Glioblastoma, günümüzde tedavisi en zor ve en agresif beyin kanseri türlerinden biri olarak biliniyor. Mevcut tedavilerle hastaların yalnızca yaklaşık yüzde 7’si tanıdan sonra beş yıl ve daha uzun süre hayatta kalabiliyor. Son 20 yıldır tedavi yöntemlerinde kayda değer bir ilerleme sağlanamaması, bu alandaki her yeni çalışmayı kritik hale getiriyor.
Cumhuriyet'in köşe yazarı Orhan Bursalı, "Bu haber bu hastalarda heyecan yaratmış ve denek olmak isteyenler çıkmış ve hem bana hem Aziz Hoca’ya çokça başvuru olmuştu" dedi.

Aziz Sancar’ın liderliğindeki araştırma ekibi, laboratuvar ortamında sıkça kullanılan EdU adlı kimyasal madde ile glioblastoma tedavisinde standart olarak kullanılan kemoterapi ilacı Temozolomid (TMZ)’yi bir araya getirdi. Bu kombinasyon, farklı glioblastoma fare modellerinde test edildi.
Sancar, "Konsept basit. TMZ’yi EdU ile birleştirdiğimizde, bu iki ilacın birlikte hareket ederek tümörleri yok edebildiğini ve ölümleri engelleyebildiğini gördük" dedi.
Araştırmacılar, yalnızca EdU ya da yalnızca TMZ kullanılan gruplarla karşılaştırıldığında, iki maddenin birlikte uygulandığı farelerde tümörlerin tamamen yok olduğunu ve yaşam süresinin belirgin şekilde uzadığını tespit etti.

Çalışmada, glioblastomalı farelere uygulanan kombinasyon tedavisinde 23. günde tümörlerin tamamen ortadan kalktığı gözlemlendi. Tedavi edilen fareler, 250 günü aşan takip süresi boyunca hayatta kaldı. Bu sonuçlar, beyin kanseri araştırmaları açısından dikkat çekici bir başarı olarak değerlendiriliyor.
Nobel ödüllü biyokimyacı ve Kanser Merkezi üyesi Sancar, "Birçok preklinik çalışma yaptık: Bazıları sadece EdU ile, bazıları sadece TMZ ile, diğerleri ise her ikisiyle birlikteydi. Konsept basit. TMZ’yi EdU ile birleştirdiğimizde, iki ilacın birlikte hareket ederek bu tümörleri yok edebildiğini ve ölümü önleyebildiğini gördük."

Araştırmanın en önemli bulgularından biri de tedavinin sağlıklı beyin dokusuna zarar vermemesi oldu. Glioblastoma hastalarından alınan gerçek tümör hücreleri üzerinde yapılan testlerde, EdU’nun beyne etkili şekilde ulaştığı, kanserli hücreleri yok ederken normal dokuyu koruduğu belirlendi.
Yan etkilere bakıldığında ise kemoterapide sık görülen etkilerle benzer, hafif ve geri dönüşümlü değişiklikler dışında ciddi bir toksisiteye rastlanmadı.
Çalışma, Aziz Sancar’ın da üyesi olduğu Amerikan Bilimler Akademisi’nin saygın dergisi PNAS’ta yayımlandı. Bulgular, tıp dünyasında özellikle glioblastoma tedavisinde "yeni bir yaklaşımın kapısını aralayabilecek" nitelikte değerlendiriliyor.

Aziz Sancar, elde edilen sonuçların umut verici olduğunu ancak temkinli olunması gerektiğini vurguladı. İnsanlarda klinik denemelere geçilebilmesi için Amerikan Sağlık Enstitüsü’nden onay alınması gerektiğini belirten Sancar, bu sürecin zaman alacağını ifade etti.
Fareler üzerinde elde edilen bu başarı, glioblastoma gibi ölümcül bir hastalık için önemli bir bilimsel adım olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, hayvan deneylerinde elde edilen sonuçların insanlara birebir uygulanamayabileceğini hatırlatıyor.

Sancar, "2 yıldan önce insan deneyleri yapabileceğimizi sanmıyorum. Farelerde başardık ama yöntem insanlarda da aynı sonucu verir mi bilinmez" diyerek Orhan Bursalı ile konuşmuş.
Yine de Aziz Sancar ve ekibinin çalışması, yıllardır sınırlı seçeneklerle mücadele edilen beyin kanserine karşı yeni ve güçlü bir tedavi yaklaşımının mümkün olabileceğini göstererek, bilim dünyasında güçlü bir umut ışığı yakmış durumda.
Okuyucu Yorumları 3 yorum