Dünya yüzeyinin tamamı herhangi bir harita projeksiyonu kullanılarak gösterilen haritalar dünya haritalarıdır. Bu tür haritalar genel olarak ve çoğunlukla fiziksel ya da siyasi olarak çizilmektedir. Siyasi haritalar, bölgeler, ülkeler, sınırlar gibi çeşitli varlıkları göstermektedir. Fiziksel harita türleri ise yeryüzü şekillerini gösterir.
Bir projeksiyon kullanılarak dünyanın yüzeyini çizen haritalar gerçekte üç boyutlu bir geoiti iki boyutlu bir yüzeye yansıtmaktadırlar. Dünya genelinde en çok tercih edilen ve kullanılan projeksiyon türü ise merkatör adı verilen projeksiyondur.
Tasarlanan ve çizilen haritalarda yön bilgisi de yer almaktadır. Dünya haritalarında da yön bilgileri vardır. Haritalar kuzey kısmını daima yukarı kısımda göstermektedir. Bu durumun geçerli bir açıklaması ve bilinen bir hikâyesi de bulunmaktadır.
Uzaydan dünyaya bakıldığı zaman yukarıda kuzey kutbunun görüldüğü düşünülmektedir. Ancak herkesin hayal ettiğinin aksine bu bilgiyi destekleyen bilimsel bir açıklama ya da veri bulunmamaktadır. Bu durumun açıklaması uzmanlara göre astrofizik, tarih ve psikoloji içermektedir.
İnsanlar için dünyadaki yerini bilmek bir tür temel hayatta kalma yetisidir. Çeşitli canlılar gibi insan da beyninin bir kısmı çevresine göre nerede olduğun anlamasını sağlayacak biçimde tasarlanmıştır. Ancak insanı diğer canlılardan ayrı tutan özelliklerden biri de konumlarını başkaları ile iletişim kurarken paylaşma yönelimidir.
Yüzlerce yıldır insanlar bir yeri bölgeyi ülkeyi bulmak için haritalar kullanmışlardır. Tarihteki en eski haritanın yaklaşık olarak on dört bin yıl önce mağara duvarlarına çizildiği bilinmektedir. Daha sonra ise taş tabletlere papirüs kağıtlara çizilen haritalar gelişen teknolojiden yararlanarak günümüzde dijital dünyanın bir parçası olmuştur.
Haritalarda kuzeyin devamlı olarak üst kısımda gösterilmesi de birkaç yüzyıl öncesine dayanmaktadır. Londra’da bir harita tarihçisine göre kuzey, karanlığın geldiği yer olarak kabul edildiği için haritanın üst kısmına konmamıştır. Güneşin battığı yer olduğu için batın yukarıda olması mümkün olmadığından haritalar bu şekilde tasarlamıştır.
Çinliler pusulayı okumayı bildikleri halde kuzeyi haritanın üst kısmında göstermişlerdir. İlk Çin pusulaları güneyi göstermiştir. Ancak imparator kuzeyde yaşadığı ve halkı ona aşağıdan yukarı baktığı için haritalarda kuzey hep yukarıda gösterilmiştir.
Antik Mısır’da ise güneşin doğduğu yer olan doğu yukarıda konumlandırılmıştır. İlk İslami haritalarda Müslümanlığın doğduğu yer olarak güney üst kısımda gösterilmiştir. Hristiyanlar haritalarında merkezde Kudüs olacak şekilde Cennet bahçesi doğuda yer aldığı için doğu üst kısımda olacak şekilde tasarım yapılmıştır.
Kuzeyin üst kısımda konumlandırılmasının Kuzey Yıldızı’na bağlı olduğu düşünülmektedir. Colombus bu yıldıza göre yön belirlemiştir ve bunun Magellan’a dayandığı bilinmektedir. Brotton ise Colombus’un doğuyu baz aldığını ve o dönemlerin hiç kimsenin nereye gittiğini bilmediği bir dönem olduğunu ifade etmiştir.
1569 yılında Mercator bir dünya haritası hazırlamıştır. Bu harita kuzeyi esas alan bir harita olması nedeni ile bir dönüm noktası olarak kabul edilmiştir. Kuzeyin haritanın üst kısmında konumlandırılması durumu çoğu keşfin Avrupalılar tarafından yapılmış olması ile de ilişkilendirilmektedir.
1973 yılında NASA’nın çektiği fotoğrafta astronot dönmüş olduğu için haritada yukarıda güney ifadesi kullanılmıştır. Ancak NASA bir karışıklık olmaması adına fotoğrafı değiştirerek yayınlamıştır.