapmaktan daha zor. Tüm bu ilişkiler yumağı içinde doğru ipin ucunu bulmaya çalışıyoruz ve bunu da bulduk" dedi.
Güler ayrıca, doğalgaz dağıtım şirketlerinin ucuz fiyata kaliteli iş yapamayacaklarıyla ilgili olarak EPDK'ya bir yazı gönderdiğini de teyit etti.

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat