HABER

Kapat

Fatma Betül Sayan Kaya için dikkat çeken AK Parti kulisi: "Neredeyse hiç seveni yok"

Fon soruşturması kapsamında adı gündeme gelen Fatma Betül Sayan Kaya hakkında gazeteci Taha Hüseyin Karagöz dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Karagöz, AK Parti tabanında Kaya'ya yönelik "çok büyük bir öfke" olduğunu söyledi.

Fatma Betül Sayan Kaya için dikkat çeken AK Parti kulisi: "Neredeyse hiç seveni yok"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında adı gündeme gelen Fatma Betül Sayan Kaya hakkında tartışmalar sürerken, gazeteci Taha Hüseyin Karagöz'den dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Karagöz, Kaya'nın ABD ziyaretinde heyetten izole bir görüntü sergilediğini, oldukça gergin ve donuk bir ruh hali içinde olduğunu aktardı.

Kaya'nın parti içerisindeki konumuna ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullanan Karagöz, tabanda ve yönetimde "neredeyse hiç seveni olmadığını" öne sürerken, son gelişmelerin ardından AK Parti tabanında "çok büyük bir öfke" bulunduğunu söyledi.

İşte Karagöz’ün Youtube kanalındaki canlı yayında Fatma Betül Sayan Kaya süreciyle ilgili anlattığı tüm bilgiler:

"HUKUKİ SÜREÇ İŞLİYOR, DETAYLARIYLA ÜZERİNE GİDİLİYOR"

“Evet, öncelikle onun altını çizelim: Şu anda hukuki süreç işliyor ve detaylarıyla bu işin üzerine gidiliyor. Bütün hafta sonumuz bununla geçti; sosyal medyadan ve mesajlardan "Niye konuşmuyorsun, bir şey söylesene" tarzında çok fazla tepki aldım.

Başta bu durumu pek anlamlandıramadım. 2 - 2,1 milyar liradan bahsediyoruz. Neden tuhaf geldiğini ve işin arka planını anlatayım.

Fatma Betül Sayan Kaya için dikkat çeken AK Parti kulisi: "Neredeyse hiç seveni yok" 1

ABD ZİYARETİNDEKİ DAVRANIŞLARI DİKKAT ÇEKTİ

Fatma Betül Sayan Kaya, bildiğiniz üzere AK Parti Genel Başkan Yardımcıları ile birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızın Amerika ziyaretindeki heyette yer alıyordu. Ziyaret boyunca heyetteki diğer arkadaşların aktardığına göre; topluluktan izole, genelde arka koltuklarda oturan, sürekli telefonuyla görüşmeler ve mesajlaşmalar yapan, oldukça gergin ve donuk bir ruh hali sergilemiş. Olaylardan henüz haberi olmayan arkadaşların aktardığı izlenim bu yöndeydi.

"KİM OLURSA OLSUN ÜZERİNE GİDİN" TALİMATI

Türkiye’ye döndükten sonra detaylar ortaya çıkmaya başlayınca, kamuoyunda istifa çağrıları yükseldi. Bizler görevinden affını istediği ve Sayın Cumhurbaşkanının bunu onayladığı haberini almadan saatler önce, AK Parti’nin iletişim gruplarından (WhatsApp veya BİP) çıkarıldığını öğrendik. Anladığım kadarıyla kendisi Amerika ziyareti boyunca adının karıştığı bu rakamlar ve beraber hareket ettiği iddia edilen isimlerle ilgili "hemen açıklanmasın" ya da "bir telafi imkanı sağlansın" şeklinde bazı girişimlerde bulunmuş. Ancak Sayın Cumhurbaşkanının bu konudaki talimatı net oldu: "Kim olursa olsun üzerine gidin."

"OLDUKÇA ETKİLİ BİR İSİMDİ"

Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti yönetiminde hem milletvekilliği hem bakanlığı hem de genel başkan yardımcılığı dönemlerinde oldukça etkili bir isimdi. Şahsi diyaloğuma indirgemeyeceğim çünkü olumlu ya da olumsuz bir temasım olmadı. Ancak geçtiğimiz yıl eleştirilen başka bir haberle gündeme geldiğinde bana ulaşıp destek istemişlerdi. Konuyu incelediğimde ikna edici bir yön göremediğim için kendisine, "YouTube kanalımda her görüşten insana kendisini ifade etme hakkı tanıyorum. Gelin, bu soruları siz yanıtlayın" teklifinde bulundum. Fakat ne olumlu ne de olumsuz bir dönüş aldım; yani deyim yerindeyse göz ardı edildim.

"TABANDA VE YÖNETİMDE NEREDEYSE HİÇ SEVENİ YOK"

Parti içerisindeki temaslarımda da gördüm ki tabanda ve yönetimde neredeyse hiç seveni olmayan bir profilmiş. Gelen yorumlarda bir yandan büyük bir öfke var, diğer yandan ise "zaten sevmiyorduk, her şeye müdahale etmeye çalışan bir yapıdaydı" düşüncesi hakim.

Fatma Betül Sayan Kaya için dikkat çeken AK Parti kulisi: "Neredeyse hiç seveni yok" 2

"63 MİLYON LİRA, EŞİ 99 MİLYON LİRA YATIRMIŞ"

Beni şaşırtan noktalara gelirsek: Kendisi fon sistemine 63 milyon lira, eşi ise 99 milyon lira yatırmış. 2000'li yılların sonunda İBB'de kariyerine başlayıp bursla Amerika'ya giden, 2015'te milletvekili, ardından bakan ve genel başkan yardımcısı olan birisinden bahsediyoruz. Eşi psikiyatristmiş; ticaretten veya mesleğinden kazanmış olabilirler, ancak bu rakamlar yine de şaşırtıcı.

