HABER

Kapat

Erdoğan'dan Türk'e sert cevap

ANKARA (İHA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisinden televizyon aracılığıyla randevu isteyen Demokratik Toplum Partisi (DTP) lideri Ahmet Türk'e de sert cevap vererek, "Kalkmış bir siyasi partinin lideri televizyon aracılığıyla randevu talep ediyor. Önce siz bu ülkede PKK terör örgütünün terör örgütü olduğu ilan et ondan sonra seninle konuşalım."dedi.

"Avrupa üyesi ülkeler, dünyanın değişik ülkeleri PKK'yı terör örgütü olarak kabuyl ediyor" diye sözlerine devam eden Erdoğan "Bu ülkede sizler canileri koruyacak, hatta şehidim diye takdim edeceksiniz ondan sonra da kalkıp bu ülkenin başbakanından bakanlarından özel olarak ilgi bekleyeceksiniz. Bizim kitabımızda yok böyle bir şey" dedi. Başbakan Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmanın 2. bölümünde son günlerde yaşanan olaylara ayırdı. Türkiye'nin geleceği adına çok önemli kritik kavşaktan geçtiğini belirten Başbakan Erdoğan, istikrarın korunması, cumhuriyetin dünden bugüne elde ettiği kazanımların kalıcı hale getirilmesi halinde Türkiye'nin düze çıkacağını ve kalkınma hedeflerine ulaşacağını söyledi. Toplumsal huzur ve güvenin korunmasının herkes için hayati bir önem taşıdığına işaret eden Erdoğan, "Karanlık niyetlerin bu ülkenin geleceğine ipotek koymasına asla izin vermeyeceğiz. Yangın çıkararak güven ortamını, istikrarı baltalamak isteyenlerin tezgahlarına asla gelmeyeceğiz, milletimiz de gelmeyecektir.

Türkiye'yi huzursuz etmeye çalışanları yeniden harekete geçiren şeyin ülkenin toplumsal barış ve kalkınmada aldığı mesafe olduğunu vurgulayan Erdoğan, ülkenin dört bir yanında gerek ekonomide gerek demokratikleşme sürecinde alınan mesafenin bazı çevreleri rahatsız ettiğini kaydetti. Erdoğan, demokratik atılımlar Türkiye'yi geriye götürme çabalarının beyhude olduğunu ifade ederek, "O hain odaklar bugün ayaklarının altındaki zeminin kaymaya başladığını, fesat planlarının yeniden kurgulanamayacak şekilde tarihe gömüldüğünü anladıkları için yeniden ortaya çıktılar. Bunlar onların son çırpınışları. Barışa, huzura, kardeşliğe, milletimizin tam manasıyla ilerleme azmine sadakati karşısında bunlar eriyip gideceklerdir. Burada ülkeme ve dünyaya sesleniyorum. Kendileriyle aynı şehirde yaşayan, kardeş olan, arkadaş olan, akraba olan, hemşehri olan insanları taşlayabilen, bu nefret odaklarına bu ülkenin ortak vicdanı hayat hakkı vermeyecektir" şeklinde konuştu.

Çocuk masumiyetinin arkasına saklanan maskeli şiddet ve terör çetelerinin de aradıkları zemini bulamayacağını dile getiren Başbakan Erdoğan, bunu sadece güvenlik güçlerine, asayiş tedbirlerine güvenerek değil bu milletin 7'den 70'e bütün insanlarını, bu ülkenin batıdan doğuya her karış toprağına hakim olan beraberlik ve kardeşlik ruhuna güvenerek söylediğini bildirdi. Herkesin bu ülkenin değerini çok iyi bilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Herkesin dünyada olup bitene, çevremizde yaşanmakta olan acı tecrübeleri bir bakıp aklı selimle değerlendirmesi lazım. Türkiye bugün özgürlükler, barış ve istikrar adasıdır. Sahip olduğu değerler bu bölgedeki her problem yumağına çözüm ilhamı verecek birikime sahiptir.

Eksiklerimiz var ancak bu minval üzerinde adımlarımızı atarsak bu eksikliklerimiz de kapacaktır. Demokratik ve hukuk devleti yolunda attığımız adımlarla bu ülkede insanoğluna yakışır bir hayatın tesisi için aldığımız mesafe ortadadır. Hedefimiz haklar ve özgürlükler bayrağını daima yükseklerde tutarak konjonktürel, gölgeli, ayıplı demokrasiden bu ülkemizi kurtarmaktır. Biz bunu başarmaya çalışıyoruz. 73 milyon kardeşimizin sorumluluğuyla konuşuyorum. Yuva kuracak, baba olacak gençlerimizin sorumluluğunu yüreğimde hissederek konuşuyorum. Bu ülkede yüreklerimizi sızlatan yolsuzluk manzaraları yaşanmıştır, yaşanmaktadır.

