ANKARA (ANKA) - CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, AKP'li TBMM Başkanvekili ve Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil, Sivas Milletvekili Mustafa Açıkalın ve İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli'nin 22. Yasama Döneminde haklarında "zimmet ve nitelikli zimmet" suçlamalarıyla fezlekelerinin olduğunu, 23. Yasama Döneminde milletvekili görevlerinin devam ettiğinden, şu ana kadar dokunulmazlık dosyalarının Meclis Başkanlığı'na ulaşmadığını söyledi.
Kart, Meclis'te, AKP'li üç milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin fezlekelerin TBMM Başkanlığı'na ulaşmadığına yönelik düzenlediği basın toplantısında, söz konusu dosyaların sümenaltı edilmeye çalışıldığı iddiasında bulundu.
Kart, TBMM Başkanvekili ve AKP Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil'in, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İETT Genel Müdürlüğü dönemindeki işlemleri, AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli ve Sivas Milletvekili Mustafa Açıkalın hakkında da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki işlem ve iştiraklerinden dolayı haklarında, "Zimmet ve nitelikli zimmet" suçlamalarıyla 22. Yasama Döneminde fezlekelerin olduğunu kaydetti.
Kart, "Bu dosyalar, İgdaş-Belbim-Akbil ve diğer Belediye iştirakleriyle ilgili yolsuzluk dosyalarıyla bağlantılı olan ve AKP'nin oluşturduğu yolsuzluk havuzunun başlangıcını oluşturan dosyalardır" dedi.
Kart, adı geçen üç milletvekilinin 23. Dönemde de milletvekili görevlerinin devam etmesi nedeniyle, dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin dosyaların Meclis Başkanlığı'na intikal etmediğini belirterek şöyle dedi:
-KARARTMA HALİ-
"Cumhurbaşkanı'yla (Abdullah Gül), kayıp trilyon dosyasının Adalet Bakanlığında, Maliye Bakanı (Kemal Unakıtan) ile ilgili naylon fatura dosyalarının Cumhuriyet Savcılığında sümenaltı edilme girişimlerinin yeni bir uygulamasıyla karşı karşıya olduğumuz anlaşılmaktadır. Tam anlamıyla bir sorumsuzluk, keyfilik ve karartma hali söz konusudur. Kendi dönemlerinde artık herkesi dokunulduğunu ifade eden AKP iktidarının gerçek kimliği yukarıda sözü edilen süreçle bir kez daha ortaya çıkmıştır. Dokunulmazlık zırhına bürünenler ve kanun kaçaklarını Meclis çatısı altında barındıranlar, bununla da yetinmemiş, mevcut yargılama dosyalarını nüfuz suistimali yoluyla ortadan kaldırmak ya da sümenaltı etmek cesaretini göstermeye başlamışlardır. Yargılamayı engellemekten öte yargılama dosyalarını ortadan kaldırmaya yönelik bir bürokratik ve siyasi iradeden söz ediyorum."
"Milletvekilliği görevi devam eden bir sanık hakkında bir savcı nasıl takipsizlik kararı verebilir?" diye soran Kart, "Hangi yetkiyle bu dosyayı ele alabilir ve ortadan kaldırabilir? O yerdeki Başsavcı bu sürece nasıl seyirci kalabilir, neden itiraz etmez? Çünkü; Hükümet ağırlıklı olarak İBB döneminde gelen yolsuzluk ilişkilerini kamufle etmek çabası içindedir. Her türlü kamu gücü ve yetkisi kötüye kullanılarak, bu dosyalar ortadan kaldırılmak istenilmektedir" diye konuştu.
Kart, bu gelişme ve bulgular çerçevesinde Adalet Bakanına şu soruları yöneltti:
"Anayasa'nın 83 ve Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümlerini açık ve fahiş bir şekilde ihlal eden ilgili savcı ve bu karara itiraz etmeyen Başsavcı hakkında neden yasal işlem yapmıyor, emrinizdeki Teftiş Kurulunu neden harekete geçirmiyorsunuz? Bu savcı-savcılar Adalet Bakanının himayesi olmadan böyle bir işlemi yapabilirler mi? Bu sürecin Siz'in tarafınızdan himaye edildiği anlamına gelmez mi?" (ANKA)