"POLİTİKACILARIN VARLIKLARINI SERGİLEMEKTEN KAÇINMASI BEKLENİR"

Ben 14 yıldır bu mesleği yapıyorum; ticaretten, fabrikalardan ya da aileden gelen mirasla varlıklı olan çok sayıda siyasetçi gördüm. Hatta bir gün çok varlıklı bir milletvekilimizin evine konuk olmuştum. Kapıda çok lüks bir araç duruyordu ama kendisi teşkilat çalışmalarında mütevazı bir araç kullanıyordu. Sebebini sorduğumda, "Siyasette insanlarla aynı seviyede olmak, gösterişten uzak durmak gerekir" demişti. Politikacıların varlıklarını sergilemekten kaçınması beklenen bir durumdur.

Diğer yandan, ailesinden birden fazla kişinin kamuda kritik görevlerde bulunması da haklı olarak toplumda tepki çekiyordu.

"MİLYON SEVİYESİNDEN MİLYAR SEVİYESİNE GEÇTİĞİNİZDE NE DEĞİŞEBİLİR?"

Beni asıl düşündüren şey şu: Milyon seviyesinden milyar seviyesine geçtiğinizde hayatınızda ne değişebilir? Bir siyasetçi 2 milyar lirayı kazansa bile çıkıp özel jet alabilir mi, helikopterle teşkilat gezisine gidebilir mi? Bu parayı siyaseten sergilemesi imkansız. Örneğin Ekrem İmamoğlu hakkındaki iddialarda "Cumhurbaşkanlığı adaylığı için bir finansal ekosistem oluşturuluyor" yorumu yapılabiliyordu. Fakat bu olayda mantığa sığmayan bir durum var.

"HER YASAL OLAN HELAL DEĞİLDİR"

Geçenlerde katıldığım bir programda Merhum Alev Alatlı’nın bir sözünü hatırlatmıştım: "Her yasal olan helal değildir." Borsada işlem yapmak yasaldır; ancak manipülasyon veya spekülasyon yaparak başkalarının hakkına girmek etik değildir. Bir denizcilik şirketinin hissesi düşük seviyelerden (30-35 TL) alınıp 2.000 TL seviyelerine çıkarılıyor. Fatma Hanım orada satış yapıp 2,1 milyar lirayı çekmek istediğinde hisse çakılmasın diye, bu foncular halktan topladıkları paralarla o hisseleri finanse ediyorlar. Kağıt üzerinde borsa işlemi gibi görünse de vicdanen kabul edilebilir bir tarafı yok.

"CUMHURBAŞKANININ OMZUNDAKİ YÜKÜ ALMASI GEREKENLER YÜZLERCE KİLO DAHA YÜK BİNDİRİYOR"

Burada en çok üzücü olan nokta; Sayın Cumhurbaşkanının gece gündüz demeden verdiği mücadeledir. Bugün anket yapılsa Cumhurbaşkanımızı sandıkta en çok zorlayabilecek isim Mansur Yavaş olarak görünüyor. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı hâlâ kapı kapı dolaşıyor, kafelerde gençlerle oturuyor, taksi duraklarını ziyaret ediyor. Mansur Yavaş ise son zamanlarda bir esnafın çayını içip sohbet etmiş midir? Geçen hafta Ahilik Haftası törenine katılmış ama halkın, esnafın arasına karışmak başka bir şeydir. Cumhurbaşkanı bu temposuyla halkın içindeyken, onun omzundaki yükü alması gereken kişilerin sırtına yüzlerce kilo daha yük bindirmesi kabul edilemez.

"MUHALEFETİN BU OLAY ÜZERİNDEN AHLAK DERSİ VERMESİ TEZAT"

Ayrıca muhalefet partisinden isimlerin, kendi bünyelerindeki yolsuzluk iddialarını görmezden gelip bu olay üzerinden ahlak dersi vermesi de ayrı bir tezattır. Ama bu durum bizim mahallenin hatalarını görmezden gelmemizi sağlamaz. Bu olayda en büyük mağdur, parasını faize veya dövize yatırmak istemeyip helal kazanç niyetiyle borsaya veya fona yatıran muhafazakar camiadır.

"HİSSESİ %2000 DEĞER KAZANIYOR, KİMSE SORMUYOR"

Şirket tarafına bakıyorsunuz; hayvancılık üzerine çalışan bir şirket, ekipmanlarını ve hayvanlarını satmış, sadece iki personeli kalmış ama hissesi %2000 değer kazanıyor. Kimse de sormuyor bu nasıl oluyor diye. Tabii bu durum, insanların mağduriyetini haklı çıkarmaz.

"KİM OLURSA OLSUN, MANİPÜLASYON YAPAN HERKES HESABINI VERECEK"

SPK başkanı değişti, incelemeler sürüyor. AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş da dün yaptığı açıklamada, "Kim olursa olsun, kimin oğlu ya da yakını olursa olsun bu işte manipülasyon yapan herkes hesabını verecek" dedi. Sayın Cumhurbaşkanının talimatı nettir. Önümüzdeki günlerde bu sürece karışmış başka isimlerle ilgili hukuki adımlar da görebiliriz.

"TABANDA ÇOK BÜYÜK BİR ÖFKE VAR"

Tabanda çok büyük bir öfke var. Halk ve seçmen, yolsuzlukla mücadelede kararlılık bekliyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle; mağduriyetlerin giderilmesi, yatırılan ana paranın enflasyon farkıyla iade edilmesi ve bu işe göz yuman herkesten hesap sorulması durumunda bu krizden adaletle çıkılabilir.”

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum

En Çok Aranan Haberler

Kapat