Benim ülkemin halkımın yıllardan beri ertelenen adalet talepleri vardır. Türkiye'nin problemleri dağ gibi büyürken geçmişteki yönetenler bahanelerin arkasına sığındı. Ancak bizim yönetimimiz bahane üreten, mazeret üreten bir iktidar olmayacaktır. Biz dev problemlerin varlığını kabul ediyor, çözüm yolunda kararlı adımlar atıyoruz" açıklamasında bulundu.

Sorunları aşmak için 2 temel ihtiyaçlarının olduğunu, bunlardan birinin zaman diğerinin ise toplumun bütününün bir ve beraber olması olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, özellikle siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, yazar-çizer, medya, sermaye kuruluşlarının elele vererek, dayanışma içinde olması gerektiğini vurguladı. "Bu birlikteliğimiz, beraberliğimiz terörün süratle ülkemizden yok olmasına neden olacaktır" diyen Erdoğan, terör çetelerinin baltalamak istediği gelişmenin alt gelir düzeyi ile üst gelir düzeyi arasındaki makasın kapanmaya başlaması ve bölgelerarası uçurumun ortadan kalkmaya başlaması olduğunu bildirdi. Terör örgütünün bundan nemalandığını ifade eden Erdoğan, "Eğer Güneydoğu ve Doğu Anadolu ayağa kalkarsa, işsizlik azalırsa o zaman 'nereden nemalanacağız' diyorlar. Onların ekmek kapısı kapanır. Ekmek kapısı bu. Kandan ve ölümden besleniyorlar bunlar" diye konuştu.

DTP LİDERİ'NE "ÖNCE PKK'YI TERÖR ÖRGÜTÜ İLAN ET" ÇAĞRISI

Erdoğan, son dönemde yaşananların, halkın üzerine, esnafa, arabalara molotof kokteyliyle saldırılmasının hiçbir insani anlayışla bağdaşmadığını söyledi. Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkanı Ahmet Türk'ün televizyon aracılığıyla kendisinden randevu talep etmesine de sert tepki gösteren Başbakan Erdoğan, "Kalkmış bir siyasi partinin lideri televizyon aracılığıyla randevu talep ediyor. Önce siz bu ülkede PKK terör örgütünün terör örgütü olduğu ilan et ondan sonra seninle konuşalım" dedi. Erdoğan'ın bu sözleri milletvekilleri tarafından uzun süre ayakta alkışlandı. Partililerin 'Türkiye seninle gurur duyuyor' sloganları eşliğinde konuşmasına devam eden Başbakan Erdoğan, Demokratik Toplum Partisi'ne ve DEHAP'a yönelik tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

"Avrupa üyesi ülkeler, dünyanın değişik ülkeleri PKK'nı terör örgütü ilan ederken bu ülkede sizler canileri koruyacak, hatta şenidim diye takdim edeceksiniz ondan sonra da kalkıp bu ülkenin başbakanından bakanlarından özel olarak ilgi bekleyeceksiniz. Bizim kitabımızda yok böyle bir şey. Biz bu noktadaki demokratik yaklaşımımızı göreve geldiğimiz zaman gösterdik. Benim Başbakan Yardımcım, benim bakanım Diyarbakır'da belediye başkanını gidip makamında ziyaret etmiştir. Randevu talep etmiştir, randevu vermişimdir.

Kendisiyle Diyarbakır Valiliği'nde görüşmüşümdür. Bütün bunları yapmamıza rağmen sen kalkıp da teröristler için bu açıklamaları yaparsanız, ondan sonra bu devletin imkanlarıyla onlara yaklaşım sergilemeye çalışırsanız kusura bakmayın o zaman buna bizim olumlu yaklaşım göstermemiz mümkün değil. Olmayacaktır da. Diyarbakır'a gitmiştim. Bu ülkede Kürt sorunu olduğu gerçeğini ifade etmiştim. Bunu söylerken bu ülkedeki diğer etnik grupların sorunları olmadığını da kabul etmiyorum. Onların da sorunları var. Bunu söylememize rağmen onlardan olumlu bir yaklaşım gelmedi. Gelmediği gibi bu konuyu istismara kalktılar. Böyle bir istismarın içinde ne partimiz, ne hükümetimiz hiçbir zaman olmayacaktır. Kararlı şekilde hiçbir tereddüde fırsat vermeden hükümet devam ediyor."

