Bozuk paraların metal malzemelerden yapılmasının nedeni hem dayanıklı olmalarını sağlamak hem de metalin eritilerek bir kalıba dökülüp kolayca biçimlendirebilmek amacı taşımalarıdır. Eski çağlarda üretilen para kalıplarının çoğu tunç malzemeden yapılırken Romalılar demir kalıplar tercih edilmiştir. Daha sonraki süreçlerde farklı malzemelerde kullanılmıştır.
Gümüş para yapımında önce gümüş ince bir tabaka halinde dökülür daha sonra ise eritip tam soğumadan önce çekiş ile şekillendirilerek istenilen kalınlığa getirilir. Farklı malzemelerden yapılsalar da madeni paraların ortak birçok özelliği bulunmaktadır.
Madeni bir paraya çiviye, anahtara temas edildikten sonra metalik bir koku alınır. Bu durum halk arasında bilinen bir durum olmakla birlikte bilimsel olarak kimya alanında var olan bir bilgiye göre metallerin kokması olanaklı değildir.
Kimya bilimine göre bir maddenin kokusunun alınabilmesi için öncelikli olarak o maddenin uçucu taneciklerinin buruna ulaşabilmesi gerekmektedir. Katı maddeler ile kıyaslandığı zaman sıvıların koku üretmesi daha olası kabul edilmektedir. Çünkü sıvı molekülleri birbirlerine görece olarak daha zayıf etkileşimler ile tutunmaktadır.
Katılar arasında bir uçuculuk hiyerarşisi oluşturulduğu zaman organik bileşikler koku üretimi için daha yatkın olurlar. Tuz, mineral ve metallerin içerisinde ye aldığı inorganik özellikteki bileşikler tanecikler arasındaki güçlü etkileşimlerin etkisi ile koku üretme konusunda daha az meyillidirler.
İnsanların bir kokuyu alabilmeleri için ikinci bir şart daha bulunmaktadır. Bu da burunda o uçucuyu algılayacak olan reseptörlerin bulunmasıdır. Metaller normal koşullar altında buharlaşsalar da kokularının alınması mümkün olmaz.
Ancak madeni bir para ile temas edildikten sonar ellerde bir koku kalır. Bu kokuda demir atomları bulunmaz. Kokunun kaynağı aslında cildin metal ile etkileşiminin sonucu olarak ortaya çıkan ürünler veya metal üzerindeki kimyasal birikintilerdir.
Metal nesneler tutan katılımcılar ile yapılan deneylerin sonuçlarına göre demir iyonları ile ciltteki ter ve yağlar hızlı bir reaksiyona girer. Bunun sonucunda ise keton ve aldehit türü bileşikler meydana gelir.
Yapılan deneye göre kokunun kaynağı para üzerinde yer alan demir atomları değildir. İnsan vücudunun üretmiş olduğu kimyasallar madeni paralar ile temas edildiğinde elde kalan kokunun kaynağı olarak tespit edilmiştir.
Uzmanlara ve araştırmacılara göre insan kanında yer alan demir de benzer tepkimeler sonucunda kan kokusu adı verilen kokuyu ortaya çıkarmaktadır. Örnek olarak OEO adı verilen kimyasal bu tepkimeler sonucunda meydana gelen ve mantar kokusuna benzeyen ürünlerden bir tanesidir. İnsanların burnu OEO molekülünü trilyonda bir oranda beş parçacık düzeyinde bulunsa bile algılayabilecek hassasiyettedir.