Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla Muş’un Malazgirt ilçesinde düzenlenen törende konuştu. Erdoğan burada yaptığı açıklamalarda önemli mesajlar verdi.
Erdoğan konuşmasının bir bölümünde, "Millet olarak bizim çok eski bir geleneğimiz var. Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın yaptığı açıklama sonrası 'atın kuyruğunun bağlanması' geleneği merak konusu oldu. Türk savaş kültüründe savaşlardan önce atların kuyruğunun düğümlenmesi geleneği tarihsel kaynaklara da yer alıyor. Atlarının kuyruklarının düğümlenmesi, savaş sırasında atların hareketlerinin engellenmesini önleme amacıyla uygulanıyordu. Bu sayede askerler, savaş meydanında daha hızlı hareket edebiliyordu.

Tarihsel süreç içinde atın kuyruğunun bağlanması, "mücadeleden geri dönmeme" şeklinde sembolik bir anlam da kazandı. Eski Türklerde atların kuyruğunun bağlanmasına, "düğümlemek" anlamına gelen “kuyruk tügmek” veya “at çermetmek” deniyordu.
Konuyla ilgili en önemli bilinen örneklerden biri, doğrudan Malazgirt Zaferi öncesine ait.
Tarihsel kaynaklarda, Sultan Alp Arslan'ın 1071'deki Malazgirt Meydan Muharebesi öncesinde atının kuyruğunu kendi elleriyle bağladığı aktarılıyor.

"Ölürsem kefenim olsun" dediği beyaz elbisesini giydikten sonra bu ritüeli gerçekleştiren Sultan, ordusundaki tüm savaşçılara da atlarının kuyruklarını düğümlemelerini emrettiği kaynaklarda yer alıyor.
Kaşgarlı Mahmud'un Malazgirt zaferinden kısa süre sonra 1074 yılında kaleme aldığı Dîvânu Lugâti't-Türk adlı eserinde, "Alp er atın çermetti. Yiğit adam atının kuyruğunu öldürdü." ifadesi yer alıyor. Eserde, bunun bir yiğitlik, kahramanlık alameti olarak görüldüğü belirtiliyor.
Atların kuyruğunun bağlanmasına, Türk tarihinin en eski yazılı kaynakları olan Orhun Yazıtları'nda da yer veriliyor.
Vezir Tonyukuk Yazıtı’nda, Tonyukuk'un ağzından yaptıkları anlatılırken, "Türk bodun ara yaraklıg yagıg yeltürmedim tügünlüg atıg yügürtmedim." ifadesi yer alıyor.
“Türk budunun içinde silahlı düşmanları gezdirmedim, kuyruğu düğümlü atlarını koşturmadım." anlamına gelen bu ifade, at kuyruğu bağlanmasının askeri bir harekat simgesi olduğunu gösteriyor.
(Kaynak: Ensonhaber)
Okuyucu Yorumları 0 yorum