"ONLAR KIRDIKÇA BİZ İŞ KAPISI AÇACAĞIZ"

Son günlerde yaşanan olayların adaleti, huzuru, kalkınmayı sabote etmeye yönelik olduğunun altını çizen Erdoğan, "Huzur onları rahatsız ediyor. Kardeşlik iklimi yaşama alanlarını ortadan kaldırıyor. Yatırımlar yapılır, fabrikalar, işletmeler açılırsa bölgeye canlılık gelecek, şehir ekonomisi ayağa kalkacak. Devlet okullarını süratle yapıyor, hastanelerini, yolları süratle yapıyor. Biz Van'ın Bahçesaray'ında kim yaşıyor diye sormadık. Kürt mü yaşıyor Türk mü yaşıyor, bizim öyle problemimiz yok. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes canımız ciğerimizdir. Bölgeye hizmet götürürken etnik unsur ayrımı düşünmüyoruz. Biz öyle bir medeniyetten geliyoruz ki, yaradılanı severiz, yaradandan ötürü" değerlendirmesini yaptı.

Terörle, nefretle, kinle, öfkeyle beslenen şer çetelerinin artık Türkiye'de söyleyecek sözünün kalmayacağına işaret eden Erdoğan, panik içerisinde bölgenin istikrarını bozarak zaman kazanmaya çalışıldığını bildirdi. Esnafa taş atanlar, dükkanları yağmalayanların başka hiçbir hesabının olmadığını, tek sorunlarının "Bu şehirler ilelebet yoksul kalsın, aş girmesin, ocaklar şenlenmesin" olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, terörün bataklıktan beslendiğini söyledi. "Ama yağma yok" diyen Erdoğan, bütün vatandaşlarını aynı sıcaklıkla, aynı sevgi ve saygıyla, ilgi ve şefkatle sarmalayacak bir hükümetin işbaşında olduğunu vurguladı.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Onlar kin ve nefretten medet umdukça biz gidip o şehirlerimizde bir yol, bir hastane, bir iş kapısı daha açacağız. Kardeşi kardeşi kırdırdıkça daha sıkı kenetleneceğiz. Demokrasi, hukuk ve özgürlükler yolunda geri adım atmayacağız. Daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük, daha fazla refah, daha fazla getireceğiz. Bu çeteler bu çocuk masumiyetinin arkasına saklanan maskeli mafyalar bilmezler ki bu milletin istikrar iradesi çeliktendir. Millet olarak doğulusuyla batılısıyla, kuzeylisiyle güneylisiyle kadınıyla erkeğiyle her zamankinden daha dik olacağız, olmamız gerekir.

Hükümet olarak, devlet olarak, toplum olarak zaafa düşmeyeceğiz. Geçmişte olduğu gibi bütün hileleri, tuzakları hep birlikte bertaraf edeceğiz. Bütün güvenlik tedbirlerimizi alıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devleti medeniyeti ortaya koyduğu medeniyet hedefinin tamamına hiçbir şehrini, bölgesini geride bırakmadan ulaşacaktır. Her şey Türkiye için, her şey bu ülkenin gönlü aydınlık cefakar insanları için. Kimsenin endişeye kapılmasını gerektirecek bir durum yok. Bu ülke, bu millet nice provokasyonları bertaraf etmiştir. Kimse milletin, devletin gücünü sınamaya kalkmasın. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesi şiddete müsamaha gösteremez. Konuşmak isteyen konuşur ancak şiddete yer yok."

Kimsenin şiddetle siyaseti yan yana getiremeyeceğini, siyasetin aklın yolu olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, siyasetin bir aktörü olarak ortaya çıkanların şiddetten medet ummalarının gayri ahlaki ve gayri insani olduğunu belirtti. DEHAP ve DTP'yi hedef alan Başbakan Erdoğan, siyasetin meşru zeminde ve meşru araçlarla yapılacağına işaret etti. Erdoğan, "Özellikle PKK terör örgütüne karşı tüm siyasi odakları, sivil toplum örgütleri ortak tavır almaya ve terörü lanetlemeye davet ediyorum" dedi.

Erdoğan konuşmasının sonunda eylemlerde çocukların kullanılmasının can acıtıcı olduğunu da belirterek, "Onları güvenlik güçlerimizi taşlamaya, esnafı yağmalamaya, parti binalarına saldırtmaya gönderenler ebediyen bunun utancı içinde olacaktır" şeklinde konuştu.

Soğukkanlılığı bozmadan demokratik ilkelere uygun müdahale eden güvenlik güçlerini de tebrik eden Erdoğan, halkı sükunete ve sağduyuya davet etti.

En Çok Aranan Haberler

Kapat