HABER

Kapat

Çiçek: "Sabır taşı çatlamıştır"

Ankara (AA)- Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, "Sabır taşı çatlamıştır. Yaşanan bunca üzücü olaylardan sonra sabrımızın taştığı bir noktadayız. Türkiye'nin bunca zamandan bu yana yaptığı iş, sabır taşının çatladığı noktada, doğru kararı alabilmek içindir" dedi.

TBMM Genel Kurulunda Başbakanlık Tezkeresi üzerinde hükümet adına söz alan ve eleştirileri yanıtlayan Çiçek, bu konuyu müzakere ederken, "yüreklerinin yanık, içlerinin buruk" olduğunu ifade etti.Bugünkü tezkerenin, bir devlet politikasının sonucu ve devlet talebi olarak Genel Kurula geldiğini anımsatan Çiçek, tezkerenin ayaküstü yazılmadığını, devletin ilgili birimlerinin, başarı için ihtiyaç duyulan şeyleri, uluslararası hukukun imkan verdiği konuları en ince detayına kadar düşündüğünü anlattı.

Türkiye'nin 1980 öncesi ve sonrasında, bugün, terörün her türlüsüyle mücadele ettiğini, her düşünceden hükümetlerin görev yaptığını hatırlatan Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Türkiye, Milli Güvenlik Kurulu toplantılarının değişmez gündem maddesi olarak, bu belayı buldu. Dolayısıyla sadece dün, bugün ortaya çıkan bir
konuyu konuşmuyoruz. Her hükümet uğraştı, biz de uğraşıyoruz. Bu tezkere onun bir parçasıdır. Eğer konu bu ölçekte ele alınmazsa, terörün tuzağına düşer, oyununa geliriz. 'Ben gelirim terör biter, akan kan durur' deniliyorsa, bu söylemi de geçmişte yaşadık, tam tersi her gün hayatını kaybedenlerin sayısı arttı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir terör sorunu var. Bunun üstesinden gelmek için alınması gereken bir çok önlem var. Biz bugün sadece sınır ötesi operasyonla ilgili konuşuyoruz. Terörle mücadele milli meseledir. Tek bir partinin, hükümetin değil, devletin tüm birimleri, organlarıyla, bütün fertlerle sürdürülmesi gereken bir mücadeledir. Öyle anlamadığımız takdirde meseleyi yanlış zeminde tartışmış oluruz. Partiler, hükümetler üstü bir meseledir, Türkiye'nin geleceğiyle ilgilidir."

Çiçek, "Terör konusunda çözüm ararken, önce gömleğin ilk düğmesini doğru iliklememiz lazım. Yanlış iliklersek, sonuna kadar yanlış gider. O da şudur: Terörün tanımında anlaşmamız gerekir. Eğer benim terörist dediğime özgürlük savaşçısı, bizim terör örgütü dediğimize başkası bir başka şey söylüyorsa bir araya gelip, çözüm bulmakta zorlanırız. Terör konusuna olumlu yaklaşım sergilenecekse, ondan rahatsız olacak herkesin tanımında mutabakata varması gerekir aksi halde farklı sonuçlara varırız" şeklinde konuştu.

En Çok Aranan Haberler

Kapat