LEFKOŞA (İHA) - Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde yayımlanan gazeteler, Türkiye'nin önceki akşam imzaladığı ve aralarında Rum Yönetimi'nin de bulunduğu AB'nin 10 yeni üyesini kapsayacak şekilde Gümrük Birliği'nin genişletilmesini ön gören ek protokol ve beraberinde yayımladığı deklarasyon konusuna çok geniş yer verdi.
Mahi gazetesi, Türkiye'nin uygun anda "tahrikkar" şekilde hareket ederek Rumları gafil avladığını savundu ve "Türkiye dediği gibi yaptı" yorumunda bulundu. Gazete, protokolü imzalayan ancak deklarasyonla "Kıbrıs Cumhuriyeti"ni tanımadığını bildiren Türkiye'ye Rum Yönetimi'nden sert tepki gelmesine de yer verdi. Mahi, "Türkiye'nin 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımamakta ısrar etmesinin üyelik müzakerelerinin başlamasına 'Kıbrıs' tarafından veto uygulanması ihtimalini doğurduğunu" yazdı.
Gazetede, Rum Hükümet Sözcüsü Kipros Hrisostomidis'in dün, ek protokolün imzalanması sırasında Türkiye'nin tek yanlı deklarasyonda bulunması gereğini duymasının kendilerinde derin üzüntü yarattığı yönündeki sözleri de yer aldı. Hrisostomidis, sözde Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti'nin Türk deklarasyonunun içeriğini detaylı olarak - özellikle protokolün imzalanmasının geçerliliğini şüphe altında bırakıp bırakmadığını - inceleme hakkını mahfuz tuttuğunu belirtmişti. Rum Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas ise, Türkiye'nin bu tutumunu "kabul edilmez" olarak niteledi. Hristofyas, "Bizim görüşümüz Türkiye'nin AB'yle sorunları olmaya devam ettiği yönündedir. Bu nedenle AB Dönem Başkanlığı'nın açıklaması bir ön açıklamadır. Konu Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) toplantısında tartışılacak ve o zaman AB'den bütünlüklü bir görüş çıkacaktır" şeklinde konuştu.
Gazeteye göre, Yunan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Yorgos Kumutsakos yazılı açıklamasında, ek protokolün imzalanmasını yorumladı ve "Türkiye geçen Aralık ayında AB'ye karşı üstlendiği yükümlülüğü resmen yerine getirdi. Bu yükümlülük tüm üyelere karşı ayrı ayrı, dolayısıyla da 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ne karşı da yerine getirildi. Ancak yapması gerektiğine inandığı tek yanlı deklarasyonuyla Türkiye, siyasi ve hukuki paradoks çıkmazında, yani üyelik için müzakerelerin başlamasını beklediği bir sırada AB üyesi bir devleti tanımamakta ısrar ediyor" şeklinde görüş belirtti.
Haravgi, "Coreper Ankara'nın Tutumunu İnceliyor.. Hükümet Türk Deklarasyonu'nun İçeriğini Detaylı Şekilde İnceledikten Sonra Görüşünü Belirtecek.." başlıklı haberde AKEL Genel Sekreteri ve Meclis Başkanı Dimitris Hristofyas'ın Türkiye'nin tutumunun "kabul edilmez" olduğuyla ilgili açıklamasına ve "derin üzüntü" belirten Rum Sözcü'nün görüşlerine yer verdi. Gazetede, Rum Yönetimi Sözcüsü Hrisostomidis'in "Türkiye AB'nin temel ilkeleriyle uyum içerisine girmek zorundadır. Ayrıca üye devletlere eşit davranma ilkesi uyarınca 'Kıbrıs Cumhuriyeti'yle de ilişkilerini normalleştirmek durumundadır" sözleri de yer aldı.
Avrupa Partisi Başkanı Dimitris Şilluris ise protokolü imzalaması için AB'nin Türkiye'ye baskı yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Şilluris AB'den "Kıbrıs Cumhuriyeti"ni tanımadığını belirten deklarasyonu geri alması için Türkiye'ye baskı yapmasını da istedi. Gazeteye göre, "paradoksun" ortadan kalkmasını isteyen Yunan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Yorgos Kumutsakos, şunları söyledi:
"Protokolün imzalanması Türkiye'nin 'Kıbrıs Cumhuriyeti'yle ilişkilerinin normalleştirilmesi için özlü bir adım teşkil etmelidir.Yunan Hükümeti 'Kıbrıs Hükümeti'yle sürekli irtibat halinde ve işbirliği içerisindedir. Yunan Hükümeti'nin görüşü bu amaçla Ağustos sonunda toplanacak Coreper'de ortaya konacak. Söz konusu toplantıda oybirliğiyle karar alınacaktır."
"Tasos Türkiye'nin 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ni Tanıması İçin Sonuna Kadar Mücadele Sözü Verdi.." ifadesini başlığına taşıyan Simerini, perde gerisinde korkunç taktik savaşları verildiğini, Tony Blair'in İngiltere'ye son ziyaretinde Başbakan Erdoğan'a 3 Ekim'de üyelik müzakerelerinin başlayacağıyla ilgili söz vermiş olmasına rağmen müzakerelerin henüz bitmediğini ve Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'un bu kez sonuna kadar mücadele etmeye kararlı olduğunu da savundu.
Gazeteye göre, Rum Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu da, konuyla ilgili görüş belirtti ve Coreper'in Türkiye'nin 3 Ekim'de üyelik görüşmelerinin başlamayacağı yönünde karar almasının ihtimal dışı olmadığını savundu. Yakovu, "Coreper, Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımadığını bildiren Türkiye'yi görüşmelerin başlaması için koşul olan ek protokolü imzalamamış addedebilir" iddiasında bulundu.