HABER

Kapat

Bazı baskı ve sınırlamalar zaman içinde aşılmıştır

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 60. Frankfurt Kitap Fuarı'nın açılışında yaptığı konuşmada Türkiye'de son 60 yılda yazarlar üzerinde uyguların baskıların azaldığını veya ortadan kalktığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin onur konuğu olarak katıldığı 60 Frankfurt Kitap Fuarı'nın açılışında davetlilere bir konuşma yaptı. Abdullah Gül konuşmasında son 60 yılda kitapların, yazarların ve okurların uğradığı değişimlerden ve bu değişimlerden ülkelerin nasıl etkilendiğini bahsetti.

Cumhurbaşkanı Gül, "60. Frankfurt Kitap Fuarı'nın açılışında bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Kültür, sanat ve özellikle edebiyat alanındaki gelişmelerin, birikimlerin paylaşılacağı bu ortamda sizlerle birlikte olmak benim için gerçekten büyük bir ayrıcalıktır. Bu yıl dünyanın en büyük gelenekselleşmiş kitap fuarına ülkemin onur konuğu olmasından da şüphesiz büyük bir memnuniyet duyuyorum. Türkiye'nin konukluğunun bu önemli fuarın 60. yılına denk gelmesini ayrıca anlamlı buluyorum. Geçen 60 yıl dünyada kitapların yayın ve dağıtım imkanlarını gerçekten çok genişletmiştir. Bu gelişmede gerek teknolojideki hızlı ilerlemeler ve yenlilikler gerekse dünyada tedricen yaşanan demokratikleşme etkili olmuştur. Dünyanın bir çok ülkesinde insan hakları standartlarının yükselmesi, fikir ve ifade özgürlüğüne giden daha çok saygı gösterilmesi evrensel kültür hayatını doğrudan etkilemiştir. Yazarlar daha çok saygı görmeye, onurlandırılmaya başlamıştır. Önlerindeki engeller yok olmasa da göreli olarak azalmıştır. Yazarlar ile okurlar doğrudan iletişime geçmeye başlamışlardır" dedi.

Abdullah Gül şöyle devam etti: 'Kitapların en ücra köylere kadar hızla ulaşması mümkün hale gelmiştir. Buna karşılık dünyanın geçen 60 yıl içinde yaşadığı bazı ekonomik, sosyal veya siyasi krizler maalesef evrensel kültür hayatını doğrudan veya dolaylı olarak olumsuz yönde etkilemiştir. Bu etki kimi zaman kültürel çatışmalar ve kimlik bunalımları kimi zaman kültürel yozlaşma şeklinde ortaya çıkmıştır, çıkmaya da devam etmektedir. Örneğin ders ve okul kitapları kültürel ön yargılardan çok etkilenmiştir. Bir çok ülke ve başta UNESCO olmak üzere uluslararası kuruluşlar bu etkinin izlerini ortadan kaldırmak için gerçekten büyük gayret göstermişlerdir. Savaş, şiddet ve terör kütüphaneleri de vurmakta geri kalmamıştır. Saraybosna ve Bağdat'taki milli kütüphanelerin başlarına gelenlerin acı hatırları hala tazeliğini korumaktadır. Kütüphaneler yağma edildi, yüzlerce yıllık el yazması eserler yok edildi, bütün bunları da hala hafızalarımızda koruyoruz. Ama diğer yandan kitapların kimi zaman salt ticari meta olarak görülmesinin kültürel düzeyin yükselmesinin her zaman yardımcı olduğu da söylenemez"

60 yılda meydana gelen olayların Türkiye'yi etkilediğinden bahseden Abdullah Gül, "Türkiye'de yayınlanan kitapların sayısı, çeşitliliği ve kalitesi giderek artmıştır. Yazarlar üzerinde uygulanan bazı baskı ve sınırlamalar zaman içinde azalmış veya ortadan kalkmıştır. Bu süre içinde maalesef teröre kurban verdiğimiz yazarlar da olmuştur. Ancak bugün memnuniyetle söyleyebilirim ki Türkiye tedricen gerçekleştirdiği ve özellikle son yıllarda hızlanan ekonomik ve siyasi reformlar sayesinde fikir ve ifade özgürlüğü ve kültürel çeşitliliğe saygı alanında Avrupa Birliği kriterlerini büyük ölçüde gerçekleştiren ve buna yaklaşmıştır. Şüphesiz ki bununla hala yapacağımız çok şeylerin olduğunu göz ardı etmek istemiyorum. Daha önceyle mukayese ettiğimizde Türkiye'deki bu değişimi de, Türkiye'deki bu olumlu gelişmeyi de burada açıkçası ifade etmek isterim. Özellikle yayıncılarla ilgili olarak bütün bu söylediklerimi fikri mülkiyet haklarının korunması alanında gösterilen çabaların daha etkin bir şekilde sürdürülmesi ve gerekli tedbirlerin alınmasını çok arzu ediyorum. Bu gelişmeler kültür hayatımızı daha canlı hale getirmiş, sanatçı ve aydınlarımızın artistik ve entelektüel yaklaşımlarını teşvik etmiştir. Kültür hayatımız giderek daha özgür ve özerk bir kimliğe de bürünmektedir" dedi.

Gül, "Bunun en somut kanıtı bugün Frankfurt Kitap Fuarı'nda onur konuğu olan Türkiye pavyonundaki kitapların ve yayınevlerinin çeşitliliği ve yüksek kalitesidir. Bu fuarda da gördüğümüz gibi Türk yazarları diğer dillere giderek daha çok tercüme edilmeye başlamıştır. Önceki yıl Nobel Edebiyat Ödülü'nün değerli Türk yazarı Orhan Pamuk'a verilmiş olması Türk edebiyatının evrensel olarak kabul edildiğini bir kez daha teyit etmiştir. Şüphesiz ki bundan dolayı büyük bir mutluluk duyuyoruz. Siz Türkçeyi bütün dünyaya duyurdunuz, şüphesiz ki içinde yaşadığınız dünyanın, kültürün, geleneklerin tanınmasına çok büyük bir katkınız oldu. Bundan dolayı tabi ki teşekkür ediyorum" diye konuştu.

İHA

YORUMLARI GÖR ( 0 )

En Çok Aranan Haberler

Kapat